Petra Gezilecek Yerler

Ürdün’de görülmeye değer yerlerin en başında tabi ki Petra geliyor. Peki Petra gezilecek yerler nereler, Petra giriş ücreti ne kadar, bunları biliyor musunuz?

Nebatilerin Petra şehri, medeniyetten uzak Shara dağlarının ortasında bulunmasına rağmen geçmişte eski Mezopotamya ve Mısırı bağlayan ana ticaret yolunun önemli bir parçasıydı. Nebati tüccarlar zenginleşmiş ve buraya şatafatlı ön cepheleriyle taştan bir şehir inşa etmişlerdir. Sürekli değişen renkleriyle büyülü bir yer olarak kalmıştır. Petra’nın yerini benimseyen tek medeniyet sadece Nebatiler değildi elbette. Petra aynı zamanda Roma ve Bizans’tan büyüleyici kalıntılara da ev sahipliği yapmaktadır.

  • Petra, Smintsonian dergisinin “ölmeden önce görmeniz gereken 28 yer” listesinde yer almıştır.
  • 7 Temmuz 2007, Portekiz, Lizbon’da Petra, dünyanın yeni yedi harikasından biri olarak anons edilmiştir.

1812 yılında Johannes Burckhardt adlı İsviçreli kaşif, Petra’yı yeniden keşfetmek için yola çıkmıştır. Arap gibi giyinip aynı zamanda bedevi rehberini kendini kayıp şehre götürmesi için ikna etmiştir. Bundan sonra Petra, batıda büyüleyici güzellikteki tarihi şehir olarak ün salmaya  ve ziyaretçi çekmeye başlamıştır.

Dağ boğazlarını, Araba Vadisi manzalarını, şelaleleri, Nebati Araplarının başkenti ve dünyadaki en ünlü arkeolojik sit alanlarından biri olan Petra şehrini de içeren manzaralar çok çeşitli ve etkileyicidir. Akabe’nin 120 km kuzeyinde bulunan Dünya harikası Petra, Ürdün’ün tartışılmaz en değerli hazinelerinden biridir.

Petra’nın tam olarak ne zaman inşa edildiği bilinmese de M.Ö 1 yy’da tütsü, mür ve baharat ticareti sayesinde zenginleşmiş Nebati Krallığı’nın başkenti olarak ün salmaya başlamıştır. Petra, sonrasında Roma İmparatorluğuna katılmış ve MS.363 yılında bir deprem şehrin büyük bir bölümünü yok edene kadar 4. yy’da gelişmeye devam etmiştir. Ticaret yolundaki değişikliklerin etkisiyle deprem birleşince şehrin dağılmasına sebep olmuş ve sonuç olarak şehir tamamen terk edilmiştir. 7. yy’ın ortalarında şehrin neredeyse boş olduğu ve bölgedeki bedeviler haricinde kimsenin yerini bilmediği anlaşılmaktadır.

Petra 6 Aralık 1985 yılında Dünya Miras Listesine girmeye hak kazanmıştır.

Petra Antik Kentinde Gezilecek Yerler

Bab Al Siq

“Bab Al Siq” Arapça, kanyon yolu kapısı anlamına geliyor. Burada, kayadan yontularak yapılmış köşegen anıtlar olan, üç adet devasa Djinn (Cin) bloğunu görebilirsiniz. Sonrasında M.S 1.yy’da Nebatiler tarafından inşa edilmiş olan Dikilitaş Lahitine geliyorsunuz.Lahitin üstünde “nafesh” denilen dört adet piramit ve burada gömülü olan beş kişinin sembolik bir temsili olan yarım kabartma şeklinde yapılmış heykelin oturtulduğu oyuğu göreceksiniz. Hemen altında ziyafet alanı olarak kullanılmış olan Triclinium bulunuyor. Karşı yamaç yüzeyinde gömü anıtı olduğunu gösteren Nebati dili ve Yunanca ikili yazıt bulunmaktadır. “Abdomanchos” tan kalan bir yazıt, bu mezarın kendi ve ailesi için kullanılacağını belirtmektedir. 

Baraj

1964 yılında hükümet tarafından Nebatilerin inşa ettiği şekle sadık kalarak restore edilmiştir. Barajın asıl yapım amacı, vadinin ardındaki tepe ve dağlardan mevsimsel yağış esnasında gelebilecek sel tehlikesinden başkenti korumaktı. Baraj sel sularını, daha sonra “Karanlık Tinel” diye adlandırılan tünele yönlendirirlerek Petra Şehrini korumuştur.

Siq (Kanyon Yolu)

Petra şehrine giden tarihi ana giriş olan Siq, barajda başlayan ve Hazine’nin karşısında biten, yaklaşık olarak 1200 metre uzunluğunda ve genişliği 3 ila 12 metre arasında değişen bir kayalık geçittir. Yüksekliği yaklaşık 80 metre olan kayalığın büyük bir kısmı doğaldır ve geri kalanı Nebatiler tarafından oyularak şekillendirilmiştir. Kanyon yolu, çoğu tanrıları temsil eden Nebati heykelleri ile süslenmiştir. Nebatilerin, suyun kutsal olduğu inancı nedeniyle tanrı heykellerini, su kanallarına çok yakın yapmış olduğu düşünülmektedir.

Hazine (Al Khazna)

Kanyon Yolu Petra’nın en muhteşem çn cephesi olan Hazine’ye, diğer adıyla Al Khazna’ya açılmaktadır. Neredeyse 40 metre yükseklikte ve Korint sütun başlıkları, kabartmalar, figürler ve çok daha fazlası ile özenle süslenmiştir. Hazine’nin tepesinde, yerel bir efsaneye göre içinde bir firavunun hazinesinin olduğu düşünülen gömü küpü bulunmaktadır. Her ne kadar asıl işlevi bilinmese de, Hazine M.Ö 1 yy’da inşa edilmiştir. 25.30 metre genişliğinde ve 39.1 metre yüksekliğinde iki kattan oluşmakta ve iç salonun her iki tarafında bir oda olacak şekilde üç salonu vardır. Detaylı bir biçimde oyulmuş ön cephesi Nebati mühendisliğinin dehasını temsil etmektedir.

Alnaç Sokağı (The Street of Facades)

Hazine binasının ardında, kanyon yolunun hemen yanında bulunan güney yamaca kazınmış, oyularak süslenmiş ön cepheleriden oluşan anıtsal Nebati mezarlar sırasına verilen isimdir. Hazineyi geçtiğinizde, kanyon yolu gittikçe genişleyerek ilerleyecek ve açık bir alana çıkacaktır. Her iki tarafta da, değirmen taşları ve diğer dekorasyon nesneleri ile süslenmiş çok sayıda Nebati defin geçitleri bulunmaktadır ve ön cephelerin bazıları doğal etmenlerden yok olmuştur.

Yüksek Sunak (High Place of Sacrifice)

Tiyatrodan başlayıp yarım saat süren dik tırmanışın sonunda Attuf tepesinin zirvesinde bulunan Yüksek Sunak’a varmak bütün emeğinize değecektir. Nebatilerin toplu yollarının bir kısmını oluşturan patika ve merdivenler, düz zirveye ulaşana kadar size göz alıcı dağ manzaraları sunacaktır.

Tiyatro

Yüksek sunağın bulunduğu dağın eteklerinde, yamaca oyularak yapılmış olan tiyatro, geçitlerle ayrılan üç sıra oturulacak yerden oluşmaktadır. 4000 izleyiciyi barındırabileceğinden, konferans salonuna yedi merdiven yükselmektedir.

Urne Mezar (Avlu)

İsmini bina alınlığının üzerinde bulunan küpten almaktadır. Tahminen M.S 70 yılında inşa edilmiştir. Mezarın hemen ardında, iki tarafını kolonların çevrelediği derin bir avlu bulunmaktadır. Ön yüzün üstünde, daha ufak mezar odalarına açılan üç hücre bulunmaktadır. Fakat bina M.S 446 yılında Bizans kilisesine çevrilmiştir.

İpek Mezar

Urne Mezarın kuzeyinde bulunan İpek Mezar M.S 1 yy’ın ilk yarısına uzanmaktadır. Mezarın avlusu 10.8 metre genişliğinde, 19 metre yüksekliğindedir ve ortasında kapısı kalacak şekilde dört adet sütun çevrelemektedir. Petra’daki en etkileyici renkteki mezarlardan biridir.

Korint Mezarlığı

Korint mezarlığı, M.S 40 ile 70 yılları arasında inşa edilmiştir. Ve İpek Mezardan hemen sonra bulunmaktadır. Ön yüzü 27.55 metre genişliğinde ve 26 metre yüksekliğindedir. Ön tarafında ve kenarlarında, ölü yıkama törenlerinde ve mezarlığın içerisinde kullanılan 4 adet su haznesi bulunmaktadır.

Saray Mezarı

Korint Mezarının kuzeyinde bulunan Saray mezarının eni 49 metredir ve 46 metrelik yüksekliği vardır. Alt kısmı 12 süslemeli sütundan ve dört geçitten oluşur. Eşiğin üzerini 18 kolon süslemektedir.

Sextius Florentinus Mezarı

Sarayın kuzey doğusunda bulunan bu mezarlık Latince yazılarla çevrelenmiştir. Taş mezar M.S 129 yılı civarında Arap devleti valisi olan Sextus Florentinos’a aittir.

The Nymphaeum

Sütunlu sokağın başladığı yerde hemen sağda bulunan bu yarım daire şeklindeki abide su çeşmesinin ön yüzünü 6 Nebati sütunu süslemektedir. Ve bu çeşme Musa Vadisi ve Al-Mataha Vadisi’nin kesiştiği noktada bulunur.

Sütunlu Sokak

Bu sokak, ilk inşaasında orjinal Nebati tarzını taşıyor olsa da, Roma istilası sürecinde tekrar gözden geçirilmişolduğu aşikardır. M.Ö 106 yılında bu sokak 6 metre genişliği ile tekrar inşa edilmiştir.

Büyük Tapınak

Büyük Tapınak kompleksi, Petra merkezinin en büyük arkeolojik ve mimari bileşenlerinden birini temsil eder. 1993’ten beri, Brown Üniversitesi’nden arkeologlar bu tapınak bölgesinde kazı yapmaktadırlar. Bu araştırmalar, Ürdün Tarihi Eserler Müdürlüğü’nün desteği ile sürdürülmektedir. Tapınağın özenle işlenmiş çiçek deseli duvar süsleri ve akanthoslarla bezenmiş kireç sütun başlıkları gösteriyor ki bu tapınak, yerel geleneklerini klasik çağ ruhu ile bütünleştiren Nebatiler tarafından M.Ö 1 yy’ın sonlarına doğru inşa edilmiştir.

Kilise

Petra’nın ana kilisesi aslında Petra’daki ikinci kilisedir. Lahit mezarın 446 yılında kiliseye çevrilmesi, 28 metrelik koridorları ve 17 metrelik görüş mesafesinin yanısıra bahçesi, kuzey ve doğu tarafında odaları, hatta kulesi olan bir kilise binasının ortaya çıkmasına imkan tanımıştır. Kilisenin zemini, kuzey ve güney salonlarında mozaikleri ile ünlüdür. Sadece bununla kalmaz, doğu koridoru mermer kaplı iken, batı duvarına doğru her üç girişte de yer ve deniz tanrıları, dört mevsim tasfirleri, hayvan şekilleri ve geometrik mozaikler işlenmiştir. Tahminen M.S 5 yy’ın sonlarına doğru inşa edilmiş fakat, yangın ve deprem nedeniyle 6.yy’da yok olmuşlardır.

Qasr Al-Bint Tapınağı

Qasr Al Bint’teski kazı ve restorasyon çalışmaları 1950’lerin sonuna doğru, Kudüs’teki İngiliz Arkeoloji Okulu tarafından başlatılmış ve hala Ürdün Tarihi Eserler Müdürlüğü tarafından sürdürülmektedir. Qasr Al Bint iç ve dış alçı kaplamalarıyla, yontma olukları ve kabartma panolarıyla ünlüdür. M.Ö 1 yy’ın ikinci yarısında inşa edilmiş ve M.S 2 yy’da Romalılar tarafından tekrar kullanılmaya başlanmıştır. M.S 363 depremine mağruz kalmadan M.Ö 3 yy’ın sonunda anıt yağmalanmış ve yakılarak kasıtlı bir biçimde yok edilmiştir.

Manastır

47 metre genişliğinde ve 48.3 mmetre yüksekliğindedir. Hazine modeli ile inşa edilmiştr. Fakat buradaki kabartmalar ev heykelleri ile değiştirilmiş. Ön cepheden sütunlu bir giriş uzanır ve iç kısmını ise iki tarafı kaplayan sıralar ve en arka duvarda ise bir yemek odası bulunmaktadır. Dini derneklerin toplantıları için yemek odası olarak kullanılmıştır. M.S 2 yy’da Kral 2.Rabbel döneminde bu alan Hristiyan şapeli olarak tekrar kullanıma açılmış ve bu nedenler de arka duvara haçlar kazınmıştır. Manastır denmesinin asıl nedeni budur.

Petra Gece ışık Gösterisi

Kaynak https://commons.wikimedia.org

Gün yüzüyle dünyanın yedi harikasını bir de akşam kandiller eşliğinde görmek istiyorsanız. Pazartesi, Çarşamba ve Perşembe günleri saat 20:30’da başlayıp 22:30’da biten gösteriye mutlaka katılmalısınız. 1.800 adet kandilin süslediği taş şehir mum ışıkları altında inanılmaz bir manzara sunuyor. Petra gece gösterisi için günlük aldığınız biletin geçmediğinin altını çizelim. Bunun için ayrıca 17 JD daha ödemeniz gerekiyor. 10 yaş altı çocuklara ise ücretsizdir.

Petra Giriş Ücreti 

1 Günlük : 50 JD

2 Günlük : 55 JD

3 Günlük 60 JD

Petra Ziyaret Saatleri

Kış dönemi 06:00 – 16:00

Yaz dönemi 06:00 – 18:00

Petra’ya nasıl gidilir?

Amman’dan : Amman Abdali istasyonundan 06:30’da kalkan Petra otobüsüne binip 10:30’da buraya varabilirsiniz. Dönüş için yine aynı gün saat 17:00’de Petra’dan Amman’a otobüs bulunmaktadır. Online otobüs rezervasyonu için buraya tıklamanız yeterli.

Araçla gelecekseniz Amman’ın güneyine 3 saat sürüş mesafesindedir. Havalimanından alacağınız sim card + internet veya offline map’ler sayesinde gideceğiniz yerin adını yazarak da kolayca ulaşabilirsiniz.

 

 

 

More from the blog

Ürdün Nerede Nüfusu Başkenti Nasıl Gidilir

Ürdün turumuzu ilk defa 2016 Nisan ayında gerçekleştirmiştik. 3 günlüğüne gittiğimiz ülkeyi tam anlamıyla gezemediğimiz için yine aynı dönemde 2017 Ürdün turumuzu gerçekleştirdik. Bu...

Ürdün Turu Planlaması

Ürdün bir kez gidip doyamadığımız sonra üzerine 7 gün bize ancak yeter diyerek tekrar gittiğimiz bir ülke. Bu sefer normal rotanın dışına çıkarak Ürdün...

Wadi Rum Ürdünün En Büyük Çölü

Yüksek tepeleri, kumlu vadileri ve kırmızı dik kayalıkları Wadi Rum bölgesini açık çölden ayırmaktadır. Rum Vadisi'nin dağ çölleri Bedevilik olarak bilinen eşsiz bir göçebe...

Ürdün Gezilecek Yerler

Orta Doğu ülkesi olan Ürdün ne yazık ki hak ettiği değeri gezginler tarafından kazanmış değil. Türkiye'den yalnızca bir kaç saat mesafe uzaklıkta yer alan...