LİZBON’DA GEZİLECEK YERLER

Portekiz’in en güzel şehri Lizbon’da görülecek yerler nerelerdir? Lizbon’da gezilecek yerler nereler, Lizbon’da nerede ne yenir gibi en temel soruların cevabını muhakkak merak ediyorsunuzdur. Biz yeni döndüğümüz bu güzel şehrin tüm detaylarını sizler için yazdık. Lizbon’a gitmeden önce Lizbon turu planınızı makalemize göre yaparsanız emin olun dört dörtlük bir seyahat geçireceksiniz.

Lizbon’a nasıl gezdiysek hepsini teker teker anlatacak, ulaşımı nasıl sağladığımızı, neyi ne kadar ücrete yediğimizi, aldığımızı tüm detaylarıyla size vereceğiz.

LİZBON’DA GEZİLECEK YERLER

Lizbon, Portekiz’in en büyük şehridir. Ve Portekiz’in diğer şehirlerine kıyasla da en kalabalığı dersek yanlış olmaz. Lizbon’a yapılacak şeyler sınırlı sayıda olduğundan lütfen verdiğimiz tüyolara dikkat edin. Dikkat edin ki sıra beklemek zorunda kalmayın 🙂

Aslında Portekiz hiç aklımızda olmayan bir ülkeydi. Ama son zamanlarda çevremizden çok duyar ve tavsiye edilir olunca hadi şöyle bir bilet fiyatlarına bakalım dememizle başladı seyahatimiz. 2018 Mart ayında kişi başı 160 Euro’ya bilet bulunca 2018 Haziran ayı için bu fırsat kaçmaz dedik. Ve hiç düşünmeden biletlerimizi aldık.

Biz biletimizi uçak arama motorundan bulduk. Bunun üzerine belki daha ucuzdur diye havayolunun kendi sayfasına baktığımızda fiyatın çok daha pahalı olduğunu görünce arama motorundan almaya karar verdik. Kampanyada olup olmadığını bilmiyoruz. Şu an fiyatlara baktığımızda iki katı olduğunu görüyoruz. Ama gitmeye niyetliyseniz yılmadan araştırın deriz.

BELEM BÖLGESİNDE GEZİLECEK YERLER

Belem, Alfama bölgesinden yaklaşık 10 km uzaklıktadır. Yakın olmadığından yürüyerek gitmesi de eziyettir. O yüzden muhakkak toplu taşıma kullanmanızı öneririz. Lizbon’da toplu taşıma hakkında detayları aşağıda görebilirsiniz.

Tejo nehrinin hemen kıyısında bulunan Belem şüphesiz Lizbon’un en çok turist çeken bölgesidir. İlk bakışta San Francisco’daki Golden Gate köprüsünü hatıratan Ponte 25 Avril köprüsünü de buradan çok daha yakın görebilirsiniz. Belem toplu taşıma durağı sizi Belem Mansatırının önünde indiriyor. Tam bu noktadan sahile doğru devam ettiğinizde bir alt geçitten geçip Kaşifler Anıtı’na varıyorsunuz. Kaşifler Anıtı’nın da ilerisinde Belem Kulesi tüm heybetiyle kendini gösteriyor zaten.

Kaşifler Anıtı / Padrao Dos Descobrimentos / Konum

Portekiz Kralı Henry’nin 500. Yılı anısına 1960 yılında dikilen bir anıt heykeldir. Anıtın en önünde yönü güneye dönük vaziyette lakabı denizci olan Kral Henry’nin heykeli vardır. Kral Henry kaşifleri oldukça destekleyen ve tek amacı Ümit Burnu’nu aşarak Hindistan’a varma hayali olan bir kralmış. Gerçi bu hayalini gerçekleştiremediği gibi denize dahi hiç açılmamıştır.


Anıt’ın sağında ve solunda Kral Henry’nin tam arkasındaki iki heykel kardeşleri V.Alfonzo ve Fernando’nun heykelleridir. Anıtın kırmızı köprüye olan yönündeki 3. Heykel ise sakallı olan Vasco de Gama’dır.

Heykellerin ellerinde değişik objeler göreceksiniz. Bunlar denizde yön tayin etmeye yardımcı olan aletleri sembolize etmek için anıta konulmuştur. Anıttaki Kral Henry, kardeşleri, Vasco de Gama, Macellan ve diğer kaşiflerin, yazarların, elinde paletiyle ressamların heykellerinin yanı sıra dikkat etmeniz gereken bir diğer şey de tek kadın heykel olan başında tacıyla Kral Henry’nin annesinin heykelidir.

Anıtın hemen arkasında yani anıta doğru yürürken zeminde göreceğiniz harita ise kaşifler haritasıdır. Bu bir dünya haritasıdır ama bizim bildiğimiz haritadan çok farklıdır. Portekiz’li denizcilerin Portekiz’den yola çıkarak okyanus boyunca ilerlediği rota ve ilerlerken keşfedip sömürgeleştirdiği ülkeleri gösteren bir haritadır. Haritayı dikkatli incelerseniz sömürgeleştirilen ülkelerin üzerinde tarihlerine kadar yazmaktadır.

Portekiz’li kaşifler Brezilya’ya giderken Afrika boyunca pek çok yeri sömürgeleştirmişler. Burada göreceğiniz siyahilerin hepsi o zamanlar gelmiştir. Hatta Amerika kıtası keşfedilmeden önce dünyanın en batısının da Portekiz olduğu bilinmekteymiş.

Ve bir diğer önemli bilgi de Vaso de Gama içindir. Kendisi Afrika’nın en güneyindeki Ümit Burnu’nu aşıp Hindistan’a ulaşan ilk insan olma özelliğine sahiptir. 1497 yılında Portekiz’den ayrılıp 1798’de Hindistan’a varıyor. Ve 1499 yılında 170 kişilik mürettebatla çıktığı bu yolculuğu 54 kişiyle sonlandırmıştır.

Belem Kulesi / Torre de Belem / Konum

Unesco Miras Listesi’ndeki yapı şehrin giriş ve çıkışını kontrol etmek amacıyla 1512 yılında Vasco de gama’nın anısına yapılmıştır. Burası yeni dünya’ya açılan kapıdır. 1755 yılında gerçekleşen yıkıcı depremle az hasarla ayakta kalmayı başarmıştır.


Kule, Tejo nehrinin kıyısına Portekiz Kralı I.Manuel tarafından inşa ettirilmiştir. 16.yy’da Portekiz’de gelişen Manuel’in tarzı mimariyi Belem kulesindeki halat şekillerinden çok net anlayabilirsiniz. Neo-gotik mimariye sahip kulenin uzunluğu 30 metredir. Yıllar geçtikçe kullanımı deniz feneri, hapishane ve gümrük kontrol noktası olarak değişmiştir.

Jeronimos Manastırı / Konum

Mimarisi ve tarihi ile Lizbon’da görülmeye değer yerlerden bir tanesidir. Manastır, Portekiz’in yedi harikasından biri olarak seçilmeye de hak kazanmıştır. Hindistan’a ilk gidebilen denizci ünvanına sahip Vasco de Gama’nın ve Portekiz’in ünlü yazarı Fernando Pesoa’nın mezarı da manastır içinde bulunuyor.

Jeronimos Manastırı da Belem Kulesi gibi 1983 yılında Unesco Dünya Mirası Listesine alınmıştır.

Kaşifler, Portekiz’den ayrılıp yeni ülkeler keşfettikçe ellerinde ganimetlerle ülkelerine geri dönmüşlerdir. Buldukları şeylerden en önemlileri ipek ve baharatlardır. Bunun gibi önemli şeyleri bulmaları sayesinde para sahibi oluyorlar. Ve bu ganimetlerden elde edilen gelirlerin sadece % 5’iyle manastır inşa edilmiştir.

İnşasına 1501 yılında Kral I.Manuel zamanında başlanan yapı tam 70 yılda tamamlanabilmiş. Ve yapımı için her yıl 79 kilo altın harcandığı ve Vasco de Gama’nın Hindistan’dan dönüşü şerefine inşa edildiği rivayet edilir. Belem Kulesinde olduğu gibi Manastırda’da Manuel’in tarzını görmek mümkündür.

Zamanında keşişlerin yaşadığı manastır girişinde aslan heykelleri göze çarpar. Bu aslan heykellerinin hikayesi ise Aziz Jeronimo’nun Kudüs’e gitmesi ve orada yaralı bir aslanla karşılaşması, onu iyi etmesiyle başlar. Aslan Aziz Jeronimo’nun yanından ayrılmayınca birlikte Kudüs’ten geri dönerler. Ve manastır yapılırken bu aslan heykelleri dikilir.

Lisbon’un bir diğer simgesidir. Sonradan buraya arkeoloji müzesi eklenmiş. İnşasına 1501 yılında başlanmış. Vasco de gama’nın hindistandan dönüşü üstüne yapılmıştır. Efsaneye göre Yapımı 70 yıl sürmüş. Yapımı için Her yıl 70 kilo altın harcanmış. Manastır içinde Vasco de gamanın anıt mezarı ve portekizin ünlü yazarı fernando pesoa’nın mezarı buradadır.

Manastırın içindeki Hristiyanlığı ifade eden motifleri, Rönesans mimarisine uyarlanmış kemerleri, kaşiflerin Hindistan ve Afrika seferlerini anlatmak adına yapının dışındaki palmiye ve baharat ağaçları motiflerini, manastırın güney girişindeki denizci Henry figürünü, manastırın batı kapısındaki Portekiz Kralı Manuel ve eşi ile aynı zamanda Hz.İsa’nın doğumunu anlatan sahneleri mutlaka görmelisiniz.

1983 yılında burası manastır ve katedral unesco miras listesine alınmıştır.

MAAT / Sanat-Mimari-Teknoloji Müzesi / Konum

Maliyeti 20 milyon avro2yu bulan yapı stirling ödülü (Birleşik Krallık Mimarlık Enstitüsü (RIBA) tarafından, İngiltere ve çevresindeki en iyi mimarlık ürünlerini onurlandırmak amacıyla verilen) sahibi mimar Amanda Levete tarafından tasarlanmış olup 5 Ekim 2016 yılında ziyarete açılmıştır. Şu an şehrin simgelerinden biri haline gelmiş yapıya sanat sever biriyseniz mutlaka gitmenizi öneririz.

Pasteis De Belem / Konum

Yerel dilde Pastel de Nata olarak bilinen meşhur Belem tatlıcısının adresidir. 1837 yılında kurulan pastane bugün önünde alabildiğince sıra olan Lizbon’un en bilindik yerlerinden biri haline gelmiş. Sıranın sebebi meşhur Nata tatlısını yiyebilmek için elbette. Nata’nın hafta içi 20.000 hafta sonu ise bu sayının iki katının satıldığı söyleniyor. Önündeki ayrıca içerdeki oturma kuyruğunu görünce bu sayının çok makul olduğuna kanaat getirdik.

Nata’nın çıkış yeri bu pastanedir. Tarifi sonusundaki rivayete gelirsek. Bu tatlı ilk olarak Jeronimos Manastırı keşişleri tarafından para kazanmak için yapılmaya başlanmış. Yazılı tarifi olmayan bu tatlının tarifi sadece sözlü olarak veriliyormuş.

Her gidenin mutlaka önerdiği Belem Pastanesinde Nata yemeden dönmeyelim ve gerçekten anlatıldığı gibi lezzetli mi deneyelim dedik. Tatlı aşığı Orkun için eh ama benim gibi çok tatlı düşkünü olmayan biri için harika bir lezzetti. Milföy hamurundan yapılan Nata üzerine tarçın ve pudra şekeri dökülerek yeniyor. Bir oturuşta 3 tane yeme garantili bir lezzeti var.

2018 Haziran fiyatı bir tek Nata için 1.10 Euro.

BAIXA BÖLGESİNDE GEZİLECEK YERLER

Baixa bölgesi Alfama ve Chiado tepeleri arasında kalan Lizbon’un en turistik bölgesidir. Bölgede gezip görülmesi gereken yerlerin haricinde bilmeniz gereken burada tam 4 tane meydan olduğudur. Bunlar Ticaret (comercia) meydanı, Rossio meydanı, Restauradores meydanı ve Figueira meydanıdır. En önemli iki caddesidi ise Avenida da Liberdade ve Rua Augusta’dır. Baixa bölgesinde daha çok cafe ve restaurant bulabilirsiniz. Gece hayatı için doğru adres olmadığını söylememiz gerekiyor. 

Avenida da Liberdade caddesinin sonu Marquis de Pombal meydanına çıkar. Yolunuz düşerse gidebilirsiniz. Düşmezse eğer olurda önünden geçerseniz ya da hiç yolunuz düşmese bile Marquis de Pombal’in kim olduğu hakkında fikriniz olsun diye bir kaç not düşmek istiyoruz.

1755 yılındaki merkez üssü Atlantik okyanusu olan Lizbon depremi tarihte en yıkıcı ve ölümcül deprem olarak kayıtlara geçmiştir. Hatta olay sadece depremle kalmamış akabinde tsunami ve depremler de meydana gelmiştir. Bu deprem yüzünden Lizbon ve çevresindeki şehirler dahil yaklaşık 100.000 kişinin öldüğü söylenmektedir. Marquis de Pombal 1755 yılında Portekiz’in başbakanı hatta bir tasarımcıdır. Lizbon, onun vizyonu sayesinde tekrar inşa edilmiştir. Park ortasındaki heykel işte Marquis de Pombal’dır.

Santa Justa Asansörü / Konum

Şehir manzarası ve kale manzarası için en iyi manzara noktasından biridir. 1902 yılında yapılmış. Yapılma amacı Baixa ile Bairro Alto semtleri arasındaki geçişi kolaylaştırmakmış. Baixa bölgesini ayaklarınızın altına alacağınız manzarası var. Asansör yukarı çıkarken 20 kişi taşıyabiliyorken bu sayı inerken 15 kişiye düşüyor.

Ücreti 5.15 Euro. Sabah 09:00’da önünde olmamıza rağmen sıra bu kadar erken saatte başlamıştı. Tavsiyemiz ziyaretinizi daha geç saate bırakmamanız yönünde.

Carmo Rahibe Manastırı / Igreja do Carmo / Konum

1755 Lizbon depreminden nasibini almış yapılardan bir tanesidir. Gotik mimarinin hakim olduğu manastır bir zamanlar Lizbon’un en büyük kilisesiyken şimdilerde çatısı olmayan kemerleriyle göz kamaştıran bir yapıdır.

Ziyaret günleri, saatleri ve ücret bilgisi için buraya tıklayınız.

Rossio Meydanı / Konum

Portekiz kralı IV.Pedro’nun heykelinin olduğu bir meydandır. Heykelin etrafında güç, adalet ve bilgeliği simgeleyen örnekler vardır. Heykelin önünde ve arkasında olmak üzere iki tane barok mimariye sahip iki çeşme vardır.

Rossio meydanında girmeniz gereken en öncelikli yer Mundo Fantastico Das Sardinha dükkanı olmalı. Renkli renkli konserve sardalyalar alabilirsiniz. Almasanız bile dükkanı görmek için girmelisiniz. Her konserve kutunun üzerinde tarih yazmaktadır. Tarihlerin altındaysa o tarihte doğan ünlülerin isimleri yazmaktadır. Bir kutu sardalya 2018 haziran ayında 7 euro’ydu. Fiyatlara ve konserve çeşitlerine bu linkten bakabilirsiniz.

Ginja Likörü / The Ginjinha Espinheira / Konum

The Ginjinha Espinheira isimli dükkan 1840 yılında açılmıştır. Burada ginja denilen vişne  likörü servis ediliyor. Lizbonlu’ların en sevdiği şeylerden biri de bu alkol oranı yüksek içecektir. Akşam yemeğinden önce, sonra, öğle yemeğinden ve porto içtikten sonra içiyorlar. Hatta küçük çocukların hastalıklarınsa şifa olsun diye de içiriyorlar. Alkol oranı %23.5’dir.

Ticaret Meydanı / Konum

Lizbon’un en önemli meydanı Teja nehrinin kıyısında olup meydanın çevresinde denizcilikle ilgili resmi dairelerin bulunmaktadır. Önünde bayrak asılı olan her bina bakanlığa ait binalardır. Portekiz kralının saray binası da bu meydandaymış. Fakat 1755 depremi yüzünden diğer yapılar gibi saray da yıkılmış. Kaşifler çıktıkları seferler dönüşü elde ettiği ganimetleri bu meydanda sattığı için meydanın adı ticaret meydanı olmuş.

Meydanın tam ortasında yüzü nehre dönük vaziyette at üstünde duran bir heykel vardır. Heykel için ufak bir detay verelim. Heykele dikkat ettiğinizde heykelin ayaklarının altında yılan figürlerini göreceksiniz. Bu yılanların amacı kuşların heykele gelmesinin engellenmesi için yapılmış. Heykelin hemen arkasında Rua Augusta caddesine açılan kapı şehrin giriş kapısıdır. 1755 depreminde kapının orjinali yıkıldığı için yeniden inşa edilmiş. Meydan çevresindeki yapıların alt katında cafe ve restaurantlar vardır. Ancak burası çok keyif verici olmadığından oturup bir şeyler yiyip, içmenizi önermiyoruz.

28 Tram Deneyimi Yaşayın

28 numaralı tramway, Lizbon’un en bilinen ikonlarından başlıcasıdır. Lizbon’a gelip bu tramway ile gezmemek kesinlikle olmaz. Evet kulağa çok turistik gelebilir. Ama şehri hızlı gezmek ve gezerken de tarihi yerleri görmek hatta sadece tramway’ın geçebileceği kadar daracık sokaklardan geçmek unutulmaz bir deneyim olacak. Lizbon’da sefer yapan 12, 15, 18 ve 25 numaralı tramway hatları var. Bunlara 28 numaralı tramway’da dahil.

Gelelim 28 Tram’a nasıl binilir onu anlatmaya; Bu tramway’ın özelliği ilk duraktan binerek oturarak son durağa kadar gitmek. Bunun için önce metro duraklarından günlük Viva Viagem isimli Lizbon kartı almanız. Hesap yapınca tek kullanımlık bilet almaktan ziyade günlük almak çok daha karlı bir iş oluyor. Kartı aldıktan sonra ikinci yapmanız gereken şey Martim Moniz durağına gitmek. Burası 28 numaralı Tram’ın ilk kalktığı durak. Konumu buraya ekliyoruz.

Harita üzerinden neresi olduğuna bakabilirsiniz. Ve size tavsiyemiz sabah en geç 09:00’da durakta biletiniz elinizde hazır olmanız. Biz 09:30’da gitmemize rağmen ciddi kuyruğa takıldık. Tram’ın son durağı Lizbon mezarlığı. Paris’teki Père Lachaise mezarlığı gibi. Girişi de ücretsiz olduğu için son durakta inip diğer tram’ın kalkmasını bekleyene kadar dileyenler içeri gezebilir. Ya da bizim gibi ihtiyaç giderebilir.

Elevador Yani Asansörlere Binin

Asansör dediğimize bakmayın Portekiz’lilerin Elevador diye tabir ettikleri şey minik sarı tramwaylar. Bu asansörler ciddi yokuş olan semtler arasında yukarı-aşağı taşıma görevi görüyor. Bunlardan en önemlisi Elevador da Gloria sonrakiler Elevador da Bica ve Elevador do Lavra’dır.

Lizbon, aynı İstanbul gibi yedi tepe üzerine kurulmuş bir şehirdir. Gittiğinizde sokakların ve semtler arası ulaşımın olduğu cadde, sokak ve yolların ne kadar dik ve zorlu çıkış gerektirdiğini göreceksiniz. Lizbon’lular için semtler arası ulaşımının rahat sağlanması için tam dört tane asansör yapılmış.

ALFAMA BÖLGESİNDE GEZİLECEK YERLER

Alfama, Lizbon’un en eski semtlerinden biridir. Tejo nehrine sırtınızı dönüp, arnavut kaldırımlı dar ve dik sokaklarında başınızın üzerinde kurumaya bırakılmış eşyaların altında Alfama bölgesinin keyfini çıkarabilirsiniz.

Bölgede ziyaret edebileceğiniz yerler arasında Lizbon Katedrali, Santo Antonio Müzesi, Roma Tiyatrosu, Santa Engrácia Kilisesi ve Fado Müzesidir. Listenin aşağısında ayrıca belirttiğimiz Miradouro de Santa Luzia manzara noktası da yine bu bölgededir.

LİZBON MANZARA NOKTALARI

Lizbon’u İstanbul’a o kadar benzettik ki. Tejo nehrinin yanı başına kurulmuş şehrin tam ortasında her iki yakayı birbirine bağlayan kırmızı bir köprü var. Elbette şehri karış karış yürüyerek gezip hissetmek en doğrusu ama şehri yukarıdan görmekte ayrı keyif. Bunun için size önereceğimiz manzara noktaları Miradouri das Portas, Miradouro de Sao Pedro de Alcantara, Miradouro de Santa Luzia, Miradouro Castelo de Sao Jorge.

Miradouri das Portas / Konum

Alfama bölgesinde bulunan bir manzara noktasıdır. Balkon gibi bir alanda bulunan noktada şehrin koruyucu aziz’i St.Vincent’in bir heykeli bulunuyor. Baixa bölgesinden yürüyebileceğiniz gibi 28 numaralı tramway ile de ulaşımınızı sağlayabilirsiniz.

Bu bölgenin yakınında görülecek yerler arasında : Miradouro de Santa Luzia, Saint George’s Castle, The Cathedral, São Vicente de Fora Monastery ,The National Pantheon ,St. Anthony Church, Graça Church and Miradouro ve The Roman Theater vardır.

Miradouro de Sao Pedro de Alcantara / Konum

Lizbon şehrinin panoramik manzarasını sunan bir bahçedir. Bahçenin hemen ilerisinde Lizbon’un en önemli meydanı Praça dos Restauradores bulunuyor. Burası 1640 yılında Portekiz’in İspanya’dan bağımsızlığını kazanması anısına yapılmış.

Bu noktada bilinmesi gereken bir diğer şey de 1885 yılından beri bahsettiğimiz meydan ile Bairro Alto bölgeleri arasında ulaşımı sağlayan Gloria Elevator isimli sarı minik tramway’dır. 28 no’lu tramway değil. İkisini karıştırmayın.

Park, Bairro Alto bölgesindedir. Buraya gelmek için Restauradores meydanından Gloria finükülerine binebilir ya da Chiado’dan yürüyebilirsiniz.


Manzara noktasına yakın gezilecek yerler arasında Botanical Garden, Principe Real, São Roque Church ve Camões Square vardır.

Miradouro de Santa Luzia / Konum

Alfama bölgesinin en güzel manzarasını sunan aynı zamanda en romantik manzara noktalarından bir tanesidir. Eğer fotoğraf çekmeye meraklıysanız kesinlikle gitmenizi tavsiye ettiğimiz en önemli noktadır.

Manzara noktası Alfama’nın Rua Limoeiro bölgesindedir. Baixa’dan yürüyerek ya da 28 no’lu tram ile ulaşabilirsiniz.

Manzara noktasına yakın gezilecek yerler arasında Saint George’s Castle,The Cathedral (şehrin en eski yapısı), Miradouro das Portas do Sol, São Vicente de Fora Church (16 yy’dan kalma manastır), The National Pantheon, Santo Antonio Church (Saint Anthony’nin doğum yeri), Graça Church and Miradouro (şehri ve kaleyi görebileceğinzi bir nokta), The Roman Theater (büyük roma tiyatrosunun arkeolojik kalıntılarının olduğu yer), Decorative Arts Museum

Miradouro Castelo de Sao Jorge / Konum

18. Yy’ın sonlarında inşa edilmiştir. Baixa, Alfama ve Tejo nehrinin üzerinde olup, ayrıcalıklı bir kale ve şehir manzara noktasına sahiptir.

Bu bölgeye ulaşmak için 37 numaralı otobüse veya 12 ya da 28 numaralı tramway’a binmelisiniz.

TÜM PORTEKİZ YAZILARIMIZA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ.

More from the blog

PORTEKİZ’DE GEZİLECEK YERLER

Portekiz'de gezilecek yerler yazımız ile ayrıca Portekiz şehirlerinin tümü, Portekiz'e ne zaman gidilir, Portekiz'e kaç gün ayırmalı gibi soruların ve tüm detaylar hakkında bilgi sahibi...

PORTO’DA GEZİLECEK YERLER

Portekiz’in şarabıyla ünlü şehri Porto’da gezilecek yerler nerelerdir? Porto’da gezilecek yerler nereler gibi en temel sorunun cevabını muhakkak merak ediyorsunuzdur. Biz yeni döndüğümüz bu...

LİZBON NEREDE, NASIL GİDİLİR?

Lizbon’dan yeni dönmüşken hemen sıcağı sıcağına Lizbon nerede, Lizbon’a nasıl gidilir sorularının merakını giderelim diye makalemizi sizler için yazmaya koyulduk. Tepelik ve sahil şeridi...