Küba turu için günler yaklaştıkça içimizde tarif edilemez bir heyecan kabarmaya başladı. Her geçen gün, Küba gezilecek yerler listemize yeni bir şehir, yeni bir meydan, yeni bir plaj eklendikçe merakımız da daha da arttı. Küba’nın ritmini, tarihini, devrim ruhunu ve renkli sokaklarını düşündükçe insanın kendini tutması pek mümkün olmuyor. Çünkü Küba, fotoğraflardan çok daha fazlası… O sokaklar, o müzik, o klasik arabalar, o kolonyal binalar… Her şey zamanın bir yerlerde durduğu hissini veriyor.
Tabii Küba denince akla ilk gelen yer Başkent Havana oluyor. Havana, Küba’nın ruhunu en güçlü şekilde hissedebileceğiniz şehir olsa da on günlük Küba turumuzda gördük ki bu ada, Havana’dan ibaret değil. Trinidad’ın kolonyal dokusu, Viñales’in tütün tarlaları, Cienfuegos’un Fransız esintileri, Playa Ancón’un Karayipler’e özgü sahilleri… Hepsi Küba’yı Küba yapan eşsiz parçalar. Ve bu parçaların her biri, doğru planlandığında unutulmaz bir seyahat deneyimine dönüşüyor.
Küba gezi notları bölümüne geçmeden önce, Küba turu planlayacak olan tüm gezginlere küçük bir tavsiyemiz var: Eğer bu ülkeyi gerçekten anlamak, rotanızı doğru şehir sıralamasıyla oluşturmak ve zamanınızı en verimli şekilde kullanmak istiyorsanız, size önerdiğimiz makaleleri mutlaka okumanızı tavsiye ederiz. Küba tarihini, Havana’nın geçmişini, devrim sürecini ve adanın kültürel dokusunu önceden öğrenmeniz; gezdiğiniz yerlerle bağ kurmanızı, gördüğünüz binaların arkasındaki hikâyeleri anlamanızı ve adım attığınız sokakları daha bilinçli şekilde deneyimlemenizi sağlar.
Her bir şehir, her bir meydan ve her bir sokak, Küba’nın uzun yıllara dayanan hikâyesinin bir parçası. Bu yüzden “ben Küba’yı en iyi nasıl gezerim?” diye soranlara cevabımız hep aynı: Doğru rota + Doğru zaman + Küba tarihi hakkında temel bilgi. Bu üçlüyü bir araya getirdiğinizde Küba tatiliniz çok daha anlamlı ve unutulmaz olacaktır.
Ayrıca Küba turumuz boyunca çektiğimiz tüm videoları YouTube kanalımızda bulabilirsiniz. Hem gezdiğimiz şehirleri detaylarıyla izleyebilir hem de kanalımıza abone olarak yeni gezi içeriklerimizden haberdar olabilirsiniz. Böylece Küba’ya gitmeden önce ülke hakkında hem görsel hem de pratik bir fikir edinmiş olursunuz.
Hazırsanız… şimdi Küba’nın büyüleyici sokaklarına, tarih kokan meydanlarına ve Karayip esintili sahillerine birlikte adım atma zamanı!
KÜBA GEZİLECEK YERLER
HAVANA
Küba denince çoğu gezginin aklına ilk gelen şehir hiç kuşkusuz Havana oluyor. Çünkü Havana, yalnızca Küba’nın başkenti değil; aynı zamanda ülkenin bütün tarihini, devrim ruhunu, kültürünü ve yaşam enerjisini en yoğun şekilde hissedebileceğiniz şehir. Karayiplerin kalbinde bulunan bu büyüleyici başkent, ilk adım attığınız andan itibaren size “Evet, işte Küba burası!” dedirten o eşsiz atmosferi yaşatır.
Havana’nın geçmişi de en az bugünkü sokakları kadar etkileyicidir. Küba Devrimi döneminde başkent unvanı kısa bir süreliğine Santiago de Cuba’ya devredilmiş olsa da, sadece yedi gün sonra yeniden Havana’nın başkent olmasıyla şehir politik, kültürel ve sosyal açıdan ülkenin merkezi olma rolünü korumuştur.

Bugün Havana sokaklarına baktığınızda, ülkenin devrim tarihini neredeyse her köşe başında hissedersiniz. Fidel Castro, Che Guevara, Camilo Cienfuegos gibi devrim kahramanlarının hikâyeleri hâlâ duvar resimlerinde, anıtlarda, meydanlarda ve halkın hafızasında yaşıyor. Biz de yıllardır hayalini kurduğumuz bu ülkeye giderken seyahat tarihini özellikle 1 Mayıs kutlamalarına denk getirdik. Çünkü Küba’da 1 Mayıs, sıradan bir bayram değil; devrimin ve halkın bir araya geldiği, Havana sokaklarını tamamen dolduran coşkulu bir gün.
Havana Nasıl Bir Şehir? İki Bölümlü Bir Dünya
Havana, gezmesi en keyifli ve en kolay şehirlerden biri. Çünkü şehir aslında iki ana bölüme ayrılıyor:
1. Eski Havana (Habana Vieja) – Turistik Kalp

Burası Havana’nın postcard’lara konu olan yüzü. Tarihi binalar, rengârenk sokaklar, hareketli meydanlar, salsa ritmi eşliğinde adım atan insanlar, eski Amerikan arabaları, barlar, kafeler, restoranlar… Yani Havana’yı Havana yapan ne varsa çoğu burada.
Habana Vieja;
- Kolonyal mimarisi,
- UNESCO mirası yapıları,
- tarihi meydanları,
- sokak müzisyenleri,
- Ernest Hemingway’in müdavimi olduğu barlar
ile Havana’nın en çok ziyaret edilen bölgesidir. Küba gezilecek yerler listesinin ilk maddesi neredeyse her zaman Eski Havana olur.
2. Centro Habana – Gerçek Hayatın İçine Giriş
Eski Havana’nın hemen yanı başında yer alan Centro Habana, turistik işletmelerin çok daha az olduğu, halkın gerçek Küba yaşamını sürdüğü bölgedir.
Eğer Küba’nın ritmini, gündelik yaşamını, sokak ilişkilerini ve fotojenik karmaşasını tam anlamıyla görmek istiyorsanız mutlaka Centro Habana’ya da uğramalısınız.
Burası:
- Renkli balkonları,
- sokaklarda yankılanan latin müzikleri,
- kapı önlerinde sohbet eden insanlar,
- fotoğraf tutkunlarını mest eden otantik sahneler
ile Havana’nın “ham hali” diyebileceğimiz bölümdür.
Kısacası Havana’yı anlamak için her iki bölgeyi de gezmek şart.
Havana’da Ne İçilir?
Küba’nın efsanevi rom kültürünü merak edenler için detayları ayrı bir yazıda anlattık.
Merak edenler buraya göz atabilir: Rom cenneti Küba’nın İçki Çeşitleri
Havana Konaklama Önerisi
- Hotel Nacional
- Ambos Mundos
- Melia Habana
Havana’da Kaç Gün Kalınmalı?

Eğer bir Havana gezisi yapacaksanız, mutlaka Vinales Vadisi’ni ziyaret etmelisiniz. Bu bölge, doğal güzellikleri, tütün tarlaları ve sıcakkanlı insanları ile ünlüdür. Vinales Vadisi turunuzu tamamladıktan sonra, geri kalan zamanınızı Havana’da geçirmek isteyebilirsiniz. Önerimiz, Havana’da 3 tam gün geçirmenizdir. Böylece, her bir günü farklı bir bölgede geçirerek, Havana’nın farklı yüzlerini keşfedebilirsiniz. İlk gününüzü Eski Havana’da geçirerek, tarihi yapıları, dar sokakları ve renkli binaları keşfedebilirsiniz. İkinci gününüzü Centro Habana’da geçirerek, bu bölgenin modern yüzünü keşfedebilirsiniz. Son gününüzü ise, özgürce dolaşarak geçirebilirsiniz. Havana’nın sokaklarında yürüyüş yapabilir, yerel restoranlarda yemek yiyebilir ve Küba kültürünü yakından tanıyabilirsiniz.
Havana gezi rehberimizin fazlası için : Havana Gezilecek Yerler
VINALES VADİSİ – PINAR DEL RIO

Pinar del Rio bölgesi, Küba’nın tütün başkenti olarak ün salmıştır. Tütün tarlaları, fabrikaları ve Vinales Vadisi, bu bölgede yer alan birbirinden güzel doğal alanlar arasındadır. Burası, Küba’nın en korunan bölgelerinden biridir ve Unesco tarafından koruma altına alınmıştır. Özellikle Vinales Vadisi, bölgenin en gözde yerlerinden biridir ve 1979 yılında Unesco tarafından koruma altına alınmıştır.
Vinales Vadisi, 300 milyon yıl önce meydana gelen bir meteor çarpması sonucu oluştu. Bu meteor çarpması sonrasında, karstik yapıdaki küçük dağlar meydana geldi. Küba’da, sadece Vietnam ve Kamboçya’da bulunan bu tür dağlar, Vinales Vadisi’nde de görülebilir. Bu nedenle, Vinales Vadisi, dünyanın sayılı doğal güzelliklerinden biridir.
Bölge, tütün fabrikalarını gezerek puro yapımını izleme, tütünlerin kurutulma sistemini görme, at sırtında vadide gezinme, mağaralarda yüzme veya bot turu yapma gibi pek çok aktiviteye ev sahipliği yapar. Bu aktiviteler, bölgenin doğal güzelliklerine bir yenisini ekler ve ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunar. Dolayısıyla, Vinales Vadisi, sadece doğal güzellikleri ile değil, aynı zamanda çeşitli aktiviteleri ile de ziyaretçilerinin beklentilerini karşılar.
Vinales Konaklama Önerisi
Hotel Los Jazmines
Vinales Vadisinde Kaç Gün Kalınmalı?
Bölgeye genellikle günübirlik turlar eşliğinde gelenler olmasına rağmen, bizim önerimiz şu ki; yukarıda bahsettiğimiz otelde konaklamayı tercih edin. Bu otel, vadi manzarasına hakim bir konumda bulunmakta olup, bahsettiğiniz havuzuyla birlikte size unutulmaz bir deneyim sunacaktır. Ayrıca, bölgede bulunan doğal güzellikleri keşfetmek için otelden kalkan rehberli turlara katılabilirsiniz.
CIENFIEGOS – GÜNEYİN İNCİSİ

Unesco tarafından 2005 yılında dünya miras listesine alınan Cienfuegos, Küba’nın güneyinde, Karayip kıyısında bulunan, inanılmaz derecede şirin bir şehirdir. Ancak, sadece şirin olduğu için konaklama yapmak uygun olmayabilir!
İspanyol kökenli bir kasaba olan Cienfuegos’a ilk yerleşenler Fransız göçmenlerdi. Fransızlar tarafından 1819 yılında kurulan şehir, Küba’nın en yeni yerleşim alanıdır. Şeker kamışı, tütün ve kahve ticaretinin merkezi haline gelmiş olan şehir, 1860’lara gelindiğinde Küba’nın ekonomik açıdan en önemli üçüncü kenti haline gelmiştir.
Renkli bina cepheleri ve çekici Fransız kolonyal mimarisi ile Cienfuegos, güneyin incisi – “perla de la sur” – unvanını hak etmektedir.
Şehir o kadar ufak ki yürüyerek birkaç saatte gezip bitirebilirsiniz. Sıcakta yürümek çok cezbedici gelmezse at arabası kiralayıp şehri tıngır mıngır gezmekte bir tercih. 4 kişi için at arabası ücreti 10 CUC = 10 EURO
TRINIDAD – BİRİ RENK Mİ DEDİ

Küba’yı gezerken gördüğümüz birçok şehir arasında, en çok beğendiğimiz yer Trinidad oldu. Bu bölgenin ufak yerleşim yerlerinden hoşlananlar için harika bir seçim olduğunu düşünüyoruz. Trinidad, Karayipler bölgesindeki en iyi korunmuş ve en eski şehirlerden biridir. İspanyol mimarisinin en güzel örneklerini yansıtan sokakları, 1988 yılında UNESCO tarafından dünya mirası listesine alınmıştır. Bu şehirde gezintiye çıktığınızda, kolonyal mimarinin en iyi korunmuş örneklerini yürüyerek keşfetmenin keyfine varabilirsiniz. Ayrıca, Trinidad’ın tarihi dokusunu daha iyi hissetmek isteyenler için, bölgedeki müzeler ve diğer tarihi yapılar da ziyaret edilebilir.
Trinidad’da Yapılacak Şeyler
- Şehri adımlayın,
- Geceleri eğlenmek için mağaranın içine yapılan gece kulübü Ayala’ya gidin.
- Karayipler’de denize girin. Şehirden sadece 10 km uzaklıktaki Karayip denizinin tadını çıkarın. Taksi ücreti 10 CUC’tur.
- Topes de Collantes Ulusal Parkını gezin.
- Şelalelere gidin. En güzelleri Salto del Caburni ve El Nicho’dur.
- Valle de Los Ingenios’a gidip şeker kamışı üretimini görün.
Trinidad’da Kaç Gün Kalınmalı?
Bu renkli ve keyifli şehir için eğer yukarıda listelediğimiz her şeyi yapmayı da planlarsanız 4 gün kalın deriz. Yok ben sadece Trinidad şehrini gezeceğim derseniz o zaman 2 veya 3 gün konaklamak için en ideal süredir.
Trinidad Mekan Önerileri
- Paladar Sol y Son
- La Canchanchara
- Museo Restaurant / Paladar Museo 1514
- Los Conspiradores
- El Jigüe Restaurant
Trinidad gezi rehberimizin fazlası için : Trinidad Gezilecek Yerler
SANTA CLARA – CHE GUEVARA

Santa Clara’nın tek gerçeği ve ziyaret edilme sebebi kuşkusuz Che Guevara’nın anıt mezarıdır.
“Devrim Doğudan Batıya Olur”
Küba devriminde sayıları birkaç yüzü bulan grup ikiye ayrılmıştı. Bir yarısı doğuya diğer yarısı batıya doğru ilerledi. Fidel Castro ve Raul Santiago de Cuba’ya giderken Che Guevara ve Camilo Cienfiegos komutanlığındaki diğer grup da kuzeydeki Havana şehrine doğru ilerlediler. Devrimin en önemli şehirlerinden olan Santa Clara çok önemlidir. Çünkü Batista’nın askerlerini ve mühimmatını taşıyan zırhlı tren Che Guevara sayesinde geliştirilen plan ile (rayların sökülerek trenin raydan çıkmasını sağlamak) ele geçirildi.
Anıt mezarının üst kısmında açık havada bulunan Che Guevara heykeli görülmeye değerdir. Özellikle dikkat etmeniz gereken Che’nin sargılı koludur. Santa Clara şehrine varmadan önce bir çatışmadan yaralanmıştır ve heykeli bu şekilde yapılmıştır. Kaide’nin önünde “Zafere kadar Daima” yazmakta, hemen sağ tarafında ise Che’nin Fidel’e yazmış olduğu veda mektubu vardır.
Müze’de Che’nin kullandığı eşyalar sergileniyor. Saati, defterleri, diplomaları, şapkaları, kıyafetleri, silahları ve daha fazlası mevcuttur.
Bolivya’da öldürülen Che’nin kemikleri yıllar sonra bulunabilmiş ve buraya taşınmıştır. Anıt mezar, hiç sönmeyen bir meşale ile süslenmiştir. Che dışında 38 yoldaşının mezarı da buradadır. Hepsinin fotoğrafı taş üstüne kabartılmıştır. Vaktinizi ayırın ve hepsine tek tek bakın. Küba devriminde kadınların rolü de büyüktür. İşte o kadın gerillalardan biri olan Tamara Bunke, nam-ı diğer Tania’nın mezarı da buradadır.
Müze içine kamera ve telefon kabul edilmemektedir. Yasaklara uyan kişiler olup olmadığınızı bilmiyoruz ama bizimle gezen birkaç arkadaşımız telefonlarını cebinde rahatlıkla götürebildiğini de belirtmek istiyoruz. Yasakları çiğnemeyi sevenler merak etmesin diye 🙂
Küba seyahatimizde en çok etkilendiğimiz yer, Che’nin Anıt Mezarı ve eşyalarının sergilendiği müze oldu. Lütfen kim ne derse desin, aldırmayın. Sadece ama sadece Che için buraya gelin. Evet, belki onca yolu yarım saat için yapacaksınız! Sakın yalnızca müze ve anıt mı göreceğim mantığında olmayın. Dünyaya devrimiyle konuşulan ve sistem olarak eşi benzeri olmayan bir ülkedesiniz ve bu devrimin baş kahramanlarından biri var. O da Ernesto Che Guevara.
Ve devrimin en önemli mekanlarından biri olan Santa Clara tren istasyonu mutlaka görülmelidir.
Cienfiegos gezi rehberimizin fazlası için : Cienfiegos Gezilecek Yerler
VARADERO – ATLANTİK OKYANUSUNDA KULAÇ ATALIM
Bilen bilir her seyahatimizin relax bir şekilde sonlandırırız. Önce bol bol gezer, tozar, haşatımız çıkar kapanışı da kumsalda güneşin altında, bembeyaz denize koşar halde tamamlarız. Küba’nın bizi yoracağını başından tahmin ediyorduk. Havana, Cienfiegos, Trinidad ve Santa Clara’dan sonra Varadero ilaç gibi geldi.
Küba’nın güneyi Karayipler denizi kuzeyi ise Atlantik Okyanusudur. Trinidad’da Karayipler deneyiminden sonra Varadero’da Atlantik okyanusunda yüzmek mükemmeldi. Açıkça söylemek gerekirse Varadero beklentimizin çok üstünde çıktı.
Amerika’daki içki yasağı olduğu devrim öncesi dönemde Amerika’nın turist sırlarını gizleyen en iyi yer kuşkusuz Kübaydı. Varadero’da bundan nasibini alan en önemli şehirlerden bir tanesi. Kumsal boyunca bol yıldızlı ama kalite anlamında oldukça düşük resortlerin olduğu bir bölge. Genelde her şey dahil sistem var. Önceleri daha çok Kanadalıların tatil amaçlı geldiği Varadero günümüzde her Küba seyahati gerçekleştiren ziyaretçilerin uğrak noktası haline gelmiş. Daha çok Kanada ve Rusların olduğunu belirtmeliyiz.
Varadero’da Kaç Gün Kalınmalı?
Eğer yalnız veya bir arkadaşınızla gidiyorsanız, 3 gün boyunca tatil yapmak yeterli olabilir. Ancak, bizim gibi bir grupla seyahat ediyorsanız, 3 günün yetersiz kalabileceğini belirtmek gerekir. Çünkü birçok insanla paylaşımda bulunacak ve sohbet edeceksiniz, bu nedenle tatilin bitmesini istemeyeceksiniz. Ayrıca, gece hayatının da oldukça renkli olduğunu belirtmekte fayda var. Gündüzleri deniz, kum ve güneşin tadını çıkarırken, geceleri ise dans etmek için birçok farklı seçenek bulacaksınız.