Balat

Haftasonumuzu bu sefer İstanbul’da turist olarak geçirmeye karar verdik. Planımız Sultanahmet bölgesini gezmek vakit kalırsa Balat semti ya da Dolmabahçe Sarayına ziyaret etmekti. Ancak malum İstanbul’daki trafik üzerine hafta sonu insanların da bizim gibi kendini sokaklara atma ihtimalini göz önüne aldığımızda Balat semtini gezmeye karar verdik.

Bu semt öyle bir semt ki Rumu, Ermenisi, Yahudisi hepsi bir arada yaşayarak dinler arası hoşgörüsünün en güzel örneğini sergilemiş bir zamanların ünlü Musevi semti. 1985 yılında İstanbul Tarihi Yarımadası Unesco miras listesine alındıktan sonra Balat’ın önemi de daha artmış oldu. Ve 2003 yılında Fener – Balat Rehabilite projesinin hayata geçirilmesi ile Balat yeni sürecine girmiş oldu.

Balat’a gitmenin en güzel yanı mimari yapıların ve sosyal yaşamın fotoğraf karelerine yansımasıdır. Cumbalı eski Yahudi evleri, dar sokakları, camdan cama gerilen iplerde asılı çamaşırlar, evlerin yanından geçerken aldığımız rutubet kokusu ve aralardan kendini gösteren Haliç manzarası ile Arnavut kaldırımlı sokaklarda gezmeye ve fotoğraf çekmeye veriyoruz kendimizi.

Eski İstanbul’a ait nadir semtlerden birindeyiz. Yahudilerin yaşadıkları evler yıkık dökük halde restore edilmeyi beklemektedir. Yine bu ve buna benzer Yahudi evlerin de artık Türkiye’nin değişik illerinden göç eden insanlar yaşamaktadır. Bu yönüyle pek beğeni görmesi mümkün gözükmüyor.

Aynı zamanda sokak sokak hatta yokuş tırmanarak yapılan geziler arasında dinlenmek için vakit geçirilebilecek cafelerin yetersiz olması bizim gözümüzde bir dezavantaj. Elinde fotoğraf makinesi sokak sokak gezerek resim çekmekten başka hiçbir aktivitenin olmadığı yer Balat. Görsel medyanın bir çok film ve diziler için bu semti tercih etmesi Balat’ı daha bir cazibeli semt haline dönüştürmüştür. Gerçekten gösterildiği gibi bir yer mi? Bizce hayır.

Yine yazılı medya turist ve fotoğraf severlerin ilgi odağı olarak lanse etmektedir. Evet biz türk fotoğrafçılar için 1 numaralı yerdir ancak turistler için ilgi çekici olduğunu söylemek çok zor. Gezimiz sırasında bir tek turistte denk gelmediysek eğer çok da turistik bir semt olduğunu söylemek yanlış olur.

Çektiğimiz resimler bile oynama yapılmadığı zaman hiçbir özelliği olmayan bir yer izlenimi verirken üzerinde photoshop yapıldığı zaman alakasız ve çok daha otantik bir havaya bürünüyor.

İşte örneği: Fener Sancaklar Yokuşu

Sancaklar Yokuşunun tam ortasındaki binanın duvarındaki tarihi mermer çeşme sokağın simgesidir. Ancak çeşme yerinden sökülüp duvara sonradan bir pencere açılmıştır. Semt sakinleri çeşmenin eskisi gibi yerine konulması için el birliği halinde şikayetlerini gereken mercilere yapmıştır. 1960’lı yıllarda çeşmenin orijinal halinin resmi dergide yer almaktadır.

Evlerin çoğu harabe durumda, harabe olmayanlar ise ciddi restore istiyor. Avrupa Birliğinin sağladığı fon ile restorasyon çalışmaları sonucu Balat’ın başka bir havaya büründüğü söylense de pek doğru olduğunu sanmıyoruz. 30 civarı evin restorasyonu tamamlanmış olup çalışmalar halen sürdürülmektedir.

Balat’ta Gezilmesi Gereken Yerlerin Listesi

KİLİSELER

Aya Nikola Kilisesi: Yunan Ortodoks kilisesi. Haliç kıyısında yer alan kilise görüntü itibariyle kiliseyi andırmamaktadır. Kilisenin içi pek aydınlık değil ama duvar renkleri, süslemeler karanlıkta bile kendini belli ediyor.

Aya Yorgi Kilisesi: 1720 yıında inşa edilen kilise gösterişten uzak fakat değerli eşyalara ev sahipliği yapmaktadır.

Blakhernai Kilise ve Ayazması

Aya Dimitri Rum Kilisesi (Ortodoks Patrikhanesi)

Fener Rum Patrikhanesi: Mora İsyanının planlayıcısı Rum Patrik Greogry’in Osmanlı devletine ihanetinden ( Rus Çarına yazdığı mektup) dolayı patrihanenin kapısına asılarak idamından sonra patrikhanenin kapısı siyaha boyanmış ve o günden beri (1821) kullanıma kapatılmıştır.

Bulgar Sveti Stefan Kilisesi: Kilisenin yapımı tamamen demirden olduğu için diğer adı Demir kilisedir. Bir diğer özelliği ise prefabrik oluşu ve haç görünümlü olduğudur.

Rum Erkek Lisesi: Dik yokuşun en tepesine konumlandırılmış devasa büyüklükte ve bakmaya doyamadığımız mimari tasarımı ve görkemi ile onlarca resim çekilmeyi hak eden bir eserdir. Ancak ne var ki daracık sokak da fotoğraf çekilecek yeterli açı olmaması fotoğrafçılar için bir dezavantaj oluyor.Tuğlalar Fransa Marsdiyadan getirilmiştir. Tuğlaların rengi kırmızı olduğu için okulun diğer adı Kırmızı Mekteb olarak da anılmaktadır. Mimarı Konstantin Dimadis. Çok az sayıda da öğrencisi olmasına rağmen halen eğitim verilmektedir.Adres: Sancaklar Yokuşu

Kanlı Meryem Kilisesi (Panagia mukhliotissa Meryem Ana Rum Ortodoks Kilisesi): 700 yıldır halen hizmetini sürdüren tek Bizans kilisesidir. Adres: Tevkii Cafer Mektebi Sk.

Surp Hraş Dagabet Ermeni Kilisesi: İlk başta Rum kilisesi olan ibadethane daha sonra camiye çevrilmiş ve en son olaak ermeilere iade edilmiştir.Adres: Kamış Sk.

SİNAGOGLAR

Yanbol Sinagogu: Günümüzde ibadete kapalı olan yapının Bulgaristan’da Yanbolu şehrinden göç eden Yahudilerin eseri olduğu bilinmektedir.

Ahrida Sinagogu: Balat’ın günümüze kalan sinagoglarından biridir. Romanyotlar tarafından kurulmuş şu an Sefarad sinagogudur. Osmanlı kadırgalarını simgeleyen gemi pruvası şeklindedir.Sebatay Sevi’nin istanbulda ibadet ettiği yerdir.Adres: Kürkçü çeşme sokak.

CAMİLER

Kazasker İvaz Efendi Cami: Adres: Dervişzade Sk.

Ferruh Kethuda Cami– Balat Cami: Mimarı Mimar Sinan olan cami tevhidhane olarak kullanılmıştır . Adres: Ayvansaray Mh. Ferruh Kahya Sk.

Hz. Cabir Cami: Kilise iken camiye dönüştürülmüştür. Duvarında asılı güneş saati ile ünlüdür. Adres: Ayvansaray Mh. Çember Sk.

Gül Cami: Caminin yukarısındaki dairesel oyuk Mekke yönünü işaret etmektedir. 12. Y.y Bizans kilisesi olarak inşa edilen azize Theodosia daha sonra Camiye çevrildiğinden Gül Cami’nin mihrabı eğridir. Adres: Yavuz Sultan Selim Cd. Gül Cami Sk.

Fethiye Cami (Pamma Kristos Kilisesi) : Patrikhane olarak hizmet veren kilise fetihten camiye dönüştürülmiştir. kilisenin apsis kısmı yıkılarak yerine kıble yönüne uygun bir mihrap yapılmıştır. Adres: Balat Mh. Fethiye Kapısı Sk.

HAMAMLAR

Tahta Minare Hamamı: Adres: Hızır Çavuş Mah.

Balat Hamamı: Adres: Molla Aşkı Mah.

Sultan Hamamı: II. Bayezid’ın kızı Hatice Sultan yaptırmıştır. Adres: Avcı Bey Mah.

DİĞER YERLER

Or-haim Hastanesi: 1858 yılından zengin Yahudilerin bağışları ile kurulmuştur.Hastane bugün Musevi ve Balat halkına hizmet vermektedir. Adres: Ayvansaray Cad.

Tekfur Sarayı

Anemas Zindanları: Blakhernai kilisesinin devamı bir parçası olarak inşa edilmiştir. 1993 yılında Şahmeran filminin çekildiği yerdir.

Dimitri Kantemir Evi: Romanyalı asilzade Dimitri Kantemir’in saray görünümlü evi. Restorasyonu AB fonundan yapılmıştır. Evin üst katı müze alt katı ise Fatih Belediyesi tarafından sosyal merkez olarak kullanışmaktadır. Adres: Merdivenli Mekteb Sok.Fener

More from the blog

Dolunayda Boğaz Turu

İki kıta arasından geçen muhteşem su yolu düşünün ve tam üzerinde süzülen en sevdiğimiz doğa harikası dolunay. İşte tam da böyle bir anda Keyifstyle yatı ile boğazın...

Şile Gezi Rehberi

Tarihi eski çağlara kadar uzanan Karadeniz'in kıyısında ufacık bir kasaba olan Şile'deyiz. Yapılan arkeolojik çalışmalar sonucu Şile'nin MÖ.12.000-6.000 arasında önemli bir yerleşim yeri olduğu, bölge tarihinin...

Çatalca

Villafe'de geçirdiğimiz güzel bir günün ardından havanın da şansımıza iyi olmasından faydalanıp Çatalca ve çevresinde gezilecek yerleri görelim istedik.Roma İmparatorluğu zamanında Metra diye anılan bir yer...

Villafe Butik Otel

Sıcak yaz günlerini geride bıraktığımız Eylül ayının ilk haftasında sonbaharın gelmiş olmasının bize verdiği o melankolik ruh halinin içinden çıkmak için kendimizi İstanbul’un yanı...