SEARCH

Güney İzlandada Gezilecek Yerler

Güney İzlandada Gezilecek Yerler

Golden Circle yani altın çemberden sonra sıra geldi Güney İzlanda’da gezilecek yerler listesine. Altın çember ne kadar önemliyse İzlanda’nın güneyi de bir o kadar önemli görülecek pek çok noktayı içinde barındırmaktadır. Rotanızı nasıl yaparsınız bilemiyoruz ama tavsiyelerimizden biri ya başkent Reykjavik’e geri dönüp 1 gece konaklamadan sonraten başlamanızdır.

Seljalandsfoss ve Eyjafjallajokull (Reykjavik’ten 120 km)

Eyjafjallajokull (eyyafiyadlajöküd olarak okunuyor) volkan buzulundan kaynağını alan Seljalands Nehrinin 60 metreden düşmesi ile oluşuyor. Şelalenin en can alıcı noktası şelalenin iç tarafına doğru yürüyüp gürül gürül akan suyun arkasına geçmektir. Ancak bunu sadece yaz aylarında yapabileceğinizi hatırlatalım. Biz kış dönemi gittiğimiz için bırakın içine girmeyi yerlerin buz tutmasından dolayı şelalenin önüne dahi yaklaşamamıştık.

İzlanda’nın küçük buzullarından biri olan Eyjafjallajökull, Izlandaca’da “ada dağı buzulu” demektir.

1600 metre yüksekliğindeki Eyjafjallajökull Yanardağının 3-4 km çapta krateri vardır. Bu yanardağın patlama yılları 920, 1612 ve 1821 olup yaklaşık 200 yıllık sessizliğin ardından 20 Mart 2010’da patlamıştır. Patlamasının ardından 24 saatin geçmesiyle rüzgarların etkisiyle küller Avrupa’ya kadar yayılmıştır. Avrupa’nın batı ve kuzeyini etkilediği gibi 20 ülkenin hava sahasının kapanmasına neden olan bir patlama gerçekleşmiştir.

Not: Son patlamasını 2010 yılında yaşayan Eyjafjallajökull için ilk sismik hareketler 2009 yılında tespit edilmiş ve yine patlamadan önce 3000 civarında depremler kayıt altına alınmıştır. 

Westman Adaları : Seljalandsfoss’a doğru giderken sağa bakarsanız adalar göreceksiniz. Bunlar 1964 yılında volkan patlaması sonucu oluşan Westman adalarıdır. 1967 yılında da İzlanda topraklarına dahil edilmiş. 4000 kişi yerleşmiş.Her haziran ayında paganlar toplanıyormuş.

Skógafoss (Seljalandsfoss’tan 30 km)

Skógafoss Şelalesi 25 metre genişlikte ve 60 metreden düşen bir şelale. Skógá Nehri sularının düştüğü bir yer.

Efaneye göre bu bölgeye ilk  yerleşen Vikinglilerden biri şelalenin arkasındaki mağaraya bir hazine saklamış. Aradan geçen uzun sürenin sonunda saklanan hazine bulunmuş. Hazineyi almak isterken sandığın yanındaki kol ellerinde kalırken sandık birden yok oluvermiş. Şimdi sandığın halka kolu bir müzede sergilenmektedir.

Sólheimasandur Plane Crash (Skógafoss’tan 11 km + yaklaşık gidiş dönüş 7 km yürüyüş)

Amerikan donanmasına ait bir kargo uçağının 24 Kasım 1973 yılında İzlanda’nın güneyindeki bir sahile acil iniş yapması sonucu bugün bu enkaz İzlanda kumsalında uzanmaktadır. Acil inişin sebebi tam olarak bilinmese de yakıt eksikliğinden olduğu tahmin edilen inişte mürettabat zarar görmemiştir. İnişin ardından bu uçağın kaldırılması öngörülse de kaldırma masrafı çok ciddi bütçe gerektirdiği için burada kalması daha uygun görülmüştür. Simsiyah kumsal üzerinde bulunan uçak adeta fotoğrafçıların ilgi odağı olmuş ve bu sayede İzlanda’nın görülmesi gereken en önemli noktalarından biri haline gelmiştir.

Araçla enkaz yanına gitmek mümkün olmadığı için gidiş ve dönüşte toplam 7 km mesafeyi yürüyerek gideceğinizi bilmelisiniz. Ve tabi bunun için mutlaka bahar ve yaz aylarını tercih etmelisiniz.

 

Reynisfjara (Siyah kumlu plaj) – Blacksand Beach (Sólheimasandur Plane Crash’tan 24 km)

Siyah kumsal nasıl oluşmuş biraz ondan bahsedelim; Yanardağın patlamasıyla lavlar denize doğru akmış ve bunun sonucu siyah renkli kum taneleri birikmeye başlamıştır. Dünyanın tropik olmayan en güzel kumsallarından biri seçildiğini de hatırlatalım. Siyah kumsalda göreceğiniz iki yer var. Biri kumsalın sağ tarafında kalan (Sólheimasandur Plane Crash yönünde) Dyrholaey kemeri, diğeri de Vik tarafında doğru olan yani kumsalın sağındaki bazalt kaya oluşumları. 

Dyrholaey kemeri ve siyah kumlu plajın meşhur tepeden görüntüsünü almak için fenerin olduğu tepeye çıkmalısınız. Sonra araca binip Reynisfjara kumsalının park noktasına gidip buradan 1 dakikada kumsala yürüyerek ulaşabilirsiniz. Burada göreceklerinizden biri denizden yükselen Reynisdrangar isimli kayalar ve diğeri dağın hemen eteğindeki Gardar isimli piramit görünümlü bazalt sütunlu kayalardır.

Reynisfjara kıyılardaki aman diyelim dalgalara dikkat. Siz anlamasanız da dalgalar gerçekten çok ciddi bir güce sahip. Denize kesinlikle girilmesi yasak. Zaten bununla ilgili uyarılar da yapıldığını göreceksiniz.

Güney’in Başkenti Vik (Reynisfjara’den 11 km)

Vik şehri 300 kişilik nüfusu olan oldukça küçük bir balıkçı kasabasıdır. Güney İzlanda geziniz boyunca Vik şehrinden mutlaka geçeceksiniz. Hatta Blcak Sand Beach’te deniz yükselen kayaların hemen arkasındaki bölge olduğunu da belirtelim ki daha iyi anlayabilin nerede olduğunu. Vik ve bölgenin hemen arkasındaki dağ Katla volkanıdır.  Katla volkanı yüzyıllar boyunca istatiskliklere göre ortalama her 100 senede bir patlamıştır. Burası gerçek anlamda çok büyük bir volkandır. İzlanda’nın patlamayan en ama en büyük aktif volkanlarından bir tanesi. En son 1910 yılında patlamıştır. Yani her an patladı patlayacak! İzlanda’da uzmanlar tarafından volkanik aktiviteler takip edilebiliyor. Genel süreyi 21 saat olarak veriyorlar. 21 saat önceden volkanın patlamasını hesaplayın tahliye işlemlerini başlatabiliyorlar. Olur da bir gün aniden patlarsa bu volkan bütün lavlar aşağı doğru süzülecek. Ve siyah kumlu plaj dağil bölgedeki tüm dağlar ve en önemlisi güneyin başkenti Vik kasabası yok olacak. Katla volkanı her patlamasında ciddi zararlar verdiği için beklenen büyük bir patlamada da yine dediğimiz gibi ortalığı kasıp kavuracağı aşikar.

Vik kasabasının en yüksek noktasında bir kilise var. Kilise bu patlama düşünülerek lavlardan en az zararı görsün ve insanlar burada toplanabilsin diye en tepe noktaya inşa edilmiştir.

Eldhraun Lava Tarlası (Vik’ten 55 km)

Dünyanın en büyük lav tarlasıdır. Aslında İzlanda’da gördüğümüz her yer lav tarlası olmasına rağmen en özeli Eldhraun’dur. Eskiden İzlanda yeşillik içinde ormanları olan bir ülkeymiş. Güney İzlanda’daki Kirkjubæjarklaustur köyü çevresindeki Eldhraun lav alanı, 1783 yılında Lakagígar kraterlerinde Skaftáreldar masif volkanik patlaması sırasında meydana gelmiştir.

Dağ bir sene boyunca lav püskürtmüştür. Eldhraun püskürmeden geri kalan kurumuş lav sahasıdır. Yani gezegenin en büyük lav tarlası toplam kapladığı alan 600 km2’dir. 1783’ten 1784’e kadar lav kusuyor. Doğal yaşamın (insan hariç) %70’ini yok ettiği yetmiyormuş gibi o zamanki nüfusun % 25’ini de ölüyor. İzlanda hava sahası 3 sene boyunca tamamen karanlık. havaya zehirli hava bırakıyor ve bundan dolayı rüzgarlarla beraber avrupa sahası da etkileniyor. 3 sene sonra yavaş yavaş gökyüzü aydınlanıyor ve lavlar soğumaya başlıyor. Ama bugün lav kalıntıları iklimle beraber nemleniyor. Yüzlercelerce yılda üstü yosun birikintileri ile doluyor. Skaftareldar olarak bilinen patlama tarihsel zamanlardaki en zehirli patlama olarak kabul edilir. Sadece İzlanda için değil Avrupa için de büyük olaylara sebep olduğu bilinmektedir. Skaftáreldar’daki zehirli gazlar Kuzey Yarıküre üzerindeki iklimi etkiledi ve Avrupa’daki iklimin soğumasına sebep oldu. Hatta birçoğuna göre Fransız devriminin başlamasının da sebebi olarak görülür.

Eskiden turistler buradan gelip geçiyormuş. Sonra Justin Bieber İzlanda tanıtımı yapan klip çekiyor ve burası popüler hale geliyor.

“Vatnajökul” Avrupanın en büyük, dünyanın  ise 3. büyük buzuludur.

Buz diyarındaki küresel ısınmanın etkileri en güzel Vatnajökul’da görülür. İzlanda’nın %10’unu oluşturan buzullar artık yavaş yavaş erimeye başlamıştır. Avrupa’nın en büyük buzulu olan Vatnajökul’un derinliği 800 metre, büyüklüğü 8000 km2’dir. Ama buzların erimesinden ötürü tehlikeli bir hızla küçülmektedir. Bu tehliyeyi örneklendirmek gerekirse; tam 1000 yıl önce Vatnajökul’da göl yoktu. Onun yerine 30 metre derinliğinde buz tabakası vardı. İşte buzullarından erimesinden kastımız bu. Buzullar eriyip küçüldükçe çevresini saran göl de büyümekte. Vatnajökul buzulunun ucu 100 yıl önce denize ulaşıyorken şimdi denizden 2 km içeridedir.

Şimdilerde turistler küçülen buzulun geride bıraktığı inanlmaz güzellikteki lagünde bot turları yaparak eko sistemi daha yakından görme şansına erişiyor.

Lagün ne kadar güzel olsa da sonuçları hiç de öyle değil. Lagün denize doğru genişlediğinden İzlanda’nın ana otobanını tehdit etmektedir.

Bilim insanlarına göre buzulların erimesi sonucu birkaç yüzyıl sonra farklı arazi şekilleri ve iklim gerçekleşecek. Artık bu topraklarda kar yerine yağmur yağacak ve toprak şimdiki halinden daha da verimsizleşecek.

Jökulsárlón (Eldhraun Lava Tarlasından 145 km)

Jökulsárlón bir buzul lagünü olup İzlanda’nın en çok ziyaret edilen noktasıdır. Dağdaki buzulların eriyen suyu ile dolan bir buzul gölüdür.  1900’lü yılların başında küresel ısınma sonucu eriyen buzulların oluşturduğu bu göl 150 metre derinliği ile İzlanda’nın en derin 3.gölüdür.

Diamond Beach (Elmas Kumsalı) : Jökulsarlon buzul lagünün denize açıldığı kısım diamond beach’tir. Diamond ismini almasının tek sebebi lagün içinde parçalanan buz kütlelerinin suyun akışı ile lagünden denize doğru kaymasıdır. Okyanusa açılan siyah kumsal üzerinde biriken buz kütlelerinin görüntüsü elmas görüntüsünde olduğundan bu ismi almıştır. Golden Circle Route 1 üzerinde herkesin gördüğü noktalardan bir tanesidir.

Güney İzlanda rotası boyunca Game Of Thrones’a sahne olan yerler :  Vatnajokull’un bir kolu olan Svínafellsjökull buzulu, Reynisfjara’dır.

Seljalandsfoss

 

Diamond Beach

 

Jökulsarlon

 

 

Summary
Article Name
Güney İzlanda'da Gezilecek Yerler
Description
İzlanda'nın güneyinde gezilecek noktaların hepsi ; şelaleler, volkanlar, buzullar, siyah kumsal ve fazlası

Karayiplerde bir ada ülkesi olan Küba'ya sık sık turlar düzenlenmektedir. Küba Turu

You May Also Like

Leave a Reply