Sheldrick Fil Yetimhanesi Nairobi’nin görülmesi gereken başlıca yerlerinden bir tanesi. Gitmeden önce lütfen park olarak algılamayın burayı. Neden mi? Gelin birlikte okuyalım…..
1977 yılında Tsavo Milli Parkının müdür olan David Sheldrick’in anısına eşi Daphne Sheldrick tarafından kurulan sheldrickwildlifetrust yetimhanenin amacı kaçak avcılık sonucu yetim kalan fillerin burada yetiştirilmesini amaçlayan rehabilitasyon merkezi olmasıdır.

DAVİD SHELDRİCK KİMDİR?
David Sheldrick, Kenya National Park’ında çalışmaya başladığı 1948’de ve sonra devam eden 20 yılda, neredeyse haritada bile olmayan ve kuş uçmaz kervan geçmez Tsavo bölgesini, Kenya’nın en büyük ve en ünlü Ulusal Parkı haline getirdi. Kendisi, kariyerine Nairobi’de devam etmek üzere Kenya’nın Vahşi Yaşam Birimlerinin 1976’da başına geldi ve 6 ay sonra öldü.
Her gün 11:00 – 12:00 arası bir saat ziyaretçilerini kabul eden yetimhanede filleri besleyebilir, çamur banyolarını izleyebilir ve onlarla vakit geçirebilirsiniz. Hatta bununla da kalmayıp senelik sadece 50 usd vererek bir filin sahibi olabilirsiniz. Sahip oldunuz diye alın eve götürün demiyorlar elbet. Verdiğiniz 50 usd sayesinde bu miniğin yıllık bakım masrafları karşılanmış oluyor. Sahiplenmek için bu linkten detaylara göz atabilirsiniz.
FİLLER NEDEN ÇAMUR BANYOSU YAPAR?

Fillerin derisinde yaşamakta olan küçük parazitler vardır. Filler de bu parazitlerden kurtulmak ve aynı zamanda yaralarının kapanmasına yardımcı olması için çamur banyosu yaparlar. Çamur banyosu yapmak için uzun hortumlarından yardım alarak bu işlemi yaparlar.
Giriş Ücreti : 7 USD / 500 KES (Fiyat 2016 yılı için geçerlidir. Gitmeden önce güncel fiyatı kontrol etmeniz tavsiye edilir)
Madem fil yetimhanesinden, doğaya kazandırılan filler hakkında bilgi verdik biraz da bu güzel hayvanlar nasıl beslenir ondan bahsedelim.

FİLLERİN ÖZELLİKLERİ
- Fillerin kalbi yaklaşık 20 kg’a kadar çıkmaktadır. En küçüklerindeki bu ağırlık 12 kg’dır.
- Beyinleri ortalama 4-6 kg arasındadır.
- Hortumları ile tek seferde 6 lt su tutabilirler. Günde ortalama 200 lt su içerler. O yüzden sulak yerde yaşamayı tercih ederler.
- Günde ortalama 200 kg besin tüketirler.
- Toplam 24 dişi vardır. Ağzının kenarındakine her ne kadar fildişi desek de aslında bunlar diş değil boynuzdur.
- Ortalama yaşam süresi 70 yıldır.
- Anaerkil yapıları vardır. Bu yüzden lider hep dişi fildedir. Sosyal hayvanlar olduğundan hep sürü halinde hareket ederler.
- Hamilelik dönemi 22 aydır. Yavrular ortalama 120 kg ağırlığında doğar.3 yaşına kadar süt emerler.
- Filler kaçak avcılık tehdidi altında olduklarından buna dikkat çekmek amacıyla her yıl 12 Ağustos Dünya Fil Günü olarak kutlanmaktadır.
- Filler Afrika ve Asya filleri olarak ikiye ayrılır. Afrika fillerinin kulakları daha geniş ve büyük, kafası daha yuvarlakken Asya fillerinin kafasında deve gibi 2 çöküntü vardır ve kulakları daha şekilsiz ve küçüktür.
MARULA AĞACI – Afrika’nın Kutsal Mirası ve Efsanelerle Örülü Gizemli Meyvesi
Afrika’da doğanın kalbine doğru yol aldığınızda, savanların ortasında tek başına dimdik duran bir ağaç görürsünüz: Marula Ağacı. Bu ağaç, kıtada sadece bir bitki değil; kültürün, efsanelerin ve hayat döngüsünün sembolüdür. Afrikalılar ona “kutsal ağaç” der çünkü hem hayvanlara hem insanlara sayısız fayda sağlar. Hatta öyle ki, bazı kabilelerde evlilik bereketi için marula ağaçları dikilir!
Marula yalnızca Afrika’nın güneyinde ve doğusunda yetişir. Dünyanın başka hiçbir yerinde doğal olarak yetişmez. Sahra Altı Afrika’nın sıcak iklimine o kadar uyumludur ki, yağmur mevsimiyle birlikte bir anda hayat bularak yılda sadece birkaç hafta meyve verir. Bu kısa zaman diliminde döktüğü meyve, hem bölgede yaşayan insanlar hem de hayvanlar için tam bir şölen niteliğindedir.
Doğanın Sunduğu Süper Meyve
Marula meyvesi dışarıdan bakınca mütevazı görünse de içi tam bir besin deposudur.
İçeriğinde C vitamini (portakaldan bile fazla!), Potasyum, Kalsiyum, Magnezyum, Antioksidanlar, doğal yağlar ve proteinler bulunur.
Afrika’da yaşayan birçok topluluk bu meyveden fermente içecekler, reçeller, soslar, yağlar ve kozmetik ürünler üretir. Marula yağı bugün dünya çapında cilt bakım ürünlerinin vazgeçilmez içeriklerinden biri hâline gelmiş durumda.
Hayvanların Favorisi: Fil Ağacı
Meyvelerin yere düşme döneminde filleri marula ağaçlarının çevresinde sürekli görmek mümkün.
En çok bilinen efsaneye göre: “Marula meyvesi yiyen filler sarhoş olur.”
Bu hikâye Afrika’da kuşaktan kuşağa aktarılan eğlenceli bir mit ama bilimsel olarak pek mümkün değil. Bir filin sarhoş olacak kadar alkol tüketmesi için yüzlerce kilo fermente olmuş meyve yemesi gerek — ki bu da gerçek hayatta imkânsız. Ama efsane o kadar sevilmiş ki hem belgesellere hem de popüler kültüre konu olmuş.
Yılda 500 Kilo Meyve Veren Dev Bir Ağaç
Marula ağacı, uygun koşullarda 18 metre yüksekliğe kadar ulaşabilir.
Daha güzeli: Tek bir ağaç yılda ortalama 500 kilo meyve üretir.
Düşünsenize… Savanın ortasında dev bir ağaç ve yüzlerce kilo meyve… Bu yüzden marula, hem insanlar için hem de vahşi yaşam için kritik bir besin kaynağıdır. Bazen zürafalar, bazen impalalar, bazen babunlar tarafından paylaşılan bu meyveler, Afrika ekosisteminin adeta yakıtı gibidir.
Meyveden Dünyaya Açılan Lezzet: Amarula Likörü
Marula meyvesinin en ünlü kullanım alanlarından biri Amaruladır.
Bu kremalı likör: hafif tatlı, vanilya ve karamel tonlarında, yumuşak içimli bir lezzet sunar. Afrika seyahati yapıp da Amarula içmeden dönen gezgin neredeyse yok gibi. Çünkü Amarula, marula ağacının ruhunu şişeye sığdırmış bir Afrika klasiği.
Eğer bir gün Afrika’ya yolunuz düşerse, gün batımında serin bir Amarula eşliğinde savanlara bakmak tam bir “hayatım film sahnesi oldu” anı yaratır.
Afrika Kültüründe Marula: Bereket ve Ruhani Güç
Birçok etnik grup marula ağacını bereket, uzun ömür ve şifa sembolü olarak görür. Bazı topluluklarda:
- Bir bebek doğduğunda aile bir marula ağacı diker.
- Yeni evlenen çiftlere marula yağı hediye edilir.
- Şifa ritüellerinde marula kabuğu ve yağı kullanılır.
Yani marula, sadece ağaç değil, kültürün kalbinde yer alan bir mirastır.
Marula ağacı, Afrika’nın doğasını, kültürünü ve efsanelerini tek gövdede birleştiren harika bir canlı. Yılda sadece birkaç hafta meyve veriyor ama hem hayvanlara hem insanlara sunduğu bereket, etkisi tüm yıla yayılan koskoca bir hazine.
Afrika gezilerinde filler, flamingolar, savanlar kadar marula ağacını görmek de sizi bambaşka bir dünyanın içine çekecek.
Ve unutma: Bir gün Afrika’ya gidersen, kendine bir Amarula söyle…
Doğanın hikâyesi o an bardağında!
