Yedigöller Milli Parkı

Batı Karadeniz’in görülmeye değer bir yerine ziyaret ettik bu sefer. Bolu ilinin kuzeyinde 2.019 hektar alan içerisinde yer alan Yedigöller 1975 yılında Mili Parkı olarak koruma altına alınmış ve ziyaretçilere açılmıştır. Sonbaharın ziyaret için en uygun dönem olduğunu öğrenince fotoğraf makinalarımızı kaptığımız gibi soluğu Yedigöller Milli Parkında aldık. İstanbul’dan yola çıkarak Düzce sapağından girdikten sonra yaklaşık 80 km daha yolumuz var. Hedefe ulaşmamız için kalan 80 km’lik yol virajlı ve dar. Ama yolun asfalt oluşu ve sonbaharın ağaçlara katmış olduğu renkler arasında temiz hava da güzel ama biraz da yorucu yolculuk oldu. Yol boyunca Yedigöller tabelalarına çok dikkat etmekte fayda tabelalar minicik olduğundan yolu kaçırabilirsiniz.

Dağdan aşağı indikten sonra yol soldan Mengen’e sağdan Yedigöller’e gidiyor. Yedigöller‘e saptığımız gibi yolun hemen yanındaki ince ve uzun dere Milli Park’a girene kadar adeta bize eşlik eder gibiydi. Ormanlık alan içerisinde ağaçlarla kaplı yoldan heyacanla ilerliyoruz. Ve sonunda Milli Park girişine varıp 10 TL ödeyerek aracımızı uygun bir yere park edip gezmeye başlıyoruz.

Yedigöller hakkında kısa ön bilgi : Yedigöller Milli Parkı heyalanın oluşturduğu göller ile “Orman Denizi” ni andıran zengin bitki örtüsüne sahiptir. Göllerde yaşayan alabalıklar ve bu değerşerin yarattığı rekreasyon kullanım potansiyeli ana kaynakları oluştururlar. Genellikle yer yapısı sepantinlerden ve volkanik kayaçlardan oluşan sahada zaman zaman göçük yer hareketleri sürüklenmeye hazır arazi yapısı, göllerin meydana gelmesini hazırlayan başlıca faktörlerdir.

Yedigöller’in hakim olduğu bitki örtüsü ise kayın ağaçlarıdır. Bunun haricinde gürgen, karaçam, meşe, kızılağaç, göknar, sarıçam, ıhlamur, karaağaç, yapraklı üvez, fındık ve porsuk gibi bir çok değişik tür ağaçta görülmektedir.

Milli Park’a girer girmez Seringöl misafirlerin ayaklarına çiçekler sermiş bir halde karşılamaktadır. Seringöl’den ileri araba yolundan yürüyerek 5 dakika da Büyükgöl’e vardık. Göllerin çoğu ismini kesinlikle fiziki yapısından almış. Büyükgöl’e sıfır noktada ki yürüyüş parkurundan bol oksijen içinde tahta iskeleye ulaşıyoruz ancak ne var ki onca insan içinde resim çekmek mümkün olmuyor. Eh bizde manzarayı çekelim bari dedik

Büyükgöl’ün hemen karşısındaki göl ise Deringöl’dür. Bu gölün en güzel noktasından resimlerimi çekip etrafında gezintimizi yapıp sıradaki 4 göl için biraz tırmanmamız gerekecek. Milli Park içerisinde bir gölden diğerine gidebilmek için ormanlık alan içerisinde patika yoktur. Yalnız göllerin etrafında yürüyüş yapabilmek için patika vardır. Dolayısıyla ziyaretçiler araba yolunu kullanmak zorunda kalıyor ve her araba geçisinde kalkan toz içinde güya doğa yürüyüşü yapıyorlar! Biz arabamıza binip yukarı arabamızla çıkıp yine ugun bir yere park edip sıradaki gölleri gezmeye başladık. Yolun sağında kalan İncegöl’ün yanındaki patikadan devam ettiğimizde Sazlıgöl’e vardır. Belli bir nokta da yolu tel örgü ile kapattıklarından ana yola çıkıp tekrar aşağı inip Nazlıgöl ve Kurugöl’ü ziyaret edip Yedigöller’e ismini veren tüm gölleri gezmiş görmüş olduk.

Seringöl : 1.758 metrekare büyüklükte, içinde Gökkuşağı balık türünü barındıran Heyelan Gölüdür.

Büyükgöl : Milli Park’ın en büyük gölüdür (24.895 metrekare) . En derin noktası 16 metredir. İçinde barındırdığı balık türleri: Gökkuşağı, Mercan Abant Alası, Kadife.

Deringöl : Derinliği bir çok noktada 10 metreyi bulan gölün etrafındaki patika alanda doğa yürüyüşü yapabileceğiniz gibi bu gölde avlanmada serbesttir.

İncegöl : Uzun ve incedir.

Sazlıgöl : İncegöl’den hemen bitimindeki tamamen sazlıktan oluşan bir göldür.

Nazlıgöl

Kurugöl : Nazlıgöl’ün suları fazla olduğunda yılın belli aylarında su ile dolan 150 metrekare alanı olan yılın bir çok ayında kuru olduğu için ismini bu fiziki yapısından almıştır.

Göllerle bezenmiş bu atmosfer içinde kendimizi fotoğraf çekmeye veriyoruz. Fotoğraf çekerken bile bir gözünüzle yeşilin, kızılın ve sarının iç içe olduğu size renk cümbüşü sunan doğaya bakmadan edemiyorsunuz.

Gidilmesi Gereken En İyi Dönem : Sonbahar

Yapılacak Aktiviteler : Trekking, Kamp, Fotoğrafçılık, Av (Balık)

Ulaşım

Hangi internet sayfasına bakarsanız bakın ister İstanbul’dan ister Ankara’dan gelin fark etmez her türlü otoyoldan Yeniçağa sapağından girip Mengen üzerinden Yedigöller’e ulaşımın daha kolay ve rahat olduğu söylenmekte bu rota tavsiye edilmektedir.

Diğer bir yol ise İstanbul’dan otoban üzerinden gelip Bolu merkeze varmak ve dağ yolundan ulaşmak mümkündür. Ancak bu yolun çok bozuk olduğu söylenmektedir.

Biz her iki yolu da kullandık. Bolu merkezden gelecekseniz asfalt, virajlı dağ yolundan rahatlıkla ulaşım sağlayabilirken, Mengen üzerinden gelecekseniz hem virajlı hemde stabilize yolu Yedigöller’e varana kadar çekmek zorunda kalacaksanız.

Çevremizde giden arkadaşlarımız yolun çok bozuk olduğundan yakınmışlardı ancak giderken niye bu kadar abartılar diye düşünürken dönüşte Mengen üzerinden geri gittiğimizde sebebini anlamış olduk.

More from the blog