<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İstanbul | Gezgin Çift</title>
	<atom:link href="https://www.gezgincift.com/tag/istanbul/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gezgincift.com</link>
	<description>Gezgin Çift</description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Dec 2019 18:07:15 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://www.gezgincift.com/wp-content/uploads/2019/05/cropped-gezgincift-32x32.png</url>
	<title>İstanbul | Gezgin Çift</title>
	<link>https://www.gezgincift.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Şile Gezi Rehberi</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/sile-gezi-rehberi</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/sile-gezi-rehberi#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 18:23:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Şile]]></category>
		<category><![CDATA[Şile Gezi Rehberi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4205</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tarihi eski çağlara kadar uzanan Karadeniz&#8217;in kıyısında ufacık bir kasaba olan Şile&#8217;deyiz. Yapılan arkeolojik çalışmalar sonucu Şile&#8217;nin MÖ.12.000-6.000 arasında önemli bir yerleşim yeri olduğu, bölge tarihinin Cilalı Taş Devri&#8217;ne kadar uzandığı değerlendirilmektedir. Antik Çağ döneminde Şile ilk kez Yunanlılar tarafından ikinci kez ise Roma İmparatorluğu tarafından istilaya uğramıştır. Şile&#8217;nin istilalar, kuşatmalar ve savaşlar görmesi nedeniyle pek çok farklı kültürler [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/sile-gezi-rehberi">Şile Gezi Rehberi</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Tarihi eski çağlara kadar uzanan Karadeniz&#8217;in kıyısında ufacık bir kasaba olan Şile&#8217;deyiz. Yapılan arkeolojik çalışmalar sonucu Şile&#8217;nin MÖ.12.000-6.000 arasında önemli bir yerleşim yeri olduğu, bölge tarihinin Cilalı Taş Devri&#8217;ne kadar uzandığı değerlendirilmektedir. Antik Çağ döneminde <strong>Şile</strong> ilk kez Yunanlılar tarafından ikinci kez ise Roma İmparatorluğu tarafından istilaya uğramıştır. Şile&#8217;nin istilalar, kuşatmalar ve savaşlar görmesi nedeniyle pek çok farklı kültürler bu bölgede egemenlik kurmaya çalışmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Şile&#8217;nin M.Ö VII. yy&#8217;da Miletoslu kavimler tarafından kayaların üzerine kurulduğuna inanılmaktadır. Geçmişten günümüze Şile&#8217;nin aldığı isimler Philee, Shila, Aschil, Artena, Kilio ve Kalpe&#8217;dir. Tarih boyunca Şile&#8217;ye Lidyalılar, Persler, Galatlar ve M.Ö I. yy&#8217;da Romalılar hakim olmuştur. Romalılardan sonra ise Cenevizlilerin de bir süre burada hakimiyet sürdüğü hatta Şile kalesinin Cenevizliler döneminden kaldığı sanılmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Malazgirt Savaşının hemen ardından Şile Selçuklu Sultanı Süleyman Şah tarafından ardından 1097 yılında ise I. Haçlı Ordusu tarafından ele geçirilmiş ve bölgede hakimiyet Bizanslılara geçmiştir. Yıldırım Beyazıt&#8217;ın Bizanslardan aldığı yer artık Osmanlı topraklarına katılmış olsa da 1402 yılında Bizans İmparatoru II.Manuel tarafından kısa süreli ele geçirilmiş olmasına rağmen Osmanlılar tekrar bölgede hakimiyeti eline almıştır.</span></p>
<ol style="text-align: justify;">
<li><span style="font-size: 14pt;">Dünya Savaşı ile Şile ve çevresine yerleşen Rum çeteleri Kurtuluş Savaşından sonra kurtarılmıştır. Cumhuriyetin ilan edilmesinden sonra 1923 yılında ilk belediyelerden biri Şile&#8217;de kurulmuştur.</span></li>
</ol>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Şile&#8217;nin engebeli bir arazi üzerinde konumlanmış olması ve sık ormanlara sahip olması nedeniyle buraya ulaşımın sadece deniz yolu ile olduğu sanılmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 14pt;">Şile Deniz Feneri</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Türkiye&#8217;nin Uluslararası standartlardan en büyük deniz feneri olan Şile Feneri Sultan Albülmecit döneminde 1859-1860 yıllarından yapılmıştır. Türkiye&#8217;nin aktif olan en büyük feneridir. 15 aniye aralıklarla çakan fenerin ışığı gece açık havada 35 mil mesafeden görülebilmektedir. Fener 2004 yılında müzeye çevrilerek turizme kazandırılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Kırım Harbi zamanında Karadeniz&#8217;den İstanbul Boğazına girecek gemilerin yollarını bulabilmeleri için yapılmış olan fener, bu amaçla Boğazlar civarında 1856 yılında Anadolu Fenerinden sonra 1859 yılından sonra faaliyete girmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 14pt;">Fenerin Özellikleri</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">1859-1860 yıllarında Fransız Fenerler İdaresi tarafından yapılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Yapımında ışık kaynağı olarak 3 fitilli gaz lambası kullanılmış ve alt kısmında gazın dinlendirilerek süzülmesi için sarnıç şeklinde yapılan özel bir deposu vardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Fenerin taş bölümü Türk Mimarlar tarafından yapılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Fenerin metal ve kristal sistemi Paris&#8217;teki Barbeur fabrikası yapımı Fransız malıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Mercekleri 8 adettir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">1000 Watlık elektrik lambası ile aydınlatılmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Işığı 20 mil uzaklığa ulaşmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">1 dönüşü 120 saniyede tamamlayan Fener ışığı 8 adet göz biçimli mercekten yayılırken, Fenerin çalışması duvar saatlerinde kullanılan sarkaç sistemi ile gerçekleşmekte ve dişli tertibatı ile 2 saatte bir kurulmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Fenerin yüksekliği 19 metredir (75 basamaklıdır).</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 14pt;">Şile Ocaklı Ada Kalesi</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Şile&#8217;nin Cenevizlilerin egemenliğinde kaldığı süreç içerisinde kalenin yapıldığı sanılmaktadır. Ocaklı Ada&#8217;nın Şile&#8217;nin kuzeyinde yer alan 5 adet küçük adadan biri olup zananla jeolojik değişim geçirerek, yarımada iken ada haline geldiği belirtilmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Kale ilk olarak 1305 yılında Yoros Kalesi ile birlikte Türklerin eline geçmiş ancak uzun süre ellerinde kalamamış Karadeniz ticaretini ellerinde tutan Cenevizliler kaleleri tekrar ellerine almıştır. Zaman içinde Cenevizlilerden 1391 yılında Yıldırım Beyazıt, 1402 yılında Bizanslılar ve sonrasında tekrar Osmanlılar kaleyi ele geçirmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">2010 yılında İstanbul IV Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu&#8217;nun 2351 sayılı kararında kalenin yer aldığı 1 pafta, 135 ada, 1 parsel ile ilgili olarak kulenin tamamen açığa çıkarılması amacıyla Arkeoloji Müzesi denetiminde kule ve yakın çevresinde kazı yapılmasına karar verilmiştir. Bu sebeple ada ve kale çevresinde kapsamlı bir temizlik çalışmasına başlanmıştır.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/sile-gezi-rehberi">Şile Gezi Rehberi</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/sile-gezi-rehberi/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Villafe Butik Otel</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/villafe-butik-otel</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/villafe-butik-otel#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 18:19:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Çatalca]]></category>
		<category><![CDATA[Villafe Butik Otel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4199</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sıcak yaz günlerini geride bıraktığımız Eylül ayının ilk haftasında sonbaharın gelmiş olmasının bize verdiği o melankolik ruh halinin içinden çıkmak için kendimizi İstanbul’un yanı başında çok az insanın bildiği Çatalca&#8217;nın Elbasan Köyünde yer alan  Villafe Butik Otel&#8217;de bulduk. Bir zamanlar tekstil işi ile uğraşan Ferhan Hanım’ın zamanında kendi kullanımı için yaptırmış olduğu Villafe&#8217;deyiz. Şimdilerde burası insanların İstanbul’un karmaşasından, trafik stresinden,kirli [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/villafe-butik-otel">Villafe Butik Otel</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Sıcak yaz günlerini geride bıraktığımız Eylül ayının ilk haftasında sonbaharın gelmiş olmasının bize verdiği o melankolik ruh halinin içinden çıkmak için kendimizi İstanbul’un yanı başında çok az insanın bildiği Çatalca&#8217;nın Elbasan Köyünde yer alan  Villafe Butik Otel&#8217;de bulduk. Bir zamanlar tekstil işi ile uğraşan Ferhan Hanım’ın zamanında kendi kullanımı için yaptırmış olduğu Villafe&#8217;deyiz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Şimdilerde burası insanların İstanbul’un karmaşasından, trafik stresinden,kirli havasından kaçtığı adeta kendilerine ödül verdikleri doğanın içine gizlenmiş butik bir oteldir. Sadece bununla da kalmayıp ziyaretçilerine 100 mt2 salonuyla toplantı organizasyonları ve çok geniş yeşil alanıyla kır düğünü yapma imkanı da sunmaktadır. Ferhan Hanım’ın güler yüzlülüğü ve misafirperverliği ile otelin dinlenme salonunda çok güzel ağırlandık. Hoş sohbeti ve cana yakınlığı bize Villafe’yi daha da bir sevdirdi. Dinlenme salonundaki tarihi doku bizi çok etkilediği gibi birçok obje ve mobilya Ferhan Hanım’ın olmakla birlikte bazıları dışarıdan alınıp otelin en güzel köşelerine konumlandırılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Villafe</strong> bir King Suit odası, 2 Suit odası ve 11 adet avlu odasıyla 36 kişiyi bünyesinde ağırlamaktadır. Odaların tümünün manzarası doğayla bütünleşmiş ve oldukça otantik dekore edilmiştir. Otelin ziyaretçilerine sunduğu bir diğer imkan ise sessizliğe bürünmüş doğanın içinde havuz keyfini yaşatmaktır. Bundan da önemlisi otelin tertemiz size özel hamamında kendinizi şımartabilirsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Villafe’nin alabildiğine yeşil bahçesinde salıncaklar, hamaklar, ahşap masa grupları ile dekore edilmiş bahçesinin bir köşesinde oturup kitabınızı okuyabilir, kahvenizi yudumlayabilir ya da hiçbir şeyle meşgul olmayıp doğanın sesiyle kafanızı dinleyebilirsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Sevgililer günü, doğum günü, yılbaşı, evlilik yıl dönümü, düğün ve toplantı organizasyonları yapabileceğiniz Villafe’de unutulmaz anlar yaşayıp geriye dönüp baktığınızda güzel anılar ile hatırlayacak ve tekrar gitmek isteyeceksiniz.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><a href="http://www.booking.com/hotel/tr/vadegllafe.tr.html">VillaFe Butik Otel </a>Ulaşım</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">İstanbul’dan Çatalca yoluna girdikten sonra Çatalca’ya gelmeden önceki Elbasan tabelasını gördüğünüz yerden sola sapmalısınız. Bu yolu takip edince yol sizi Elbasan köyünün içine sokuyor. Köy meydanındaki caminin solundaki yolu takip ettikten sonra karşınıza çıkan yol ayrımından aynı zamanda karşınıza çıkan Villafe tabelası doğrultusunda soldan devam ediliyor. Ve çok kısa bir süre sonra yine Villafe tabelası ile doğanın içine adımınızı atmış oluyorsunuz.Navigasyon yardımı alanlar için Villafe’nin Elbasan-Kadıköy yolu üzerinde olduğunu belirtmekte fayda var.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/villafe-butik-otel">Villafe Butik Otel</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/villafe-butik-otel/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çatalca</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/catalca</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/catalca#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 18:21:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Çatalca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4202</guid>

					<description><![CDATA[<p>Villafe&#8217;de geçirdiğimiz güzel bir günün ardından havanın da şansımıza iyi olmasından faydalanıp Çatalca ve çevresinde gezilecek yerleri görelim istedik.Roma İmparatorluğu zamanında Metra diye anılan bir yer iken Osmanlı hakimiyetine geçtikten sonra adı farklı isimler aldıktan sonra en son olarak Çatalca olarak kalmıştır. Çatalca stratejik konumundan dolayı tarihte bir çok saldırılara, istilalara karşı karşıya kalmıştır. Çatalca bölgesinde Trak halkı sonrasında [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/catalca">Çatalca</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Villafe&#8217;de geçirdiğimiz güzel bir günün ardından havanın da şansımıza iyi olmasından faydalanıp <strong>Çatalca</strong> ve çevresinde gezilecek yerleri görelim istedik.Roma İmparatorluğu zamanında Metra diye anılan bir yer iken Osmanlı hakimiyetine geçtikten sonra adı farklı isimler aldıktan sonra en son olarak Çatalca olarak kalmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Çatalca stratejik konumundan dolayı tarihte bir çok saldırılara, istilalara karşı karşıya kalmıştır. Çatalca bölgesinde Trak halkı sonrasında Makedonlar ve ardından Bizanslılar en son Türk Beylikleri yaşamıştır.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Ferhatpaşa Cami ve Çeşmesi</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Klasik Osmanlı mimarisinin bir örneği olan cami Mimar Sinan tarafından 1597-1598 yılında yapılmıştır. Balkan Savaşı zamanında ciddi derecede tahrip olmuş cami yenilenerek bugünkü görünümüne kavuşmuştur.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Topuklu Çeşmesi</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Çatalca Kaleiçi mahallesinde tarihi çınar ağacının gölgesinde yer alan çeşmeye suyu Bizanslılar getirmiştir. Yaptıran ise Sultan II.Ahmet’tir.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Mübadele Müzesi</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Topuklu çeşmesine çok yakın konumdaki müze eskilerde Rum Tavernası sonra Ziraat Bankası olarak hizmet vermiştir. Çatalca Belediyesi, Lozan Müdabilleri Vakfı ve Avrupa 2010 Kültür Başkent Ajansı’nın birlikte hareketi ile yapı müzeye çevrilmiştir. Ziyaret edeceğimiz gün müze içerisindeki sayımdan dolayı ziyarete kapalıydı.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">İnceğiz Mağaraları</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Yer aldığı köye adını veren mağara aslında Kemal Sunal’ın Salako filminin burada çekilmesinden dolayı bilinmektedir. Mağaranın 9 yy’da Cenevizlilerden kaldığı bilindiği gibi diğer bir söylem ise mağara önünden geçmekte olan derenin eskiden taşıp dev kayada böyle oyuklar oluşturması.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">İki Göz Mağarası</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Çatalca Pınarca Mevkiinde bulunan mağaralara ulaşım oldukça zor. Köye girdikten sonra mağarayı gösterir hiçbir tabela yok. Önceden buradan su gelmekte iken artık susuz bir yer halini almış. Mağaraların ve su kanallarının bir çok yeri hazine arayanlar tarafından kazılmış ve öylece bırakılmış.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/catalca">Çatalca</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/catalca/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dolunayda Boğaz Turu</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/dolunayda-bogaz-turu</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/dolunayda-bogaz-turu#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 18:28:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Dolunayda Boğaz Turu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4208</guid>

					<description><![CDATA[<p>İki kıta arasından geçen muhteşem su yolu düşünün ve tam üzerinde süzülen en sevdiğimiz doğa harikası dolunay. İşte tam da böyle bir anda Keyifstyle yatı ile boğazın güzelliklerini profesyonel rehber aynı zamanda seyahat yazarı olan Saffet Emre Tonguç&#8217;tan dinledik. Aslında uzun zamandır boğaz’da dolunay turuna katılmayı istiyorduk neyse ki 10.Eylül’de boğaz turunu gerçekleştirmiş olduk.Dolunay’da boğaz turu boyunca aklımızda kalanları sizlere [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/dolunayda-bogaz-turu">Dolunayda Boğaz Turu</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İki kıta arasından geçen muhteşem su yolu düşünün ve tam üzerinde süzülen en sevdiğimiz doğa harikası dolunay. İşte tam da böyle bir anda Keyifstyle yatı ile boğazın güzelliklerini profesyonel rehber aynı zamanda seyahat yazarı olan Saffet Emre Tonguç&#8217;tan dinledik. Aslında uzun zamandır boğaz’da dolunay turuna katılmayı istiyorduk neyse ki 10.Eylül’de boğaz turunu gerçekleştirmiş olduk.Dolunay’da boğaz turu boyunca aklımızda kalanları sizlere listelemek istedik. Arada yazmadıklarımız, kaçırdıklarımız mutlaka var ama öğrenip liste haline getirdiklerimiz de işinize yarar diye düşünüyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Dolmabahçe Sarayı’nın doldurularak yapıldığını ve isminin bu nedenle Dolmabahçe olduğunu, sarayın padişah Abdülmecit tarafından dönemin ünlü mimarlarından Garabet Amire Balyan’ın yaptırdığını,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Beşiktaş iskelesinin arkasındaki ilk uçak fabrikasını görüyoruz, görmekle kalmayıp ilk uçak fabrikasının burada da olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Dolmabahçe ve Denizcilik müzesinin ortasındaki Osmanlının ilk sanayi yapılarından olan 1929 yılında mimar Victor Adaman tarafından yapılan tütün müzesi binasının şuan Shangri-La Otel olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Shangri-La Otel’in sağındaki 20.000 esere ev sahipliği yapan denizcilik müzesinde 14 tane saltanat kayığının olduğunu ve en önemlisi 193 ülkede 42 tane var saltanat kayığı varken bunlardan 14 tanesinin bizim ülkemizde olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Müzenin arkasında Barbaros Bulvarı ile Beşiktaş Caddesinin birleştiği yerdeki Sinan Paşa Cami’nin Osmanlı döneminde Rüstem</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Paşa’nın kardeşi Kaptan-ı Derya Sinan’ın Mimar Sinan&#8217;a yaptırmış olduğunu ,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ünlü Türk amirali Barbaros Hayrettin Paşa’nın anısına 1944 yılında dikilen bronz heykelinin burada olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Barbaros Cami&#8217;nin Cumhuriyet döneminden sonra yapılmış olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bahçeşehir Üniversitesinin hemen arkasındaki Cihannuma Rum Kilisesi’nin yer aldığını ve bununla birlikte İstanbul’da 90 tane Rum Kilisesi, 14 tane Sinagog ve 3215 tane Cami olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Fourseason spasının geçen yıl dünyanın en iyi spası seçildiğini,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Fourseason Otelinin ilk açıldığında sosyetenin bu otelde kim evlenecek diye birbirine girdiğini ama ilk evlenenin Selim Hamamcıoğlu olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Çırağan caddesi boyunca sıralanan Osmanlı Saraylarının asıl adının Feriye Sarayları olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Osmanlı’nın ilk oturduğu sarayın Dolmabahçe olduğunu, Çırağan Saray’ında Sultan’ın oturduğunu, hanedan mensuplarının sayılarının artması ile onların oturması için Feriye Saraylarının yapılmış olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">3.Mart.1924 tarihinde halifelik kaldırıldıktan sonra hanedan üyelerinin sürgüne yollanması ile sarayların boşaltılıp, boş kaldığını ve bunların okula çevrildiğini,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Çırağan Sarayının eskiden kandillerle süslendiğini, Çırağan isminin ışık demek olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Çırağan’da 440 mt2 büyüklükteki Sultan Sarayının 1 gece konaklama bedelinin 25.000 dolar olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küçük Mecidiye Cami diğer adıyla Teşrifiye Cami’nin 1848 yılında Abdülmecit tarafından ermeni ailesine (Nigoğos Balyan ve Garabet Amira Balyan) yaptırıldığını,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ortaköy sahilindeki barok mimarinin en belirgin özelliklerine sahip Cami’nin ise Büyük Mecidiye Cami olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Feriye karakolunun (bina önünde 8 sütun var) zamanında tüm Feriye Saraylarını koruduğunu, karakolun Sabancı Ailesi tarafından restore edildiğini, karakoldaki sütunda Sabancı Ailesinin isminin yazılı olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">The House Otel’i binasının Balyan ailesinin olduğunu ve zamanında burada yaşadıklarını,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Raffles’da 500 mt2 penthouse’ların 17 milyon dolar olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Esma Sultan Yalısı önünden geçerken yalı hakkında pek bilgi alamasak da Esma Sultan’ın çok çapkın bir kadın olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Alarko binasının solundaki Budist tapınağına benzeyen yapının Alman asıllı yahudi mimar Bruno Taut’un evi olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Atatürk’ün Savarona yatı önünden devam ederek I. köprünün altına geldik. Köprünün yıkılma hikayesini öğrendik. 29.Ekim.1943 yılında 1074 metre uzunluğa sahip köprünün açılışı için 1 milyona yakın insanı köprüye çıkarıldığını, tabi açılış olduğundan marşlar çalındığını, bizimkilerde marş müziğini duyunca uygun adım ileri hareket edince rezorans etkisi yarattıklarını, sallanmaya başlayan köprünün yıkılmasını engellemek için hemen marşlar durdurulduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yazlık saray olarak yaptırılan Beylerbeyi Sarayı’nın önünden gezimiz oldukça güzel geçerken bu esnada yeni yeni bilgiler daha ediniyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1850’li yıllarda Avrupalıların Osmanlı’ya hasta adam dediklerini, Osmanlı’nın da Avrupalılara hava atmak için borç paralar alıp görmüş olduğumuz sarayları yaptırdıklarını,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Mısır’daki Port Said Limanı’na dikilmek üzere Fransız heykeltraş Frederic Bartholdi’ye elinde meşale, başında 7 sivri ucu (7 kıta ve 7 deniz simgeler) olan taçlı bir heykel yaptırıldığını, heykelin mühendislikle ilgili kısmını Gustave Eiffel’in yaptığını, heykele mankenlik yapanın ise Singer dikiş makinelerinin kurucusu Isaac Singer’in eşi Isabelle Eugenie Boyer olduğunu, bu heykelin Suveyş kanalı projesinin bir parçası olduğunu, Suveyş kanalı açılırken Mısır halkının tepki verileceği düşünüldüğünden Mısır Valisi İsmail Paşa tarafından heykelin Mısır’a getirilmemesi talimatı verdiğini, heykel yıllarca kendi halinde bir depoda beklemekteyken bir gün Fransız heykeltraş Frederic Bartholdi’nin Amerika’ya devasa heykel yapmak için görevlendirildiğini ve bugün Amerika’daki Özgürlük Anıtının bizim topraklarımızdan çıkan bir heykel olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Villa Bosphorus Balık Restaurantının Münevver Ayaşlı’nın yalısı olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Sabancı Ailesinin boğaz’da 28 adet yalısı olduklarını,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yalçın Sabancı’nın 5 yalısı olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Boğazın butik otellerinden olan Sumahan Otelin 19. yy’da bir likör fabrikası olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Çengelköy Bizanslılar döneminde burada çengel ürettikleri için adını buradan aldığını,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Eski Osmanlı kışlası olan Kuleli Askeri Lisesinin önünden geçerken yine bir Osmanlı kışlası olan Selimiye Kışlasında dünyanın ilk kadın hemşiresi Florence Nightingale’in 1854 yılında Kırım Savaşı sırasında yaralanan İngiliz askerlerinin tedavi ve bakımını burada yapmıştır. Aslında İngiliz olmasına rağmen İtalya’nın Floransa şehrinde doğduğu için ailesinin ona bu ismi koyduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Selimiye Cami&#8217;ndeki 4 minare Kanuni Sultan Süleyman’ın İstanbul’un fethinden sonraki 4. padişah olmasından, 10 şerefe ise Osmanlı döneminde 10.padişah olmasından kaynaklandığını,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Galata Köprüsünün tarihi oyun briç’ten geldiğini,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Galata kulesini Cenovalıların yaptığını, Cenova Deniz Müzesinin isminin Galata olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Tophane’deki Kılıç Ali Paşa Caminin yapımında İstanbul’a esir olarak getirilmiş Don Kişot’un yazarı ünlü İspanyol romancı</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Cervantes‘in 6 yıl işçi olarak çalıştığını, cami’nin bitiminden sonra azat edilip İspanya’ya yollandığını,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Cihangir Cami’nin Kanuni’nin en sevdiği oğlunun İstanbul’da en beğendiği noktaya Mimar Sinan tarafından yaptırıldığını,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Çifte Sarayların günümüzde Mimar Sinan Üniversitesi olarak kullanıldığını,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Türkiye Kominist Partisi üyesinin yalısının 700 milyon dolar olduğunu,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Rumeli Hisarının boğazın en dar noktasına 10 ayda 3000 asker tarafından tarafından Fatih Sultan Mehmet döneminde yapıldığını,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İstanbul ağacının ergüvan olduğunu, Ergüvan ağacı yapraklarının aslında beyaz renkli olduğunu ancak efsaneye göre Hz. İsa’ya ihanet eden 13. havarinin pişmanlığı sonucu kendini Ergüvan ağacına amasıyla bu utancı üzerinde taşıyamayan ağaç yaprakların kızarmaya başladığını,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Osmanlı döneminde sahilde bulunan camilere yalı cami, yalılara ise sahilhane yada deryahane dendiğini,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ve listeye sığmayacak kadar çok daha fazlasını öğrendik. Biraz tarihi biraz magazinsel bilgiler ile boğazın incisi boğaz içinde</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">8000 yıllık tarihi yarımada da üstümüzde dolunayın denize vuran pırıltısı ve 40 kişi olarak katıldığımız gezimizde dost sohbetleri eşliğinde unutamayacağımız bir gece geçirdik.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Boğaz’da Dolunay Turu sonrası Saffet Emre Tonguç ile hoş sohbet ve gecenin organizasyonunda emeği geçenGezgin Damaklar ile tanışmamız ise gecenin en güzel anlarından biriydi.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/dolunayda-bogaz-turu">Dolunayda Boğaz Turu</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/dolunayda-bogaz-turu/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eşi Benzeri Olmayan Sancaklar Cami</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/esi-benzeri-olmayan-sancaklar-cami</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/esi-benzeri-olmayan-sancaklar-cami#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 17:34:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Eşi Benzeri Olmayan Sancaklar Cami]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4182</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu sefer dünyanın bir ucuna değil çok yakınımızda bulunan değişik bir yapıyı ziyaret etmeye gittik. Göreceğimiz şey bir cami ama alışageldiğimiz camiler gibi değil. Görüntü itibariyle cami ile uzaktan yakından pek bir ilgisi yok. Caminin mimarı Emre Arolat&#8217;tır. Cami 1050 m2 alan üzerine/altına inşa edilmiştir. 6. düzenlenen Dünya Mimarlık Festivalinde iyi dini yapı olarak seçilen cami bildiğimiz diğer camilerin aksine [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/esi-benzeri-olmayan-sancaklar-cami">Eşi Benzeri Olmayan Sancaklar Cami</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu sefer dünyanın bir ucuna değil çok yakınımızda bulunan değişik bir yapıyı ziyaret etmeye gittik. Göreceğimiz şey bir <strong>cami</strong> ama alışageldiğimiz camiler gibi değil. Görüntü itibariyle cami ile uzaktan yakından pek bir ilgisi yok.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Caminin mimarı Emre Arolat&#8217;tır. Cami 1050 m2 alan üzerine/altına inşa edilmiştir. 6. düzenlenen Dünya Mimarlık Festivalinde iyi dini yapı olarak seçilen cami bildiğimiz diğer camilerin aksine süsleme ve gösterişten uzak oldukça moderndir. Yine bir diğer ayrıntı ise cami&#8217;nin minaresinin bulunmayışıdır. Mimar Emre Arolat minare yerine taş kule yapmıştır. Kulenin en üstünde yazılı arapça kelime &#8220;Allahuekber&#8221;dir. Üst avluda taş kule ve musalla taşları var.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Avludan aşağı kısa adımlı merdivenlerden inerek caminin içine girdik. Cami Hira mağarasından esinlenilerek yerin altına yapılmıştır. Gün ışığının içeri süzülmesi ve led ışıkların loş aydınlatılmasıyla içerisi oldukça dinlendirici olmuş. Caminin içine gerince tam karşıdaki siyah cam duvarın ortasında tek süsleme arapça yazılı vav harfidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Cami için bizce fazla lafa gerek yok. Bizim gördüğümüz en güzel en modern en ibadet edilesi camilerden biridir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Adres : Karaağaç Mevki,Toskana Vadisi, Büyükçekmece &#8211; İstanbul</span></p>
<p style="text-align: justify;">The post <a href="https://www.gezgincift.com/esi-benzeri-olmayan-sancaklar-cami">Eşi Benzeri Olmayan Sancaklar Cami</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/esi-benzeri-olmayan-sancaklar-cami/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kabakça Köy Müzesi</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/kabakca-koy-muzesi</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/kabakca-koy-muzesi#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 18:00:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Çatalca]]></category>
		<category><![CDATA[Kabakça Köy Müzesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4196</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul Çatalca ilçesinin çok değişik bir köyüne yolumuz düştü. Köy bu neyi değişik olabilir ki diyeceksiniz doğru!!! Zaten köy değil köyde yer alan Kabakça Köy Müzesiydi değişik olan. Köy’e girmeden hemen yolun köşesinde tek katlı bir bina burası. Sahibi Seyfullah Oktay bizleri içtenlikle karşıladı ve bir yandan kendiyle ilgi bilgiler verirken bir yandan da müzesini tanıttı. Seyfullah Oktay 27 [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/kabakca-koy-muzesi">Kabakça Köy Müzesi</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">İstanbul <strong>Çatalca</strong> ilçesinin çok değişik bir köyüne yolumuz düştü. Köy bu neyi değişik olabilir ki diyeceksiniz doğru!!! Zaten köy değil köyde yer alan <strong>Kabakça Köy Müzesiydi</strong> değişik olan. Köy’e girmeden hemen yolun köşesinde tek katlı bir bina burası. Sahibi Seyfullah Oktay bizleri içtenlikle karşıladı ve bir yandan kendiyle ilgi bilgiler verirken bir yandan da müzesini tanıttı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Seyfullah Oktay 27 yıl inşaat sektöründe çalışmış. Ancak el sanatları konusunda oldukça da becerili. Biblo maketler ve takı üzerine oldukça fazla el emeği göz nuru el sanatı ürünleri de bulunuyor. Müze’de ilk girdiğimiz oda onun çalışma odası oldukça kalabalık bir hobi oda. El işi yapmaktan gerçekten hoşlanıp hoşlanmadığını sorduğumuzda aldığımız cevap çok ilginçti. Alzheimer olmamak için bu işle meşgul oluyormuş. Mutlu olduğunda pembe, yeşil kızdığında siyah renkleri kullanıyormuş.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Hobi odasının hemen bitişiğindeki oda çok özel ve tarihi eşyaları içinde barındırıyor. Buradaki hiçbir ürünün sahibi yok bizdekilerin böyle olmayacağı ne malum diyerek hüzün içine girdiğimiz bir oda. Oda da eski Osmanlı Tapusu, Good Years ve Philips’in ayakkabı tabanları, eski arabasının pikap’ı, akordiyon, kore harbini dinlemiş radyo. Ürünlerin bir çoğu Seyfullah Bey’e verilmiş. O da bu eski ürünleri veren herkesin isimlerini tek tek üzerlerine yazmış.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Bu iki odayı gezdikten sonra yan taraftaki bölüme geçmeden öne ufak bir akvaryum var. Seyfullah Bey dereden tuttuğu balıkları burada besleyip büyüdüklerinde dereye tekrar geri atıyor. Amacı nesillerini yaşatmak.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Yan taraftaki oda da eşyalar de diğer odadakiler kadar değerli ve özeller. Çarıklar, eski paslanmış silahlar, kılıçlar, Demiryolları müdürünün çalışma masası feneri, tren fenerleri, eski diş çekme çekiçleri, pul koleksiyonları, para koleksiyonları, İngilizlerin tüfeklerin ucundaki demir parçaları (eskiden kadınları bununla öldürürlermiş), duvar saatleri, eski mısır patlatıcısı, kadın ve erkek ellikleri ve daha fazlasını görebilirsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Müzenin bahçesinde çınar ağacının gölgesinde kahvelerimizi içerek Seyfullah Bey ve eşinin güzel sohbetine doyamadık. Umarız bir başka sefere yolumuz yine buraya düşer.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Kendisi Trakya bölgesinde bu şekilde tek müze sahibi. Gelen ziyaretçilere tüm gönüllüğü ile sırf faydalı olabilmek adına müzesini hiç bir ücret talep etmeden gezdiriyor. Böylesi değerli eşyalar görmek ve müzenin sahibi Seyfullay Bey ile eşi Ayşe Hanım ile tanıştığımıza çok memnun olduk. Bu işe gönül vermiş birine eğer elinizde kullanmadığınız, evinizin en ücra köşesine öylece attığınız tarihi eşyalarınız varsa getirip vererek müzenin bir köşesinde sizin adınız ile yerini almasını sağlayabilirsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">İletişim : 0532 415 09 47</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Adres : Kabakça Köyü-Çatalca-İstanbul</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/kabakca-koy-muzesi">Kabakça Köy Müzesi</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/kabakca-koy-muzesi/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>1</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocukluğumun Şilesi</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/cocuklugumun-silesi</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/cocuklugumun-silesi#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 17:21:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Şile]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4179</guid>

					<description><![CDATA[<p>Her zaman demişimdir &#8220;Dünya&#8217;yı gezsem de Şile&#8217;nin yeri bir başkadır&#8221; diye. Haftasonu iğne atsan düşmez plajlarını, buram buram mangal kokularını, geceleri yollara yatıp sabahlayan insanlarını görenler tabi ki beni anlayamaz. Çünkü Şile benim için hala ağaçların gökyüzünü kapadığı yollarıyla 2.5 saat süren, Yeşilvadi&#8217;de ayran, Üvezli&#8217;de gözleme ve mısır molası verilen, herkesin birbirini tanıdığı turistlerin, sanatçıların kumsalları süslediği, festivallerin [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/cocuklugumun-silesi">Çocukluğumun Şilesi</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="font-size: 12pt;">Her zaman demişimdir &#8220;Dünya&#8217;yı gezsem de Şile&#8217;nin yeri bir başkadır&#8221; diye.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Haftasonu iğne atsan düşmez plajlarını, buram buram mangal kokularını, geceleri yollara yatıp sabahlayan insanlarını görenler tabi ki beni anlayamaz. Çünkü <strong>Şile</strong> benim için hala ağaçların gökyüzünü kapadığı yollarıyla 2.5 saat süren, Yeşilvadi&#8217;de ayran, Üvezli&#8217;de gözleme ve mısır molası verilen, herkesin birbirini tanıdığı turistlerin, sanatçıların kumsalları süslediği, festivallerin en eğlencesini bize yaşatan, okulların kapanmasıyla nasıl gideceğimizi bilmediğimiz ve açılacağı son güne kadar terk edemediğimiz, sayısız duygu ve anıların biriktiği Gezgin Çift&#8217;in gezmeye start verdiği küçük bir tatil kasabasıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">O zamanlar Şile&#8217;nin en ünlü kumsalı olan Ayazma Plajı bize fazla bile gelirdi. Plaj voleybolu oynar, futbol maçları yapar, su savaşları oynar hatta ketçap-mayonez savaşları bile yapmışlığımız vardır</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Bütün gün doya doya eğlenir Şile&#8217;nin yokuşlu yollarında evlerimizin yolunu tutardık. Akşam yemeğini yediğimiz gibi gece için hazırlıklar başlardı. Özene bezene giyinir, tek bir saç telimizi bile jölemizden mahrum etmezdik. Vira Bar, Vira Disko, Tantana, Bibar,Keyif, Rüya Disko, Moondrop, Değirmen Disko, Baron, Şilem Bar, Reila, Efuli Disko eğlence mekanları sayesinde gün bitmediği gibi gecelerimizde bitmezdi. Barlarda eğlenmekle kalmayıp, yorulmak bilmez bir halde ya küçük limana ya büyük limana ya da Kumbaba&#8217;ya dere kenarında muhabbet devam ederdi. Arabada müzikler çalınır, sohbet ve eğlence hiç bitmez, eve gitmek nedir bilmezdik.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Yıllar yavaş yavaş ilerlemeye başladıkça hayat mücadelesi de başladı. İş güç derdine düştük her gün beraber olduğumuz dostlarla aramıza ayrılıklar girdi. Bu ayrılıklar bazen hayatın başka yöne götürmesiyle bazen de hayatın sona ermesiyle devam etti. Ama yine de kalbimizin beraber attığı hiçbir zaman kopamadığımız dostluklar da devam ediyor. Üstelik eşlerimiz ve aramıza yeni katılan çocuklarla genişleyen, büyüyen dostluklar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Tabi bu zaman içinde Şile&#8217;de çok gelişti, 2,5 saatte gidilen o romantik yolun yerini otoban aldı, sıcacık kumlara havlularımızı serip uzandığımız o plajların yerini şezlong, şemsiye parası verilerek girilen beach&#8217;ler aldı, saymakla bitmeyen eğlence mekanlarının yerini cafeler-restaurantlar aldı. Şileli ve yazlıkçı gençlerin temelini oluşturduğu o hareketli yaşam tarzının yerini biraz daha orta yaş ve üstüne hitap eden bir anlayışa bıraktı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Artık Şile&#8217;de biz bize değiliz. Özellikle hafta sonları ve bayramlarda inanılmaz kalabalıklar var. Ama şunu da göz ardı etmemek gerekir ki herkesin tatil yapmaya ihtiyacı ve hakkı var. O yüzden Şile denizi, kumsalı ve ormanları ile İstanbulluların tatil ve oksijen ihtiyacını karşılamaya devam ediyor.</span></p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="font-size: 12pt;">ŞİLEDEKİ EN POPÜLER BEACHLER</span></h2>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Ayazma Plajı Beach&#8217;leri</span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-size: 12pt;">Enişte&#8217;nin Yeri</span></li>
</ul>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-size: 12pt;">Rüya</span></li>
</ul>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-size: 12pt;">Gel Bakalım</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Küçük Menderek Beach&#8217;leri</span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-size: 12pt;">VIP Beach</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Ağlayan Kaya Beach&#8217;leri</span></p>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-size: 12pt;">Aqua Beach</span></li>
</ul>
<ul style="text-align: justify;">
<li><span style="font-size: 12pt;">Ağlayankaya</span></li>
</ul>
<h3 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Aqua Beach Girişi</span></h3>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Şile&#8217;ye en son 2014 şeker bayramında gittik. Bayramın kalabalığından ve mangalcı tayfanın hararetinden biraz olsun uzaklaşmak için Ağlayankaya&#8217;da Aqua Beach&#8217;i tercih ettik. Kalabalık arkadaş grubumuz da orada olduğu için dalgalarda eğlenerek, denizden topladığımız midyeleri pişirerek, bol bol fotoğraf ve video çekerek günlerimizi çok eğlenceli geçirdik. Kumsalda geçen saatleri anlamayıp her gün akşamı ettik. Bir gece yine Aqua Beach&#8217;de düzenlenen 80-90&#8217;lar partisine katılıp inanılmaz eğlenceli ve komik anlar yaşadık. Başka bir gece arkadaşlarımızın 10. evlilik yıl dönümlerini kutlamak için Ejder arkadaşımızın işletmeciliğini yaptığı Karina restaurant&#8217;ta mutheşem bir akşam yemeği ziyafeti çektik. Yalnız gece eğlencesi ve mekanları dışında kahvaltı yapılabilecek en güzel yerlerin başında gelen Kumbaba mevkiindeki Rokethane&#8217;de serpme kahvaltımızı yaptık. Geçen sene Rokethane yoluna araç ile giriş ücretsizken bu sene Belediye tarafından araç başına 10 TL ücret alınmaya başlanmış.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Gezgin Çift&#8217;in Tavsiyesi : Kalabalık günler dışında Aqua beach yerine Ayazma Plajındaki Enişte&#8217;nin Yeri Beach&#8217;e gidebilirsiniz. Sahibi Mehmet kişiliği ve karakteri ile çok sevdiğimiz bir arkadaşımızdır. Arkadaştan öte mekanında müşterilere gösterdiği güler yüz ve ilgisi ile yanında çalışan ekibiyle vermiş olduğu hizmeti Şile&#8217;nin başka hiç bir mekanında bulunamayacak türden.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Gezgin Çift Tavsiyesi : Şile çarşı&#8217;da bulunan Kurtiş Usta dondurmacısının keçi sütünden yapmış olduğu dondurma çeşitlerini mutlaka tadın.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/cocuklugumun-silesi">Çocukluğumun Şilesi</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/cocuklugumun-silesi/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yerebatan Sarnıcı</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/yerebatan-sarnici</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/yerebatan-sarnici#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 17:18:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Yerebatan Sarnıcı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4176</guid>

					<description><![CDATA[<p>M.S 542 yılında Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından Büyük Sarayın su ihtiyacını karşılamak için yapılmıştır. 9.800 metrekare büyüklüğünde olup ortalama 100.000 ton su kapasitesine sahip sarnıcın yapımında 7.000 kölenin çalıştığı söylenmektedir. Sarnıçta 9 metre yüksekliğinde toplam 336 adet sütun vardır. Her bir sütun birbirinden 4,90 metre aralıklarla toplam 12 sıra ve her sırada 28 sütun [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/yerebatan-sarnici">Yerebatan Sarnıcı</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">M.S 542 yılında Bizans İmparatoru I. Justinianus tarafından Büyük Sarayın su ihtiyacını karşılamak için yapılmıştır. 9.800 metrekare büyüklüğünde olup ortalama 100.000 ton su kapasitesine sahip sarnıcın yapımında 7.000 kölenin çalıştığı söylenmektedir. Sarnıçta 9 metre yüksekliğinde toplam 336 adet sütun vardır. Her bir sütun birbirinden 4,90 metre aralıklarla toplam 12 sıra ve her sırada 28 sütun bulunmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Sarnıcın duvarları ve zemini tuğladan yapılmış, tuğladan yapılan yerler su geçirmesin diye de Horasan harcı ile sıvanmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Osmanlı döneminde bir dönem sarayın su ihtiyacı giderilmiş sonrasında Osmanlı&#8217;nın nehire kendi su tesisini kurmasıyla sarnıç kendi haline bırakılmıştır. Yıllar sonra Hollandalı gezgin P. Gyllius&#8217;un Bizans kalıntılarını incelemek için İstanbul&#8217;a gelmesiyle Sarnıç onun sayesinde keşfedilmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Sarnıcı gezebilmek için su seviyesinin üzerine yapılan platform üzerinde loş ışıklar altında sütünların arasından tarih kokusu içinde geziyoruz. İlk durduğumuz nokta ağlayan taş. Son durağımız Sarnıcın kuzeybatı ucundaki 2 sütun altındaki kaide olarak kullanılan Medusa başlarıdır. Medusalar Roma dönemi heykel sanatının şaheserleridir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">&#8220;Medusa&#8217;yla ilgili mitolojiye dayandırılan birçok efsane bu sarnıcı daha da gizemli kılar. Bir söylentiye göre Medusa yeraltı dünyasının dişi canavarı olan üç Gorgona&#8217;dan biridir. Bu üç kız kardeşten yalnızca yılanbaşlı Medusa olumludur ve kendisine bakanları taşa çevirme gücüne sahiptir. O dönemde büyük yapıları ve özel yerleri kötülüklerden korumak amacıyla Gorgona kafalarının resim ve heykellerinin konulduğu, Medusa&#8217;nın da bu düşünceyle buraya yerleştirildiği zannedilmektedir. Bir başka rivayete göre Medusa siyah gözleri, uzun saçları ve güzel vücudu ile övünen bir kızdı. Uzun zamandan beri Zeus&#8217;un oğlu Perseus&#8217;u sevmektedir. Bu arada Athene&#8217;de Perseus&#8217;u sevmekte ve Medusa&#8217;yı kıskanmaktadır. Bunun için Athene, Medusa&#8217;nın saçlarını korkunç yılanlar biçimine sokar. Artık Medusa kime baksa, baktığı kimse taş kesilir. Daha sonra onu bu biçimde gören Perseus heyecanla Medusa&#8217;nın büyülendiğini düşünerek başını keser, başını eline alıp düşmanlarını taşa çevirerek birçok savaşlar kazanır. Bu olaydan sonra Medusa&#8217;nın eski Bizans&#8217;ta kılıç kabzalarına ve sütun kaidelerine ters ve yan olarak işlendiği söylenmektedir.&#8221;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Son zamanlarda Dan Brown&#8217;un en son yazdığı Cehennem isimli kitabında <strong>Yerebatan Sarnıcı</strong>&#8216;na yer vermesiyle tarihi yer ziyaretçi akınına uğramaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Giriş Ücreti : türklere 5 TL, yabancılara 10 TL</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Ziyaret Saatleri : 09:00 &#8211; 17:30 arası</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/yerebatan-sarnici">Yerebatan Sarnıcı</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/yerebatan-sarnici/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Balat</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/balat</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/balat#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 18:15:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[Balat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4193</guid>

					<description><![CDATA[<p>Haftasonumuzu bu sefer İstanbul’da turist olarak geçirmeye karar verdik. Planımız Sultanahmet bölgesini gezmek vakit kalırsa Balat semti ya da Dolmabahçe Sarayına ziyaret etmekti. Ancak malum İstanbul’daki trafik üzerine hafta sonu insanların da bizim gibi kendini sokaklara atma ihtimalini göz önüne aldığımızda Balat semtini gezmeye karar verdik. Bu semt öyle bir semt ki Rumu, Ermenisi, Yahudisi hepsi bir arada yaşayarak dinler [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/balat">Balat</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Haftasonumuzu bu sefer İstanbul’da turist olarak geçirmeye karar verdik. Planımız Sultanahmet bölgesini gezmek vakit kalırsa Balat semti ya da Dolmabahçe Sarayına ziyaret etmekti. Ancak malum İstanbul’daki trafik üzerine hafta sonu insanların da bizim gibi kendini sokaklara atma ihtimalini göz önüne aldığımızda Balat semtini gezmeye karar verdik.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Bu semt öyle bir semt ki Rumu, Ermenisi, Yahudisi hepsi bir arada yaşayarak dinler arası hoşgörüsünün en güzel örneğini sergilemiş bir zamanların ünlü Musevi semti. 1985 yılında İstanbul Tarihi Yarımadası Unesco miras listesine alındıktan sonra Balat&#8217;ın önemi de daha artmış oldu. Ve 2003 yılında Fener &#8211; Balat Rehabilite projesinin hayata geçirilmesi ile Balat yeni sürecine girmiş oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Balat’a gitmenin en güzel yanı mimari yapıların ve sosyal yaşamın fotoğraf karelerine yansımasıdır. Cumbalı eski Yahudi evleri, dar sokakları, camdan cama gerilen iplerde asılı çamaşırlar, evlerin yanından geçerken aldığımız rutubet kokusu ve aralardan kendini gösteren Haliç manzarası ile Arnavut kaldırımlı sokaklarda gezmeye ve fotoğraf çekmeye veriyoruz kendimizi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Eski İstanbul’a ait nadir semtlerden birindeyiz. Yahudilerin yaşadıkları evler yıkık dökük halde restore edilmeyi beklemektedir. Yine bu ve buna benzer Yahudi evlerin de artık Türkiye’nin değişik illerinden göç eden insanlar yaşamaktadır. Bu yönüyle pek beğeni görmesi mümkün gözükmüyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Aynı zamanda sokak sokak hatta yokuş tırmanarak yapılan geziler arasında dinlenmek için vakit geçirilebilecek cafelerin yetersiz olması bizim gözümüzde bir dezavantaj. Elinde fotoğraf makinesi sokak sokak gezerek resim çekmekten başka hiçbir aktivitenin olmadığı yer Balat. Görsel medyanın bir çok film ve diziler için bu semti tercih etmesi Balat’ı daha bir cazibeli semt haline dönüştürmüştür. Gerçekten gösterildiği gibi bir yer mi? Bizce hayır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Yine yazılı medya turist ve fotoğraf severlerin ilgi odağı olarak lanse etmektedir. Evet biz türk fotoğrafçılar için 1 numaralı yerdir ancak turistler için ilgi çekici olduğunu söylemek çok zor. Gezimiz sırasında bir tek turistte denk gelmediysek eğer çok da turistik bir semt olduğunu söylemek yanlış olur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Çektiğimiz resimler bile oynama yapılmadığı zaman hiçbir özelliği olmayan bir yer izlenimi verirken üzerinde photoshop yapıldığı zaman alakasız ve çok daha otantik bir havaya bürünüyor.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">İşte örneği: Fener Sancaklar Yokuşu</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Sancaklar Yokuşunun tam ortasındaki binanın duvarındaki tarihi mermer çeşme sokağın simgesidir. Ancak çeşme yerinden sökülüp duvara sonradan bir pencere açılmıştır. Semt sakinleri çeşmenin eskisi gibi yerine konulması için el birliği halinde şikayetlerini gereken mercilere yapmıştır. 1960’lı yıllarda çeşmenin orijinal halinin resmi dergide yer almaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Evlerin çoğu harabe durumda, harabe olmayanlar ise ciddi restore istiyor. Avrupa Birliğinin sağladığı fon ile restorasyon çalışmaları sonucu Balat’ın başka bir havaya büründüğü söylense de pek doğru olduğunu sanmıyoruz. 30 civarı evin restorasyonu tamamlanmış olup çalışmalar halen sürdürülmektedir.</span></p>
<h4 style="text-align: center;"><span style="font-size: 12pt;">Balat&#8217;ta Gezilmesi Gereken Yerlerin Listesi</span></h4>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">KİLİSELER</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Aya Nikola Kilisesi: Yunan Ortodoks kilisesi. Haliç kıyısında yer alan kilise görüntü itibariyle kiliseyi andırmamaktadır. Kilisenin içi pek aydınlık değil ama duvar renkleri, süslemeler karanlıkta bile kendini belli ediyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Aya Yorgi Kilisesi: 1720 yıında inşa edilen kilise gösterişten uzak fakat değerli eşyalara ev sahipliği yapmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Blakhernai Kilise ve Ayazması</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Aya Dimitri Rum Kilisesi (Ortodoks Patrikhanesi)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Fener Rum Patrikhanesi: Mora İsyanının planlayıcısı Rum Patrik Greogry’in Osmanlı devletine ihanetinden ( Rus Çarına yazdığı mektup) dolayı patrihanenin kapısına asılarak idamından sonra patrikhanenin kapısı siyaha boyanmış ve o günden beri (1821) kullanıma kapatılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Bulgar Sveti Stefan Kilisesi: Kilisenin yapımı tamamen demirden olduğu için diğer adı Demir kilisedir. Bir diğer özelliği ise prefabrik oluşu ve haç görünümlü olduğudur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Rum Erkek Lisesi: Dik yokuşun en tepesine konumlandırılmış devasa büyüklükte ve bakmaya doyamadığımız mimari tasarımı ve görkemi ile onlarca resim çekilmeyi hak eden bir eserdir. Ancak ne var ki daracık sokak da fotoğraf çekilecek yeterli açı olmaması fotoğrafçılar için bir dezavantaj oluyor.Tuğlalar Fransa Marsdiyadan getirilmiştir. Tuğlaların rengi kırmızı olduğu için okulun diğer adı Kırmızı Mekteb olarak da anılmaktadır. Mimarı Konstantin Dimadis. Çok az sayıda da öğrencisi olmasına rağmen halen eğitim verilmektedir.Adres: Sancaklar Yokuşu</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Kanlı Meryem Kilisesi (Panagia mukhliotissa Meryem Ana Rum Ortodoks Kilisesi): 700 yıldır halen hizmetini sürdüren tek Bizans kilisesidir. Adres: Tevkii Cafer Mektebi Sk.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Surp Hraş Dagabet Ermeni Kilisesi: İlk başta Rum kilisesi olan ibadethane daha sonra camiye çevrilmiş ve en son olaak ermeilere iade edilmiştir.Adres: Kamış Sk.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">SİNAGOGLAR</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Yanbol Sinagogu: Günümüzde ibadete kapalı olan yapının Bulgaristan&#8217;da Yanbolu şehrinden göç eden Yahudilerin eseri olduğu bilinmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Ahrida Sinagogu: Balat’ın günümüze kalan sinagoglarından biridir. Romanyotlar tarafından kurulmuş şu an Sefarad sinagogudur. Osmanlı kadırgalarını simgeleyen gemi pruvası şeklindedir.Sebatay Sevi’nin istanbulda ibadet ettiği yerdir.Adres: Kürkçü çeşme sokak.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">CAMİLER</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Kazasker İvaz Efendi Cami: Adres: Dervişzade Sk.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Ferruh Kethuda Cami– Balat Cami: Mimarı Mimar Sinan olan cami tevhidhane olarak kullanılmıştır . Adres: Ayvansaray Mh. Ferruh Kahya Sk.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Hz. Cabir Cami: Kilise iken camiye dönüştürülmüştür. Duvarında asılı güneş saati ile ünlüdür. Adres: Ayvansaray Mh. Çember Sk.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Gül Cami: Caminin yukarısındaki dairesel oyuk Mekke yönünü işaret etmektedir. 12. Y.y Bizans kilisesi olarak inşa edilen azize Theodosia daha sonra Camiye çevrildiğinden Gül Cami’nin mihrabı eğridir. Adres: Yavuz Sultan Selim Cd. Gül Cami Sk.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Fethiye Cami (Pamma Kristos Kilisesi) : Patrikhane olarak hizmet veren kilise fetihten camiye dönüştürülmiştir. kilisenin apsis kısmı yıkılarak yerine kıble yönüne uygun bir mihrap yapılmıştır. Adres: Balat Mh. Fethiye Kapısı Sk.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">HAMAMLAR</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Tahta Minare Hamamı: Adres: Hızır Çavuş Mah.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Balat Hamamı: Adres: Molla Aşkı Mah.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Sultan Hamamı: II. Bayezid’ın kızı Hatice Sultan yaptırmıştır. Adres: Avcı Bey Mah.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">DİĞER YERLER</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Or-haim Hastanesi: 1858 yılından zengin Yahudilerin bağışları ile kurulmuştur.Hastane bugün Musevi ve Balat halkına hizmet vermektedir. Adres: Ayvansaray Cad.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Tekfur Sarayı</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Anemas Zindanları: Blakhernai kilisesinin devamı bir parçası olarak inşa edilmiştir. 1993 yılında Şahmeran filminin çekildiği yerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Dimitri Kantemir Evi: Romanyalı asilzade Dimitri Kantemir’in saray görünümlü evi. Restorasyonu AB fonundan yapılmıştır. Evin üst katı müze alt katı ise Fatih Belediyesi tarafından sosyal merkez olarak kullanışmaktadır. Adres: Merdivenli Mekteb Sok.Fener</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/balat">Balat</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/balat/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
