Pekin

Pekin maceramız katılacağımız Fuar sayesinde başladı. Yine booking’den 7 gece 2 kişi kahvaltı dahil 448 dolara otel rezervasyonumuzu yapıp 26 Ekim akşamı yolculuğumuz başladı. Otelimiz Dongcheng bölgesinde Dongshitiao metro istasyonuna yürüyerek 10 dakika. 4 günlüğüne düzenlenecek olan fuar için Pekin biletlerimizi aldık. Fuar davetiyelerimiz de temin ettikten sonra artık fuar zamanı dışında kalan 3 günümüzü en iyi değerlendirebilecek bir program yapmam gerekiyordu. Fuar 30 ekimde başlayıp 2 kasım da bitiyor.

Yazıma başlamadan önce Pekin hakkında kısa bir bilgi faydalı olur sanıyorum.

Pekin’de vardığınızda görebileceğiniz şeylerden bir tanesi mükemmel alt yapısı diğeri ise modern binalarıydı. Çin kültürünü yansıtan o binalar, eski yapılar yok. Çin’e mi geldim yoksa Avrupa’ya mı diye şaşkına dönebilirsiniz. Tarihi bulabileceğiniz yerlerin başında Çin Seddi, saray ve tapınaklar yer alır. Caddelerin genişliğini öyle böyle değil İstanbul’da en geniş diyebileceğimiz cadde bunların yanında hiç bir şey değildir bence. Sokaklarda bir çöp dahi bulmak imkansızdır. Temizlik görevlileri elinde maşaya benzer demir çubuklarla kendilerini yormadan yerdeki sigara izmaritine varana kadar sürekli temizlik halindeler. Sabah sporlarını sokak aralarında veyahut cadde kenarlarında kaldırım üzerinde toplu olarak ve müzik eşliğinde yapanlar yine mesai saatinden önce işyerlerinin önünde müdürlerin hizaya dizdiği işçilerini sabah sporu yaptırması gibi değişik enstantaneler görmek mümkün.

27 ekim akşamı havalimanından şehir merkezine metro ile gittik. Boş yere taksiye binip o kadar ücret ödemeye lüzum yok bence. Hemen otelin yanındaki bankadan paralarımızı bozdurduk. Döviz büroları olmadığı için bankadan sıra numarası alıp paranızı bozdurabilirsiniz ardından yemek için Pekin’in en meşhur caddesi Wangfujing’e gittik. Tam caddenin girişindeki Pekin’in en büyük kitapçılarından biri olan wangfujing book store 6 katlı kitapçıdan 2 tane Çince eğitim 2 tane de hikaye kitabı aldım. İstanbul’da aylardır Çince dili için eğitim alıyorum kaynak sıkıntısı olduğu için bu kitapçı tam benlik oldu. Bu cadde aynı bizim istiklal caddesi gibiydi. Trafiğe kapalı sağlı sollu mağazaların ve kalabalığından en yoğun olduğu yer. Ayrıca Wangfujing caddesine girdikten sonra ileride bulunan Snake Street’e uğramadan da geçmiyoruz. Daracık sokaklardaki tezgahlarda gördüğümüz manzaralar hiç iç açıcı değildi doğrusu. Her türlü böcek haşere yenilmesini hadi bir derece anlar hatta denerim ama canlı canlı da yenmez ki yahu. Artık otele gidip dinlenme ihtiyacı hissettik. Yarın Çin seddine gidiyoruz.

 

ÇİN’İN SEMBOLÜ ÇİN SEDDİ

Çince okunuşu changcheng’dir. Çin Seddi’nin temeli 20 ayrı krallık tarafından atılmış olup en büyük askeri savunma projesidir. Dünyanın 7 Harikasından biri olan Çin Seddi 1986 yılında UNESCO Dünya miras Listesine alınmıştır. Seddin yıkılmış olan kısımlarıyla birlikte uzunluğu 6000 kilometreyi bulmaktadır. Türkler’den korunmak amacıyla yapıldığı ve yine uzaydan görülebilen tek yapı olması hikayelerine inanmamak gerekiyor. Yapımında 1.000.000 üzeri insan çalıştırılmış olup çoğu yapım aşamasında ölmüş ve geriye kalan çoluğu çocuğu torunu babasının görevini devam ettirmiştir. Bir çok işçinin isimleri taşların üzerine kazınmış olup gezerken görmek mümkündür. Çin işkencesi diye boşuna demiyorlar. Adamların ömrü yeter mi hiç seddin inşasının bitimine.

Yaz’ın 19:00 a kadar açık olan Çin Seddi kış’ın 18:00 e kadar açıktır. Giriş ücreti 40 yuan yani yaklaşık 7 dolar olan Çin Seddi için turlara 45 dolar vermez tam bir enayilik olurdu. Bizde sabah kahvaltımızı yaptığımız gibi metroyla line 13 üzerinde bulunan otelimize 1 durak uzaklıkta ki Dongzhimen istasyonunda inip çıkıştaki 919 numaralı otobüse 12 yuan ödeyerek 1 saat sonra Badaling’e varıyoruz. Dönüşte yine aynı otobüs ile dönücez ancak son otobüs 17:30 da.Seddin girişi ana baba günüydü turlarla gelen yüzlerce turist bu kalabalığın asıl sebebi tabi ki.

Seddin en zor tırmanılan ve tehlikeli olan bölümü Jiankou’dur. Bunun dışında daha bir çok giriş mevcuttur:Badaling – Mutianyu – Juyongguan Pass – Simatai – Jinshanling – Gubeikou – Huanghuacheng – Jiankou – Shuiguan.

Biz Badaling’i tercih ettik. En düzgün ve en uzun olanı. Girişten biletlerimizi alıp yürüyerek Badaling girişine varıyoruz.

Yorucu ve uzunnn tırmanış bizi bekliyor. Vakit kaybetmeden 2700 yıllık sed üzerinde tırmanmaya başlıyoruz. Seddin üzerinde her 200 metrede bir kaleler bulunuyor. Zamanında askerlerin dinlendikleri ve silahlarını sakladıkları yermiş bu kaleler. Hava günlük güneşlikti ama buz gibiydi. Tırmandık dinlendik yine tırmandık yine dinlendik çok yorulduk baktık git git bitmiyor güzel güzel resimlerimizi çekip artık dönüyoruz. En tepeye varanlar için tezgah kurulu buradan Çin Seddinin t-shirtleri satın alınabiliyormuş ama bizim daha fazla tırmanmaya mecalimiz kalmadığı için tepeye çıkamadık.

Döndüğümüzde karnımız ziller çalıyordu. Şu çok meşhur Pekin ördeğini yiyicez bu akşam. Lüks restaurantların dışında yemek yemeği tercih ederseniz kuazi denen çubukların dışında çatal bıçak bulmanız imkansız. Bizde bunlardan birine girerek pekin ördeği yedik. Ya bu Çince kursunun bana pek bir faydası oldu bir gün kuazi ile yemek dersimiz vardı Chun hocamız saolsun öğretmişti nasıl yendiğini hatta bu çubuğun hikayesini de anlatmıştı. Şöyle; eğer çubuk aşağıdan tutularak yenirse erken kocaya gidilirmiş, daha yukarıdan tutularak yenilirse geç gidilirmiş. Demek bu evde kalma olayı sadece bizim kültürümüzde yok

Gelelim bizim dört gözle yemeği beklediğimiz pekin ördeğine. Ördek, ördek olarak gelmedi tabi dilimleyip getiriyorlar. Her bir yeri ayrı lezzetliydi. Her masaya elektrikli bir şey konulmuş yemek soğuduğu zaman tabağını yada tencere tarzı kaplarda sunulan yemekleri üzerine koyup ısıtabiliyorsunuz. Çin’in bir çok şehrine gittim ama pekin ördeğini özellikle yerinde yemek istiyordum. Çinlilerin tavsiyesi “eğer pekin ördeğini pekin de yenmişse artık başka hiçbir yerde yenilmemeliymiş”.Artık havasından mıdır suyundan mıdır bilemiyoruz.

Hazır yemekten bahsederken şunu da söylemeden edemicem. Yahu o kadar yol çekip de buralara kadar gelen bazı insanlar daha yemeğin tadına bakmadan yok onu yemem bunu yemem ön yargısında. Daha tadına bakmadan nasıl bir şey olduğunu bilmeden neyin ön yargısıdır anlamıyorum doğrusu.

TIANANMEN MEYDANI VE YASAK ŞEHİR

Sabah metroyla Tiananmen Meydanına gidiyoruz.Çin Halk Cumhuriyetinin kurucusu olan Mao Zedong 1 Ekim 1949’da Tiananmen meydanındaki yaptığı açıklama ile Çin Halk Cumhuriyeti kurulmuştur. Tiananmen meydanı Kuzeyden güneye 800 metre, doğudan batıya 500 metre, toplamda 440.000 metrekare genişliğe sahip olup pekinin tam göbeğinde dünyanın en büyük şehir meydanıdır.

Yasak şehir’de Tiananmen meydanındadır. Kapının girişine dikilen ejderha heykeli kralın varlığının simgesini ifade ediyormuş. Sarayın duvarında imparator Mao Zedong’un resmi var.Sağında solunda Çince yazılar şu anlama gelmektedir; Sağ taraftaki Yaşasın Çin Halk Cumhuriyeti sol taraftaki yazı ise Dünya Halkları Birlikte Yaşasın anlamına geliyor. 1406 ila 1420 tarihleri arasında yapımı tamamlanmış olup 720.000 metrekarelik alanda 8.707 oda ve 980 yapı yer alıyor.

Diğer bir söylem ise sarayda büyük, küçük saraylar, pavyonlar, kuleler vs ile toplam 9999,5 oda olduğudur. 10.000 sayısı sonsuzluğu simgelediği için bu dünyaya ait olduğunun kanıtı ve 10.000’e en yakın sayı olarak bu kadar oda olduğu söylense de bu efsaneden başka bir şey değildir.

Ayrıca sarayın duvarları 10 metre yüksekliğindeymiş. Saraya girer girmez ilk dikkatimizi çeken kırmızı duvarları altın sarısı çatıları oluyor. O zamanlar saray haricinde diğer yapıların çatısının rengi sarıya yasak olurken artık bu yasak uygulama dışı kalmıştır. Tüm çatılar sarı renk demiştik sadece bir yapı haricinde bu da kütüphane binası yalnız buranın çatı rengi siyahtır. Sarı renk merkezi konumu ifade ettiği için ve o dönemde imparatorluk sarayı dünyanın merkezi olduğu için çatılar sarı renktir.

Meridian kapısına varmadan gişelerden biletlerimizi alıp x-ray cihazından geçerek içeri giriyoruz. Yasak şehrin içindeki yapılara girilmiyor kapının önüne çekilmiş olan setlerin gerisinden içeri bakmakla yetiniyoruz. Burayı 1 günde gezmek imkansız akşama kadar her yerini olmasa da bir çok yerini gezmeye çalıştık. Rahat kıyafetler ve en rahat ayakkabınızı giymenizde fayda var.

Yerlerde yapıların içinde ve dışında gördüğümüz hayvan figürleri ile taş oymalar duvar süslemelerine hayran kaldık.

Yasak şehri çevreleren nehri gezinin sonunda kapıdan çıkınca görebiliyoruz. Hemen buranın karşısında da Jingshan Park’a vakit ayırıp giderseniz hem dinlenebilir hemde Yasak Şehiri panoramik izleyebilirsiniz.

Ulaşım

Metro ile tiananmexi veya tiananmendong duraklarında inebilir veya yasak şehir durağından geçen 101, 103, 109, 124, 202, 685 numaralı otobüsler ile Gugong durağında inerek buraya ulaşabilirsiniz.

Ücret

1 kasım – 31 Mart arası 40 yuan, 1 Nisan – 31 Ekim arası 60 yuan’dir.

YONG HE GONG – LAMA TAPINAĞI “BARIŞ VE UYUM SARAYI”

17.y.y ait olan mimari yapı Tibet’e özgü Budist manastırıdır.Metro ile 2. Veya .5 hat üzerindeki Yong He Gong durağında inip kısa bir yürüyüşten sonra yeşillikler içindeki tapınağa vardık.

Budizm’de diğer dinlerde olduğu gibi yani müslümanlara yollanan Kur’an, Hrisyanlara yollanan İncil ve Musevilere yollanan Tevrat gibi kitabı olmadığı için kendi inançlarını Buda Siddhartha Gautama’ının yolundan giderek uygulamaya başlamışlardır. Siddhartha Gautama budizmin kurucusu olarak kabul edilir. Budizm bir dinden çok felsefi görüş olarak nitelendirilir. Bu kısa bilgiden sonra Lama tapınağını gezmeye koyuluyoruz. Burasının ufak bir saray’dan kalır yanı yok. Tahminimiz doğruymuş yapılma sebebi Qing Hanedanı’nın 3. imparatoru Yongzheng’in tahta çıkmadan önce ikame etmesi için yapılmış daha sonraları 1744 yılında tapınak haline getirilmiştir. İçeri herkes ibadetle meşgul. Önce tütsüler yakılıyor sonra eller birleştirilerek saygı olsun diye eğiliyorlar. İbadetlerinin bitimiyle birlikte ellerinde yanan tütsüler tapınağın önündeki koca kazanın içine atılıyor. Gezdik, tozduk, ibadetimizi de yaptık artık otele dönebiliriz.

Sabah erkenden kalkmamız gerekiyor. Fuara gideceğimiz için olur ya bir aksilik çıkar diye sabahın köründe kalktık. Dediğim de çıktı adres de sıkıntı yaşadık ama tam ne olduğunu hatırlamıyorum yanlış adres mi yazmışım yanlış fuar alanı mı sanmışım bilmiyorum artık. Hemen bir telefon kulübesinden Fuarı aradım adresi almak için ama gel de anla anlayabilirsen. Tam 7 eleven’ın önünde genç bir kıza denk geldik bari buna sorayım dedim. Kızda İngilizce bilmiyor mu… Az buçuk Çincemle kıza derdimi anlatmaya başladım. Kız hemen elimdeki telefon kartından fuarı arayarak tekrar adresi aldı ve bizi otobüs terminaline götürdüğü yetmiyormuş gibi otobüse bile bindirdi. Valla bende bu kadar iyi Çince konuşacağımı hiç tahmin etmiyordum. Bu arada kız 7 eleven da kasiyermiş. Akşam yanına uğrayıp teşekkür mahiyetinde kendisine çiçek vermeye gittiğimiz de kızın çoktan mesaisinin bittiğini öğrendik çiçek de elimizde kaldı. 4 gün boyunca her gün fuardaydık.

Son günümüzde alışveriş için Wangfujing’e gittik. Caddenin sonunda St. Joseph Katolik Kilisesini de ziyaret ettikten sonra hazır Çin’e kadar gelmişken çay alalım istedik. Çay satan mağazaların mücevher satan mağazalardan en ufak farkı yok. İçeride envai çeşit çay oturup bu çayları denenmesi için özel alanlar yapılmış. Onu iç bunu iç derken hangisini içtik hangisini beğenmiştik hepsi birbirine karıştı. En sonunda tohum şeklinde jasmine ve flower jasmine alarak buradan ayrıldık. Valizlerimizi almak için otele dönerken metrodaki izdiham çok ilgincime gitti.

Dünyanın en kalabalık şehir listesinde 5. Sırayı alan Pekin sokaklarında bu kalabalığı görmeniz imkansız olup kalabalığı görebileceğiniz tek yer metro duraklarıdır.

Her ne kadar Fuar için Pekin’e yolumuz düşmüş olsa da boşta kalan günlerimizi gezilebilecek en güzel yerlere ayırdığımıza inanıyorum. Bu kadar kısa süre de elbette her yeri gezmek mümkün değil ama olduğu kadar artık.

More from the blog

Şangay Yu Bahçesi

Şangay'ın devasa yükseklikteki betonarme binalarının yanı başında sizi tarihe götürecek bir köşe burası. Bir kaç saat için bile olsa şehir karmaşasından uzakta güzel vakit geçirilecek...

Gubei Su Şehri

Pekin'in Miyun bölgesinde yer alan Gubeikou / Gubei Su Şehri 7.000 km'den uzun olan Çin Seddi'nin bir parçası olan Simatai Seddi'nin hemen dibinde konumlanmış tarihi bir köydür. Binlerce yıllık...

Kamış Flütü Mağarası

Çin'in kuzeybatısındaki Guilin şehrinin merkezinden 6 km uzaklıkta yer alan Kamış Flütü Mağarası (Reed Flute Cave) görenleri adeta büyülüyor. 180 milyonluk bir tarihe ve 240 metre derinliğe...

Zhangye Danxia

Çin'de görülecek yerler say say bitmez. Bu yerlerden biri de Çin’in renkli topraklarına sahip Zhangye Danxia'dır. Küçük dalgacıklar tarafından oluşan deniz tabanı formundaki rengarenk doğal güzelliğe...