SEARCH

Osaka Gezisi

Osaka Gezisi

25 şubat 2011 saat 23:50 uçağı ile adalar ülkesine yolculuk başladı. Gidişimizi Osaka’dan yapıp dönüşü de Tokyo’dan istedik. Osaka biraz daha güney de kaldığı için Hiroshima ve Kyoto’yu da gitmişken görelim diye düşündük.

Japonya’ya gidecekler için önemli bir bilgi; paranızı gitmeden önce Türkiye’de Japon Yen’ine çevirin, Japonya’da çevireyim derseniz baya bir komisyon ücreti alıyorlarmış.

26 şubat akşam üstü Osaka’ya vardık. Sıra pasaport kontrolünde herkes bir güzel geçti yalnız biz kaldık. Japonya Türkler’den vize istemiyor, girişte vize veriliyor. Çok Türk Yaponya’ya gidip kaçak kaldığı için Türklere karşı farklı bir muamele oluyor. Neyse içeriden polis geldi ve bizi ofise aldı. Başladı sorgu sual : ) ne için geldiniz, kaç gün kalacaksınız, niye burayı tercih ettiniz vs…  Sonunda 1 aylık vizeyi aldık.

İstanbul’dan aldığımız 7 günlük Japan Train Pass’larımızı 28 subat itibariyle geçerli yapmak için yetkili satış ofisine gittik ve 10 dakika içinde tüm işler halloldu.İki kişi için Train pass’larımıza 1100 TL ödedik.

Sıra geldi havalimanından şehir merkezine gitmek için makinalardan bilet almaya. Fakat makinalarda yalnızca Japonca yazıyor. Gitmeden önce bu bilgiyi öğrenmeme rağmen amaaan bişey olmaz azda olsa Çincem var bir şekilde hallederim demiştim ama aralarında oldukça fark varmış. Yani hiç birşey anlayamadık. Sağolsun bi Japon genç imdadımıza yetişti. Sevgili “Ryo” bizi otelimize kadar götürdü.

Kendinizi bu ülkede çok rahat hissedebilirsin. Gelmeden önce Japonlarla ilgili çok önyargım vardı soğuk, sert insanlardır diye düşünüyordum ama tamamen aksini gördüm. Yoldan birine ya da herhangi bir mağazaya girip yol sorduğunuzda insanlar size anlatabilmek için uzun uzun vakit ayırıyorlar. Eğer buraya giderseniz kaybolmaktan korkmayın, gezin gezebildiğiniz kadar. Tek sıkıntı fazla İngilizce bilen olmayışı.

Otelimiz Osaka’nın en nezih bölgesinde. Gidenlere tavsiye ederim. “Hearton Hotel” Otele vardığımızda artık hava kararmış saat 8 olmuştu o yüzden dinlenip yarın gezmeye başlamaya karar verdik. Otel odaları oldukça küçük ilk başta yadırgadık ancak sonradan aldığımız bilgiye göre Japonya’nın toprakları az olduğu için Japonlar da bunu bu şekilde değerlendirmişler.

Topraklarının az olmasının dezavantajlarını yiyeceklerin fiyatlarından anlayabilirsiniz. 4 adet mandalina 8 TL, Karpuz ise 100 TL civarındaydı.

Halkın hemen hemen hepsi metro kullandığından alışveriş için mağaza ve marketlerin çoğunluğu buralarda bulunuyor. Metrodan iner inmez kendinizi modern yer altı çarşısında buluyorsunuz. Yer üstü gibi yer altı da ayrı bir şehir olmuş adeta.

OSAKA CASTLE

Osaka kalesi; 1586 yılında Toyotomi Hideyoshi tarafından inşa edilen , durmaksızın yüz bin işçinin çalışması ile oluşan Japonya’nın bir zamanlar en büyük kalesi. Kocaman bir parkın içinden yürüyerek tepeye ulaştık ve karşımızda kale. Kalenin içine girmek isterseniz paralı (600 JPY) fakat gerek yok ben dışını gezeyim, resim çekeyim derseniz herhangi bir ücret ödemiyorsunuz.

Buraya gidebilmek için JR Osaka Loop Line hattında ister Morinomiya istasyonunda inin ister Osakajo-koen istasyonunda inip 1 veya 3 numaralı çıkış kapısından çıkın. İstasyondan çıkar çıkmaz zaten parkı göreceksiniz tabelalar sizi kaleye yönlendiriyor.

Kaleyi gezdikten sonra sıra geldi Miyuki-Dori Shoppimg Street (Korea Town)’a. Yine buraya gitmek için JR Osaka Loop Line hattındaki Tsurubashi istasyonunda inebilirsiniz. Çok kısa yürüme mesafesinden sonra pazardasınız. Burada dağişik şeyler buluruz diye ümid etmiştik ama hiç hayal ettiğimiz gibi çıkmadı. Mağazanın birinin kapısının önünde kot asmışlar askıya, baktım annem inceleme halinde herhalde hoşuna gitmiş, napıyorsun çok mu beğendin dediğim de “evet alsam mı acaba” dedi. Fiyatına bakalım dedim hiçbir özelliği olmayan düz basit bir kot 180 TL. Artık diğer ürünleri siz tahmin edin ne kadardır diye. Bu nedenle yarım saatimizi vererek burayı da gezmiş olduk. Karnımızın acıktığını hissedince Dotonbori’ye gidip biraz da orayı gezdikten sonra yürüyerek otelimize gider karnımızı doyurup akşam üstü tekrar çıkarız dedik.

Dotonbori alışveriş ve eğlencenin merkezi. Namba metro istasyonundan 5 dakika yürüme mesafesindedir.

Kalabalık sokaklar, bir çok restaurant ve tiyatronun olduğu bir bölge. Umezu Nehri’nin ikiye böldüğü Dotonbori bölgesi karşılıklı iki sokağı birleştiren köprülerden oluşuyor. Bu bölgenin kalabalığını gençler oluşturuyor. Sağınızda solunuzda heryerde her bütçeye uygun restaurant görebilirsiniz. Otele gidip bir güzel yemeğimizi yedikten sonra soluğu Umeda’da aldık. Buraya özellikle akşam gitmek isteyişimin sebebi Umeda Sky Building terasından Osaka manzarasının resmetmekti.

JR Osaka Station veya Hankyu Umeda Station istasyonundan 10 dakika yürüme mesafesinde bulunan ve Osaka’yı tepeden izleme şansına sahip olabileceğiniz bu binaya muhakkak gitmelisiniz.

Ve artık havada epey bir karardı Sky Building den izlediğimiz manzarayla yetinmeyip yakınında bulunan Hep Five Ferris Wheel’e binmeye karar verdik. Benim gibi yükseklik korkusu olana tavsiye etmiyorum. Ben hızlı döner aynı bizim ülkemizdeki dönme dolaplar gibidir diye düşünmüştüm ama yanılmışım. Gökdelenlerin son katıyla aynı hizaya kadar çıktık, korkudan etrafı izlemekten de mahrum kaldım

İşte 1 günlük Osaka gezimizin sonu, Osaka’ya yalnızca bir gün ayırdığımız için bir güne birçok yer sığdırmaya çalıştık, her ne kadar yorucu olsa da sığdırmayı becerdik. Ama çok isabetli bir karar vermişim burası ticaret merkezi olduğu için görülmesi gereken fazla yeri yok.

 

Summary
Article Name
Osaka Gezisi
Description
25 şubat 2011 saat 23:50 uçağı ile adalar ülkesine yolculuk başladı. Gidişimizi Osaka'dan yapıp dönüşü de Tokyo'dan istedik. Osaka biraz daha güney de kaldığı için Hiroshima ve Kyoto’yu da gitmişken görelim diye düşündük. Japonya'ya gidecekler için önemli bir bilgi; paranızı gitmeden önce Türkiye'de Japon Yen’ine çevirin, Japonya'da çevireyim derseniz baya bir komisyon ücreti alıyorlarmış.

Benzer Yazılar

Bir Cevap Yazın