<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Edirne | Gezgin Çift</title>
	<atom:link href="https://www.gezgincift.com/turkiye/edirne/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gezgincift.com</link>
	<description>Gezgin Çift</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Mar 2020 18:02:53 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://www.gezgincift.com/wp-content/uploads/2019/05/cropped-gezgincift-32x32.png</url>
	<title>Edirne | Gezgin Çift</title>
	<link>https://www.gezgincift.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Üç Şerefeli Cami</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/uc-serefeli-cami</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/uc-serefeli-cami#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 16:25:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Edirnedeki camiler]]></category>
		<category><![CDATA[Üç Şerefeli Cami]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4155</guid>

					<description><![CDATA[<p>Caminin yapımını 1410 yılında Yıldırım Beyazıt Hanı&#8217;ın oğlu Musa Çelebi başlatmıştır. 27 sene sonra 1937 yılında temeli atılan yapıyı (I. Mehmet&#8217;in) Mehmet Çelebi&#8217;nin oğlu II.Murat Han 1447 yılında tamamlamıştır. Caminin mimarı; o dönemin meşhurlarından felçli Mimar Muslihiddin&#8217;dir. Caminin ilk adı II. Murat yaptırdığı için Muradiye imiş. Sonra adı değişip Yeni Cami ardından halk şerefesinden dolayı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/uc-serefeli-cami">Üç Şerefeli Cami</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Caminin yapımını 1410 yılında Yıldırım Beyazıt Hanı&#8217;ın oğlu Musa Çelebi başlatmıştır. 27 sene sonra 1937 yılında temeli atılan yapıyı (I. Mehmet&#8217;in) Mehmet Çelebi&#8217;nin oğlu II.Murat Han 1447 yılında tamamlamıştır. Caminin mimarı; o dönemin meşhurlarından felçli Mimar Muslihiddin&#8217;dir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Caminin ilk adı II. Murat yaptırdığı için Muradiye imiş. Sonra adı değişip Yeni Cami ardından halk şerefesinden dolayı buraya Üç Şerefeli Cami demeye başlamıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Üç Şerefeli Cami Selçuklu mimarisinden Osmanlı mimarisine geçisin ilk örneklerinden olup Edirne&#8217;de yapılan ilk 3 şerefeli minare bu camidedir. <strong>Edirne&#8217;deki camiler</strong> içinde ilk avlusu olan cami burası olmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Minareleri</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Şadırvan avlusunun dört bir yanına yerleştirilmiş, her biri farklı boyut, genişlik, farklı geçiş unsurlarına sahip dört minaresiyle ilk uygulamadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Bunlardan birincisi camiye adını veren üç şerefeli olanıdır. Bu minareye üç ayrı yoldan çıkılmaktadır. Bu uygulamaya ilk defa burada rastlanmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">I.yol 1 ve 3. şerefeye</span><br />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">II.yol 2 ve 3. şerefeye</span><br />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">III. yol ise sadece 3. şerefeye çıkmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Minarenin yüksekliği 81 metredir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">İki Şerefeli olan 2. minare baklava motifli ve iki yolludur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Kubbesi</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Bu camiyle birlikte çok kubbeli yapıdan tek ve merkezi kubbeli bir yapıya geçilmiştir. Caminin ortasında bulunan 24 metre çapındaki büyük kubbe; ikisi serbest, dört tanesi duvarlar içinde bulunan altı paye(ayak) ile taşınmaktadır. Ana kubbe yanlardaki diğer kubbelerle desteklenmiştir. O tarihe kadar yapılmış en büyük çaptaki kubbe, bu merkezi kubbedir. Caminin toplam 9 adet kubbesi vardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Kubbeli ve Revaklı Harem Avlu</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Bu türde kubbeli ve revaklı harem avlusu ilk defa üç şerefeli camiinde uygulanmıştır. 22 adet kubbesi vardır. Bu model daha sonraki camilere örnek olmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Üç Şerefeli Cami Haziresi</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Caminin kıble yönündeki mezarlıkta; o dönemin (1666-1875) ileri gelen zatları bulunmaktadır. Mezarlıkta 195 mezar taşı mevcuttur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Bu hazire Osmanlıdan günümüze kadar ulaşan hazirelerimizden birisidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Edirne Üç Şerefeli Cami, geçmişte farklı yapılarda tek tek uygulamış bir takım unsurları kendi bünyesinde yeni bir anlayışla kaynaştırırken, kendinden sonraki giderek klasikleşen Osmanlı mimarlık anlayışına da bir başlangıç oluşturmuştur.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/uc-serefeli-cami">Üç Şerefeli Cami</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/uc-serefeli-cami/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Günübirlik Edirne Gezimiz</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/gunubirlik-edirne-gezimiz</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/gunubirlik-edirne-gezimiz#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 16:34:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne gezi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4164</guid>

					<description><![CDATA[<p>İstanbul çevresi gezilebilecek günübirlik yerlerden biri de İstanbul&#8217;a yalnızca 237 km uzaklıktaki tarihi Edirne şehrimizdir. Sabah erken yola çıktığınız takdirde tüm gün Edirne&#8217;yi gezmek için yeterli vaktiniz olacaktır. Edirne&#8217;nin en eski halkı Traklar soyundan Odrisler&#8217;in yörede Meriç ve Tunca ırmaklarının birleştiği bugünkü Edirne&#8217;nin bulunduğu yerde bir kent kurdukları bilinmektedir. Daha sonra Makedonyalılar ve Roma İmparatorluğunun hakimiyeti söz konusu olsa [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/gunubirlik-edirne-gezimiz">Günübirlik Edirne Gezimiz</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">İstanbul çevresi gezilebilecek günübirlik yerlerden biri de İstanbul&#8217;a yalnızca 237 km uzaklıktaki tarihi <strong>Edirne</strong> şehrimizdir. Sabah erken yola çıktığınız takdirde tüm gün Edirne&#8217;yi gezmek için yeterli vaktiniz olacaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Edirne&#8217;nin en eski halkı Traklar soyundan Odrisler&#8217;in yörede Meriç ve Tunca ırmaklarının birleştiği bugünkü Edirne&#8217;nin bulunduğu yerde bir kent kurdukları bilinmektedir. Daha sonra Makedonyalılar ve Roma İmparatorluğunun hakimiyeti söz konusu olsa da Edirne kimliğini Osmanlı Döneminde bulmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Edirne</strong>, Osmalı Dönemine başkentlik yapmış, tarihi dokusu ve yansıttığı tarihi atmosferi ile şehrin içine girdiğiniz gibi sizi etkisi altına alıyor. Kültürel mirasımızın en büyük izleri bu şehirde olup, Hamamlar, Külliyeler, Camiler, Çarşılar, Köprüler ve Kilisesi ile bir çok yapıyı içinde barındıran her bir köşesinde tarih bulunan şehir aynı zamanda hat ve süsleme sanatının en güzel örneklerine sahip olup, tıp tarihine geçen ilk uygulamaların burada başlaması da şehri daha değerli kılar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Yaptığımız listedeki yerleri sırasıyla gezmeye Edirne&#8217;nin en eski Roman mahallesi olan Kemikçiler mahallesinden başlıyoruz. Mahallede gölgede yaşayan en eski Balkan kökenli Çingeneleri ile Edirne&#8217;nin yerli çingeneleri yaşamaktadır. Mahalle sakinleri geçimini geleneksel meslekleri olan müzisyenlik ve kalaycılık ile sürdürmektedir. Mahalle girer girmez renkli evler ve cıvıl cıvıl şen insanlar etrafınızı hemen sarıveriyor. Hepsi yardım etmeye çok meraklılar</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Ben arabanın resmini çekerken kahvedeki yaşlı Romanların bak bea&#8217;yı çekiyo bea diyip aralarında gülmeleri, yanıma gelen bir başka yaşlı amcayla kısa muhabbetim sonunda bu mahallede epiciğimiz romanız bea demesi kıkır kıkır gülmeleri çok eğlenceliydi. Anne tarafım Karaağaç baba tarafım Trabzon ve ben nedense bu iki şiveye de bayılıyorum. Valla memleketim olduğundan değil ikisi de ciddi anlamda çok komik olduğundan</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Kemikçilerden ayrılıp çok yakınında bulunan Kıyık caddesindeki Sv. Georgi Kilisesine ziyaret ettik. 1880 yılında yapımı tamamlanan Bulgar (Ortodoks) kilisesidir. 320 metrekale alana yapılan kilisenin içinde eski Bulgar elbiseleri, takıları ve bakır eşyalar sergilendiği gibi onlarca tablo bulunmaktadır. Her yıl 6 Mayıs da Sveti Georgi için ayin düzenlenmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Kiliseyi gezip arabayla Selimiye Cami&#8217;nin arkasına varıp aracımızı Müze ile cami arasına park ettik. 13 Haziran 1971 yılında açılan müzede bulunan eserlerin bir çoğu Prehistrotik dönemden kalmadır. Bunun yanı sıra Yunan, Bizans ve Roma dönemlerinden eserler de müzede yer almaktadır. Müzedeki heykeller, çanaklar, mezar stelilleri, sunak, lahit ve fosil örnekleri ve para koleksiyonu ilgi çeken eserler arasından yalnız bir kaçıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Müze bahçesindeki Ion, Aiol, Korinth, Bizans sütun başlıkları sergilenmektedir. Mitolojik varlıklarla süslü Roma dönemine ait ve üzeri Eros kabartmalı sunak ile Lalapaşa Hacılar Köyünden getirilmiş Hacılar Dolmeni ile Arpalık Dolmeni ve menhirler ilgi çekici eserlerdir. Dolmenler günümüzden 3-4 bin yıl öncesinin megalitik diye adlandırılan anıt mezarlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Müze kapısından çıktığımız gibi karşımızda zamana meydan okuyan asırlardır dimdik ayakta duran Mimar Sinan&#8217;ın ustalık eseri <strong>Selimiye Cami</strong> tüm ihtişamıyla karşımızda.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">4 muhteşem kubbesi dışında camideki 99 pencere Allah&#8217;ın 99 ismini, 32 kapısı dinimizin 32 farzını, 4 kürsüsü 4 mezhebi sembolize ettiği gibi minarelerindeki 12 şerefe ise cami&#8217;yi yaptıran II. Selim&#8217;in 12.padişah olmasına işaret etmektedir. Caminin içindeki İznik&#8217;ten getirilen orjinal çinilere, kubbenin ihtişamına doya doya bakıp avludan kapıdan girip merdivenlerden Arasta Çarşısına ulaştık.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Avludan 5 metre aşağıda yer alan çarşı Sultan III. Murat tarafından camiye gelir getirmesi amacıyla Mimar Davut Ağa&#8217;ya yaptırmıştır. Oldukça küçük olan çarşısının dükkanlarına bakına bakına dışarı çıkıp Eski Cami&#8217;ye doğru yürüdük. Namaz vaktine denk geldiğimiz için aslında daha orjinal fotoğraflar ortaya çıkmış oldu!!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Hat yazıları ile bilinen çok kubbeli Eski Cami Edirne&#8217;de Osmanlı döneminin ilk sanat eseridir. 1403 de inşası başlanan caminin yapımı 1413 yılında tamamlanmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Bu kadar gezdikten sonra karnımız acıkmaya başladı. Çarşıdaki meşhur Aydın ciğercisine gidiyoruz. Talep olunca kuyrukta olur tabi böyle  İki porsiyon ciğer, 3 ayran 23 TL ödedik.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Yemek sonrası yine yürüyerek sıradaki Cami&#8217;ye gidiyoruz. Her yer birbirine çok yakın olduğundan yorulmak söz konusu olmuyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Üç Şerefeli Cami&#8217;nin özelliğinden dolayı içeri girer girmez kubbenin altına geliniyor. Caminin kubbelerindeki orjinal kalem işleri görülmeye değerdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Caminin kapısından çıkınca karşı sokağında Makedon Kulesi kendini sokak arasından gösteriyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Sıra Karaağaç&#8217;a geldi. Karaağaç&#8217;a giden yol üzerinde önce Tunca ve Meriç nehirlerini taş köprüler sayesinde geçip kendimize oturacak uygun bir yer buluyoruz. Meriç köprüsünün hemen bitimindeki hem sağ hem de soldaki çay bahçeleri genelde çok kalabalık olduğu için biz Lalezar denen çay bahçesinde oturmayı tercih ettik. Hem sakin hemde servis daha iyiydi. 2 çay ve 2 türk kahvesi için 16 TL ödedik.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Meriç köprüsü için dünyanın en güzel günbatımı çekilecek yerlerin başında geldiği söyleniyor. Biz tam gün batımına yetişemesekte ucundan yakaladık sanırım 🙂 Kahve ve çay molamız sonrası her geçtiğimizde keyif aldığımız Karaağaç yolundan devam ederek Lozan Anlaşması ile Karaağaç&#8217;ın tekrar Türk topraklarına kazandırılması ve Lozan anlaşmasında kazanılan diplomatik zaferi temsil eden Barış Anıtına ardından Neo-Klasik tarzda Mimar Kemalettin Bey tarafından 1914 yılında yapımına başlanan tren istasyonuna, 1977 yılından beri Trakya Üniversitesi Rektörlük Binası olarak kullanılan yapıyı ziyaret edip, Bulgaristan Kapıkule freeshop&#8217;unda alışverişimizi de yapıp Edirne merkezdeki meşhur Köfteci Osman&#8217;da akşam yemeğimizi yiyip günü bitiriyoruz. (2 porsiyon köfte ve içeceklerimiz 26 TL)</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/gunubirlik-edirne-gezimiz">Günübirlik Edirne Gezimiz</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/gunubirlik-edirne-gezimiz/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eski Cami</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/eski-cami</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/eski-cami#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 16:27:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne Eski Cami]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4158</guid>

					<description><![CDATA[<p>Eski Cami Yapımı Yıldırım Bayezit’in oğlu Emir Süleyman’ın Ankara Savaşı sonrası Edirne’de hükümdarlığını ilan etmesi sonrası 1403 yılında Eski Cami inşasını başlatmıştır. 1411 yılının başında Emir Süleyman’ı bertaraf eden kardeşi Musa Çelebi Eski Cami&#8217;nin inşaatını devam ettirmiştir. Son olarak 1413 yılında Musa Çelebi kardeşi Çelebi Sultan Mehmet’e yenik düşmüş ve Osmanlı Devleti’nin idaresini tek başına eline alan Çelebi [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/eski-cami">Eski Cami</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 14pt;">Eski Cami Yapımı</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Yıldırım Bayezit’in oğlu Emir Süleyman’ın Ankara Savaşı sonrası Edirne’de hükümdarlığını ilan etmesi sonrası 1403 yılında <strong>Eski Cami</strong> inşasını başlatmıştır. 1411 yılının başında Emir Süleyman’ı bertaraf eden kardeşi Musa Çelebi Eski Cami&#8217;nin inşaatını devam ettirmiştir. Son olarak 1413 yılında Musa Çelebi kardeşi Çelebi Sultan Mehmet’e yenik düşmüş ve Osmanlı Devleti’nin idaresini tek başına eline alan Çelebi Sultan Mehmet Eski Camiyi tamamlamıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Giriş kapısı üzerindeki kitabeye göre 1414 yılının Ocak ayında ibadete açılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 14pt;">Eski Cami Mimari Yapısı</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">3.594 metrekare alan üzerine inşa edilen caminin iç mekanı, dört filayağının taşıdığı dokuz kubbe ile örtülüdür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 14pt;">İşgal</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">1912-1913 yılları arasında yaşanan Balkan Savaşı’ndan ve sonra Bulgar istilasından zarar görmüştür. Balkan Savaşı sırasında Bulgarlar tarafından Cami’ye top mermiler atılmış ve kubbeye hasar vermiştir. Bununla da kalmamış Cami’den Kur’an-ı Kerim’i çalmışlardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 14pt;">Minber</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Beyaz mermerden yapılan minber 11.05 metre yükseliğinde olup yan kısımlarındaki mermere Ayet-el Kürsi işlenmiştir. Ahşap külahı Edirnekari bezemeler ile kaplıdır.Kaynaklara göre 1746 yılında çıkan yangında minber büyük zarar görmüştür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 14pt;">Eski Cami’yi diğer Edirne yapılarından farklı kılan özellikleri</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Rükn-ü Yemani Taşı : Minberin yanındaki pencere duvarında bulunan siyah renkli küçük taş.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Cennet Vadisi : Mihrabın sağındaki bölümdür. İki rekatlık bir hacct namazı eşliğinde edilen dualrın kabul edildiği, isteklerin geri çevrilmediği kutsal bir yer olduğu kabul edilmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Hacı Bayram Veli Makamı : Hacı Bayram Veli’nin hatırasını yaşatan vaiz kürsüsüdür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Cuma Hutbesine İmamının Kılıç ile çıkması</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Eski Cami Yazıları : Duvardaki hatlar, Müslüman Türkler’in İslami yazıya kattıkları sanat ve estetiğin, abidevi örnekleridir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Süslemeler : Cami’de ki mermer minber, taş kapı, iki şerefeli minare kaidesi, yapıyı örten örten kubbelerin içlerindeki süslemeler çok güzel örnektir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 14pt;">Tadilat</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">1746 yılında çıkan yangında sırf Eski Cami değil şehir de ciddi zarar görmüştür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">1752 de meydana gelen deprem de Caminin minarelerinin bir bölümünün yıkılmasına, kubbelerin çömesine sebep olmuştur. İlk onarımı 1752 yılında olan Cami’nin ikinci büyük onarımı 1865 yılında Sultan Abdülaziz tarafından yapılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">1929 ve 1934 yıllarında ( Cumhuriyet Dönemi) tam anlamıyla restorasyon edilmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">1953 yılında meydana gelen depremle tekrar hasar gören Cami 1965 yılında tamir edilmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Ve en son onarımı ise 2009 yılında tamamlanmıştır.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/eski-cami">Eski Cami</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/eski-cami/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selimiye Cami</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/selimiye-cami</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/selimiye-cami#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 16:30:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Selimiye Cami]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4161</guid>

					<description><![CDATA[<p>Edirne ilimizde bulunan Selimiye Cami II. Selim tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Mimar Sinan ustalık eserim dediği Cami’yi 80 yaşında gerçekten büyük bir ustalıkla inşa etmiştir. Cami’nin kapısındaki kitabede 1568 yılında yapımına başlandığı yazılıdır. Selimiye Cami 2011 yılında Unesco Dünya Miras Listesine alınmış olup bugün dünyada Unesco listesine alınan tek Cami özelliğini taşımaktadır. Selimiye Cami’nin temeli 22.73 metre derindir. Caminin kubbesi 43.25 metre yüksekliğe, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/selimiye-cami">Selimiye Cami</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Edirne</strong> ilimizde bulunan Selimiye Cami II. Selim tarafından Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Mimar Sinan ustalık eserim dediği Cami’yi 80 yaşında gerçekten büyük bir ustalıkla inşa etmiştir. Cami’nin kapısındaki kitabede 1568 yılında yapımına başlandığı yazılıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Selimiye Cami 2011 yılında Unesco Dünya Miras Listesine alınmış olup bugün dünyada Unesco listesine alınan tek Cami özelliğini taşımaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Selimiye Cami’nin temeli 22.73 metre derindir. Caminin kubbesi 43.25 metre yüksekliğe, 31.25 metre çapına dayanarak 8 sütuna bağlı kasnak üzerine oturtulmuştur. Kubbenin genişliği içeriyi oldukça ferah bir hale sokmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Cami’nin köşesindeki ince ve zarif minarelerin her biri üç şerefeli 380 cm çapında olup her bir minare 70.89 metre yüksekliğe sahiptir. Minarelerin şerefelerine çıkanların birbirini görmemesi ise eserin bir başka dahiyane özelliğidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Hindistan Delhi şehrinde bulunan Kutb-i Mimar Selimiye Cami minaresinden sonra tek yüksek minaredir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">1950-1960 yılları arasında Japon Heyet Türkiye’ye gelerek ülkemizin tarihi yapıları (Ayasofya,</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/selimiye-cami">Selimiye Cami</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/selimiye-cami/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Trakya Gezi Rehberi</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/trakya-gezi-rehberi</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/trakya-gezi-rehberi#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 16:37:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Trakya Gezi Rehberi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4167</guid>

					<description><![CDATA[<p>Trakya gezi rehberi ile Uçmakdere bölgesinde yamaç paraşütü deneyimini, Saroz&#8217;da dalış tecrübesini, masalları aratmayacak Kıyıköy bölgesini ve geçmişini günümüzde yaşatmayı becerebilen Edirne şehrine ait detayları Trakya Kalkınma Ajansının organize ettiği Trakya gezisi etkinliği sayesinde deneyimledik. Edindiğimiz bilgileri, gördüğümüz tarihi değerleri/eserleri ve daha pek çok fazlasını sizlere tanıtma arzusundayız. Uçmakdere&#8217;de Yamaç Paraşütü Ayaklarınız yerden kesilsin, manzarayı oturduğum yerden değil gökyüzünden göreyim diyenlerdenseniz [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/trakya-gezi-rehberi">Trakya Gezi Rehberi</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Trakya gezi rehberi</strong> ile Uçmakdere bölgesinde <strong>yamaç paraşütü</strong> deneyimini, Saroz&#8217;da dalış tecrübesini, masalları aratmayacak Kıyıköy bölgesini ve geçmişini günümüzde yaşatmayı becerebilen Edirne şehrine ait detayları Trakya Kalkınma Ajansının organize ettiği <strong>Trakya gezisi</strong> etkinliği sayesinde deneyimledik.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Edindiğimiz bilgileri, gördüğümüz tarihi değerleri/eserleri ve daha pek çok fazlasını sizlere tanıtma arzusundayız.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 14pt;">Uçmakdere&#8217;de Yamaç Paraşütü</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Ayaklarınız yerden kesilsin, manzarayı oturduğum yerden değil gökyüzünden göreyim diyenlerdenseniz Yamaç Paraşütü tam size uygun bir atraksiyon. Hem de bunun için saatlerce yol katedip Babadağ-Ölüdeniz&#8217;e gitmenize gerek yok. İstanbul&#8217;un yanı başındaki Tekirdağ iline gidip Uçmakdere mevkiinden bu deneyimi yaşayabilirsiniz. Yamaç paraşütü eğitimimiz olmadığı için tandem uçuş gerçekleştirdik. Tandem çift kişi ile birlikte yapılan uçuşa deniliyor. 2 sefer Uçmakdere&#8217;de yamaç paraşütü yaptık ve her seferinde 264 metre yükseklikteki Güney Tepe&#8217;den uçma imkanımız oldu. 600 metrelik kuzey pisti ne yazık ki hava koşullarından dolayı mümkün olamadı</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 14pt;">Uçmakdere Köyü</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Trakya Gezisi etkinliğinde hava muhalefeti bu şirin köye gitmemize imkan vermese de biz bundan yaklaşlık 1 ay önce bu köye gitmiştik. Rotamızda olduğu için sizlere burayı tanıtmak istiyoruz. Hazır Uçmakdere&#8217;ye gelip yamaç paraşütü yapmışken Uçmakdere köyünü de es geçmemelisiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Rumca Avdimio isimli köyün anlamı &#8220;Hoş Yer&#8221;dir. Rumların yaşadığı Uçmakdere köyü eskiden şarap üretim merkeziymiş. Resmi kayıtlara göre Çavuş üzümleri bu köyden Amerika&#8217;ya gönderilmiş. Köy kaliteli üzüm bağları ile çevrili olup bir vadi içinde yer alıyor. Mübadelenin ardından köyden ayrılan Rumlar Yunanistan&#8217;a gidip onların yerine Selanik&#8217;teki Türkler buraya yerleşmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 14pt;">Saroz Dalış</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Saroz 2008 yılında dalış eğitimimizi aldığımız ve sayısız dalış yaptığımız bir yerdir. Dalış yapılabilecek bölgelerin başında İbrice Liman, Toplar Burnu, Cennet, Cehennem, Kömür Limanı, Minnoş adası, Üç adalar, Bebek kayalıkları ve Lundy Batığı gelmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 14pt;">Erikli Plajı</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Eğer ayağım kuma değsin, güneş vücuduma bronzluk katsın, terleyip terleyip denize kendimi bırakayım modundaysanız Erikli sahili biçilmiş bir kaftan  3 km uzunluğu ve 30 metre genişliği olan Erikli plajı mavi bayraklıdır. İstanbul&#8217;dan kısa süreli haftasonu ve yahut hafta içi imkanınız varsa hafta içi kaçamakları için en ideal kıyı bölgelerinden bir tanesidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 14pt;">Edirne Gezi Rehberi &#8211; Edirnede Gezilecek Yerler</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Edirne&#8217;de ilk yerleşik hayat Neolatik Çağ döneminde başlamış olup, bilinen en eski halkı Orta Asya&#8217;dan göç eden Traklar ve ardından Büyük İskender sayesinde Makedonyalılar, Romalılar olmuştur. Roma İmparatorluğunun 2&#8217;ye bölünmesi ile Edirne Doğu Bizans hakimiyetinde kalmış ve o zamanın İmparatoru II.Hadrianus tarafından şehir tamamen yenilenmiştir. Bundan dolayıdır ki şehre Hadrianus denilmiştir. Uzun süre Bizans İmpartoluğu yönetiminde kalan Edirne sırasıyla Avar Türkleri, Bulgar Türkleri yine Bizans ve Peçenek Türklerinden sonra 1363 yılında Osmanlı İmparatorluğunun egemenliğine geçmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Evliya Çelebi 1653 yılında Edirne&#8217;ye ziyaret etmiş ve Seyahatnamesinde Edirne iline 46 sayfa yer vermiştir!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Osmanlı dönemine ait pek çok tarihi yapı şehri mimari eser zengini haline getirmiştir. Edirne ilini ziyaret edip etkilenmemek bu eserlere hayran kalmamak mümkün değildir. Şehir Tunca, Arda ve Meriç nehirleri ile kuşatıldığından yine doğal görselliği açısından da ziyaretçilere etkilemeyi başaran bir şehirdir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Trakya gezisi etkinliği ile 3. gün Edirne&#8217;yi gezdik. İlk durağımız tarihi Uzunköprü oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Uzunköprü :</strong> 572 yıllık tarihe sahip Uzunköprü 1392 metre uzunluğundadır. 1393 metre uzunluğu ile Ergene nehri üzerine 174 kemer ile oturtulan köprü dünyanın en uzun taş köprüsü ünvanına sahiptir. Balkanlar ve Anadolu&#8217;yu birbirine bağlayan Uzunköprünün Geçici Unesco Miras Listesine alınması ise sevindirici bir haber!</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Uzunluğu : 1392 mt</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Eni : 6.80 mt</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Kemer sayısı : 174</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Köprünün doğusundaki korkulukta göreceğiniz kabartmalarda aslan gücün kudretin simgesi olarak Hz.Ali&#8217;yi sembolize etmekte. Lale kabartması ile Lale&#8217;nin Arapça harfler kullanılarak yazılması halinde Allah kelimesinde aynı harflerin kullanılması ve arapça yazılı olan Lalenin tersten okunduğunda Osmanlı İmparatorluğunun bayrağındaki sembol olan Hilal olarak okunuyor olmasıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Bu kabartmalar haricinde köprüde geometrik be bitki figürlü kabartmalarda bulunmaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Uzunköprü ziyaretinden sonra Tuna ve Meriç köprülerine ve ardından sırasıyla Karaağaç Lozan Anıtı, Tarihi Edirne Garı, Muradiye Cami, II.Beyazid Külliyesi (Sağlık Müzesi), Selimiye Cami, Eski cami, Üç şerefeli cami, Arasta &#8211; Ali paşa çarşısını gezip gördük.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Meriç Köprüsü : 490 km uzunluğa sahip Meriç nehri Bulgaristan’da doğup Türkiye Edirne üzerinden Ege denizine dökülmektedir. Bu nehir üzerinde eşsiz güzellikte bir köprüdür Meriç köprüsü. 1842 &#8211; 1847 yılları arasında (Aldülmecit dönemi) yapılan köprü 263 metre uzunluğuna, 7 metre genişliğine sahip olup 13 ayak üzerinde 12 kemerlidir. Osmanlı döneminin en son yapısıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Edirne Köprüleri listesi ve detaylı bilgi için buradan makalemize ulaşabilirsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Meriç Köprüsünden Günbatımı</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Karaağaç Lozan Anıtı ve Tarihi Edirne Tren Garı :</strong> Her ikisi de Edirne&#8217;nin Karaağaç semtinde Trakya Üniversitesi Rektörlük alanında bulunmaktadır. Lozan Anıtı Karaağaç&#8217;ın Türk topraklarına katılması ile Lozan Anlaşmasında kazanılan diplomatik zaferin simgesidir. 36.45 mt yükseklikteki ilk sütun Anadolu&#8217;yu, 31.65 mt&#8217;lik 2.sütun Trakya&#8217;yı ve 17.45 mt uzuluğu ile 3. sütun ise Karaağacı simgelemektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Neoklasik mimari ile inşa edilen Tarihi Edirne Tren Garı günümüzde Trakya Üniversitesi Rektörlük binası olarak kullanılıyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Tren garından sonraki durağımız Edirne&#8217;nin merkezinde Dünya Mimarisinin en iyi örneklerinden olan Mimar Sinan&#8217;ın 80 yaşında yapmış olduğu ustalık eserim dediği Selimiye Cami. Cami hakkında detaylı bilgi için burayı tıklayınız.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Muradiye Cami : Caminin en önemli yanı içindeki çinileridir. Her bir çini ayrı ayrı ustalar (600 usta) tarafından yapılmıştır. Cami içinde en önemli yer mihrap kısmıdır. Çiniler büyük bir ustalıkla ve beceriyle yapılmış dolayısıyla mihraba daha bir görsellik katmıştır. Yıllar önce yapılan restorasyon sonucu caminin içindeki orjinalliğe biliçsizce sıva çekilmiş olsa da çinileri görmek için bile olsa mutlaka gidilmelidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Eski Cami: Osmanlı Devleri 7 asrı bulan hakimiyetinde Edirne&#8217;ye birbirinden değerli sayısız eser hediye etmiştir. Bu eserler içinde her dönem halkın ilgisini eksik etmeyerek kutsal bildiği Eski Cami ayrı bir yere sahiptir. Edirne&#8217;de abidevi boyutta inşa edilen suktan camilerinin ilki olan Ulu Cami yani Eski Camidir. Ankara Savaşı ile başlayan Fetret Devrinin zor yıllarında meydana getirilmesiyle de ayrıca önemlidir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Üç Şerefeli Cami : Caminin yapımı 1437 yılında başlayıp 1447 yılında tamamlanmıştır. Camiyi Sultan II. Murat yaptırmıştır. Selçuklu mimarisinden Osmanlı mimarisine geçisin ilk örneklerindendir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Rüstempaşa Kervansarayı : Rüstem Paşa tarafından 1561 yılında Mimar Sinan&#8217;a yaptırılan Kervansaray Eski Cami&#8217;nin hemen arkasındadır. Han avluludur ve avlunun çevresinde toplam 102 oda bulunmaktadır. Kervensaray 1972 yılında otele dönüştürülmüştür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Arasta : 73 kemere sahip çarşının boyu 225 metredir. Çarşının 4 kapısı ve içinde 124 adet dükkanı bulunuyor. Selimiye Cami&#8217;ne gelir sağlamak amacıyla III.Murat tarafından Mimar Sinan&#8217;ın kalfası Davut Ağa&#8217;ya yaptırılmıştır. Yapının üst kısmı orjinalde kurşun ile kaplıymış ancak sonra yapı onarım istedikçe kurşunlar satılıp bu amaca harcanmıştır. Günümüzde ise yapının üstü tamamen kiremit ile kaplıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Ali paşa çarşısı :</strong> 1569 yılında Mimar Sinan&#8217;a yaptırılan yapının en dikkat çekici yanı kemerlerinin kırmızı-beyaz taştan yapılmış olmasıdır. 1992 yılında yangın sonucu harap hale gelen yapı 5 yıl süren onarım sayesinde 1997 yılında tekrar hizmete açılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">İğneada Longoz Ormanları</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Longoz ormanlarının oluşturduğu muhteşem doğa içinde trekking yaparak kısa süreli de olsa betonlaşmış şehir hayatından uzaklaşabilirsiniz. İster günlük tur isterseniz Belediyenin ayırmış olduğu 3 bölgeden birinde çadırınızı kurup konaklayabilirsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Dekat</strong></span><br />
<span style="font-size: 14pt;">Demirköy Doğayı Kültürel Değerleri Koruma ve Tanıtma Derneği</span><br />
<span style="font-size: 14pt;">Tel: (0288) 6815069 &#8211; (0533) 2211338 <strong>Sırrı Tayan</strong> <a href="mailto:">dekat@mynet.com</a></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Kırklareli &#8211; Kıyıköy</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Tarihi Bizans döneme dayanan Karadeniz kıyısında tatlı suyun tuzlu su ile buluştuğu şirin bir köy. İster nehirde saati 20 TL&#8217;den kano yapabilir, kumsallarında denize girebilir, dünyanın en eski taş oyma manastırlarından biri olan Aya Nikola&#8217;yı ziyaret edebilir veya kıyıköy manzarasına hakim çay bahçelerinde manzaranın keyfini çıkarabilirsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Trakya Gezisi fotoğrafları için buradan galerimize ulaşabilirsiniz.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/trakya-gezi-rehberi">Trakya Gezi Rehberi</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/trakya-gezi-rehberi/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Makedon Kulesi</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/makedon-kulesi</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/makedon-kulesi#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 16:08:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Makedon Kulesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4146</guid>

					<description><![CDATA[<p>İlk çağlarda Odrysia, Uscudama veya Oreistias adıyla anılan yerleşim yeri, M.Ö 1000&#8217;de yöreye gelen Trak kavimleri tarafından kurulmuştur. Roma imparatoru Hadrianus tarafından M.S 123-124 yıllarındaki Doğu seferi sırasında ziyaret edilen kentin adı, imparatorun adına izafeten Hadrianopolis olarak değiştirilmiştir. Hadrianus kenti güçlü bir surla çevirerek ordugah haline getirmiştir. Hadrianus&#8217;un yaptırdığı bu sur duvarı, Bizans ve Osmanlı [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/makedon-kulesi">Makedon Kulesi</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">İlk çağlarda Odrysia, Uscudama veya Oreistias adıyla anılan yerleşim yeri, M.Ö 1000&#8217;de yöreye gelen Trak kavimleri tarafından kurulmuştur. Roma imparatoru Hadrianus tarafından M.S 123-124 yıllarındaki Doğu seferi sırasında ziyaret edilen kentin adı, imparatorun adına izafeten Hadrianopolis olarak değiştirilmiştir. Hadrianus kenti güçlü bir surla çevirerek ordugah haline getirmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Hadrianus&#8217;un yaptırdığı bu sur duvarı, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde çeşitli onarımlar ve eklentilerle 19. yy&#8217;a kadar korunmuştur. 1866 yılında yıktırılan Edirne Kalesinden kalan son kuleye, 1884 yılında ahşap bir saat kulesi yaptırılır. Bu kule 1894&#8217;te yenilenir ve 1953 depreminde gördüğü zarar üzerinde dinamit ile yıktırılır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Uzun yıllar boyunca Edirne Belediyesi İtfaiyesince kullanılan kule ve çevresi 1990&#8217;lı yıllarda Kültür Bakanlığınca restore edilmiştir. Hadrianopolis Antik Kentinin surlarını ortaya çıkarmak ve kente arkeolojik bir park kazandırmak amacıyla 2002 yılı Nisan ayında bilimsel bir kazı başlatılmıştır.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/makedon-kulesi">Makedon Kulesi</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/makedon-kulesi/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Edirne Köprüleri</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/edirne-kopruleri</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/edirne-kopruleri#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 16:13:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Edirne Köprüleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4152</guid>

					<description><![CDATA[<p>Edirne köprülerinin mimari yapıları ve tarihteki önemi bilinmektedir. Önce Tunca, Meriç ve Arda akarsularının üzerilerine yapılmış olan köprülerin isim listesini verip birkaç kısa cümle ile açıklayıp yazımızın sonunda ziyaret ettiğimiz Tunca ve Meriç köprülerinden daha detaylı bahsedeceğiz. Gazi Mihal Köprüsü : Köprülerin en eskisi Bizans İmparatoru Micheal Palailogos (1261-1282) dönemindedir. Saraçhane Köprüsü – Şahabettin Paşa/Sultan Mustafa: 10 kemeri [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/edirne-kopruleri">Edirne Köprüleri</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Edirne köprüleri</strong>nin mimari yapıları ve tarihteki önemi bilinmektedir. Önce Tunca, Meriç ve Arda akarsularının üzerilerine yapılmış olan köprülerin isim listesini verip birkaç kısa cümle ile açıklayıp yazımızın sonunda ziyaret ettiğimiz Tunca ve Meriç köprülerinden daha detaylı bahsedeceğiz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Gazi Mihal Köprüsü</strong> : Köprülerin en eskisi Bizans İmparatoru Micheal Palailogos (1261-1282) dönemindedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Saraçhane Köprüsü</strong> – Şahabettin Paşa/Sultan Mustafa: 10 kemeri olan köprüyü Sultan II. Murat döneminde devlat adamı olan Şahabettin Paşa 1451 yılında yaptırmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Fatih Köprüsü</strong> : Fatih Sultan Mehmet devrinde yapılmış bir taş köprüdür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Yıldırım Köprüsü</strong> : 1987-1989 yılları arasında Karayollaro tarafından onarılmış ve bugünkü halini almıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Yalnız Göz Köprüsü</strong> : Tek kemeri ve tek gözü olan köprünün mimarı Mimar Sinan’dır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Beyazıt Köprüsü</strong> : Yakında yaşayan insanların camiye ulaşımını kolaylaştırmak için H.983/M.1488 yılında Sultan II. Beyazid tarafından Mimar Hayrettin’e yaptırılan köprüdür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Kanuni/<strong>Saray Köprüsü</strong> : Sarayiçi muhitini Edirne’ye bağlayan 60 metre uzunluğuna sahip köprü Kanuni Sultan Süleyman döneminde 1533-1554 yılları arasında yapılmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Ergene Köprüsü</strong> : Edirne’nin Uzunköprü ilçesinde Ergene nehri üzerine 172 kemer ile kurulu taş köprü II. Murat tarafından 1427 yılında Mimar Muslihiddin’e yaptırılmıştır. Köprü kanatlarının park çeşmesine kadar uzanan 150 metrelik kısmı saymazsak köprüdeki ilk gözün başladığı yerden son gözün bittiği noktaya kadar 1238 metre uzunluğundadır. (Kemer sayısı sonradan 174&#8217;e çıkarılmış ve köprünün uzunluğuda 1392 mt&#8217;e ulaşmıştır.)</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Edirne şehrini gezdikten sonra Karaağaç’a giderken ilk Tunca daha sonra ardından gelen Meriç köprüsünden geçiyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Tunca nehri üzerinde yer alan Tunca köprüsünden bahsetmeden önce Tunca Nehri hakkında bilgi vermek daha doğru olur;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Tunca Nehri 16. Yy’a kadar kentin içme suyu ihtiyacını karşılayan nehir 330 km uzunluğa sahip bunun yalnız 31 kilometresi Türkiye sınırları içerisindeyken geri kalanı Bulgaristan&#8217;dadır. Tunca Nehri Tunca köprüsünün 1 km aşağısında Meriç Nehri ile birbirine karışır.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Tunca Köprüsü</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Tunca Nehri üzerinde yer alan köprü ismini nehirden almıştır. Edirne’nin en güzel köprülerinden biri olma özelliğine sahip köprünün yapımı 1608 ila 1613 yılları arasında gerçekleşmiştir. Mimarı Sultan Ahmet Cami’ni inşa eden Mehmet Ağa’dır. Köprü üzerindeki parke granit taşlar orjinaldir. Köprünün asıl adı Defterdar Ekmekçizade Ahmet Paşa’dır. Ancak Halk arasında Tunca denilmektedir. Hatta tabelaları bile Tunca olarak yazılıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Çok uzun olmayan köprüden aracımızla geçip sırada muhteşem eser çıkıyor karşımıza.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Meriç Köprüsü</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Bulgaristan’da doğan nehir Türkiye Edirne üzerinden Ege denizine dökülmektedir. 490 km uzunluğa sahip Meriç nehri üzerinde eşsiz güzellikte bir köprüdür <strong>Meriç köprüsü</strong>. 1842 &#8211; 1847 yılları arasında (Aldülmecit dönemi) yapılan köprü 263 metre uzunluğuna, 7 metre genişliğine sahip olup 13 ayak üzerinde 12 kemerlidir. Osmanlı döneminin en son yapısıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Nehir kenarına kurulu çay bahçelerinden birinde oturup günün yorgunluğunu kahvenizi içerek, yeşillikler arasında Meriç Nehri üzerinde Meriç köprüsü karşısında çıkarabilirsiniz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Köprü bitiminin sağı ve solunda ki çay bahçeleri çok yoğun ve kalabalık olduğundan biz Lalezar’a gittik. Hem daha rahat hemde daha sakin. 2 çay ve 2 türk kahvesi için 16 TL ödedik.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/edirne-kopruleri">Edirne Köprüleri</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/edirne-kopruleri/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sv Georgi Kilisesi</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/sv-georgi-kilisesi</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/sv-georgi-kilisesi#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 16:10:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Edirne]]></category>
		<category><![CDATA[Sv Georgi Kilisesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4149</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sv. Georgi Kilisesi Edirne&#8217;nin Kuzey-Doğu bölgesinde &#8220;Kıyık&#8221; barutluk mahallesinde yer alır. Bir zamanlar şehrin bu bölgesinde genellikle Bulgar asıllı vatandaşlar oturmaktaymış. Kilisenin temeli 23 Nisan 1880 yılında atılmış ve aynı yıl inşaatı bitmiştir. Kilisenin yapımı için Sultan II. Hamid&#8217;in izni ile ve zamanın Edirne valisi Rauf Paşanın yardımları sayesinde gerçekleşmiştir. Bulgar Kilisesinin planı üçgemili psevdobazilik şeklinde olup, [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/sv-georgi-kilisesi">Sv Georgi Kilisesi</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Sv. Georgi Kilisesi Edirne&#8217;nin Kuzey-Doğu bölgesinde &#8220;Kıyık&#8221; barutluk mahallesinde yer alır. Bir zamanlar şehrin bu bölgesinde genellikle Bulgar asıllı vatandaşlar oturmaktaymış. Kilisenin temeli 23 Nisan 1880 yılında atılmış ve aynı yıl inşaatı bitmiştir. Kilisenin yapımı için Sultan II. Hamid&#8217;in izni ile ve zamanın Edirne valisi Rauf Paşanın yardımları sayesinde gerçekleşmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bulgar Kilisesinin planı üçgemili psevdobazilik şeklinde olup, Bulgar geç rönesansına özgü plan karakteri taşımaktadır. Önemli büyüklükte olup, inşaat alanı 320 metrekaredir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1940 yılına kadar Bulgar vatandaşları olan papazlar kilisede görev yapmışlardır. Daha sonra İstanbul&#8217;lu Bulgar asıllı papazlar bu görevi sürdürmüşlerdir. Bu papazşar arasında Dimitır Mihaylov ve Mihayil Dimitroz ve Papaz Venko sayılabilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Son 20-30 yıl süre içinde kilisenin bakımını ve korumasını kişisel olarak Bulgar asıllı Filip Çıkırık tarafından yerine getirilmiştir. Bulgar asıllılardan kalan nadir kişilerden biri olan bu şahsın oğlu Aleksandır Çıkırık 1992-2000 yıllarında Sıfiya Üniversitesi İlahiyat Akademisinden mezun olmuştur. 2001 yılında Starazagora (Eski Zara) Mitropoliti Galation tarafından 2003 yılı başlarında ise Patriarh Vartolemey tarafından resmi olarak Aleksandır Çıkırık Edirne Kilisesinin papazı olarak tayin edilmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Sv. Georgi Kilisesinin restorasyonu için 2001 yılında proje hazırlandı. Bulgaristan Cumhuriteyi ile Türkiye Cumhuriyetleri arasında imzalanan &#8220;2002-2003 tarihleri arasında kültürel değerler taşıyan; Taşınma Mirasın Korunması Protokolü&#8221; çerçevesinde ve ayrıca, Edirne Vakıflar Bölge Müdürlüğünün Edirne&#8217;de bulunan Doğal ve Kültürel Zenginliklerin Korunması Komisyonunun aldığı karar gereğince Türk yetkili makamların resmi izinleri ile Kilisenin restorasyonuna başlanmıştır. 12 Eylül 2003 tarihinde Mimarlar Odası Başkanı Mimar Ali Erol restorasyonun yapılması için bir anlaşma imzalanmıştır. Restorasyon çalışmaları 1 Kasım 2003 tarihinde başlanmış ve 31 Nisan 2004 tarihinde tamamlanmıştır. Kilise restorasyonundan sonra 9 Mayıs 2004 tarihinde Bulgar ve Türk yetkililerin katılımı ile resmi açılış töreni yapılarak Bulgaristan Cumhuriteyi Başbakanı Sayın Simeon Sakskoburggotski&#8217;nin katılımı ile ibadete açılmıştır.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/sv-georgi-kilisesi">Sv Georgi Kilisesi</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/sv-georgi-kilisesi/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
