<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>küba tarihi | Gezgin Çift</title>
	<atom:link href="https://www.gezgincift.com/tag/kuba-tarihi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gezgincift.com</link>
	<description>Gezgin Çift</description>
	<lastBuildDate>Wed, 26 Nov 2025 20:27:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://www.gezgincift.com/wp-content/uploads/2019/05/cropped-gezgincift-32x32.png</url>
	<title>küba tarihi | Gezgin Çift</title>
	<link>https://www.gezgincift.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Küba Tarihi Başbakan Fidel Kastro</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-basbakan-fidel-kastro</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-basbakan-fidel-kastro#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[gezgincift]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 15 Apr 2017 16:31:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Küba]]></category>
		<category><![CDATA[che guevara]]></category>
		<category><![CDATA[ernesto che guevara]]></category>
		<category><![CDATA[fidel kastro]]></category>
		<category><![CDATA[küba]]></category>
		<category><![CDATA[küba tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gezgincift.com/?p=7848</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küba Devrimine Giden Yol: Batista’dan Castro’ya Küba, yakın tarihine baktığımızda pek çok “yükseliş ve düşüş” hikâyesine sahne olmuş bir ada. Farklı dönemlerde farklı liderler sahneye çıktı ama değişmeyen şey, halkın yoksulluk, baskı ve adaletsizlikle boğuşmak zorunda kalmasıydı. Bu çalkantılı süreç, sonunda dünyayı sarsan bir devrimle sonuçlandı. Batista Darbesi ve Karanlık 7 Yıl 1952’de eski genelkurmay [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-basbakan-fidel-kastro">Küba Tarihi Başbakan Fidel Kastro</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Küba Devrimine Giden Yol: Batista’dan Castro’ya</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba, yakın tarihine baktığımızda pek çok “yükseliş ve düşüş” hikâyesine sahne olmuş bir ada. Farklı dönemlerde farklı liderler sahneye çıktı ama değişmeyen şey, halkın yoksulluk, baskı ve adaletsizlikle boğuşmak zorunda kalmasıydı. Bu çalkantılı süreç, sonunda dünyayı sarsan bir devrimle sonuçlandı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Batista Darbesi ve Karanlık 7 Yıl</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1952’de eski genelkurmay başkanı Fulgencio Batista, bir askerî darbeyle yönetimi ele geçirerek ülkeyi yaklaşık yedi yıl boyunca kontrolü altında tuttu. Bu dönemde baskıcı politikalar, yolsuzluk ve şiddet, sıradan Kübalıların yaşamını her geçen gün daha da ağırlaştırdı. Zengin azınlık ve yabancı şirketler güçlenirken, halkın çoğunluğu için günlük hayat giderek katlanılmaz hale geldi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>1 Ocak 1959: Devrimin Sabahı</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yılbaşı gecesinin hemen ertesinde, 1 Ocak 1959 sabahı adada dengeler komple değişti. Fidel Castro’nun liderliğini yaptığı devrimci hareket, yıllardır sürdürdüğü gerilla mücadelesini zaferle taçlandırdı. Batista ülkeyi terk etti, küçük bir dağ savaşçıları grubu ise tarihe geçecek bir devrimin mimarı oldu. Böylece Küba, yeni bir sayfa açtı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>ABD ile Yakın İlişkilerden Gerilime</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Devrim öncesinde Küba ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ilişkiler oldukça sıcak ve güçlüydü. Adadaki pek çok ekonomik yatırım ve stratejik çıkar, ABD ile iç içe geçmiş durumdaydı. Ancak Batista rejiminin uyguladığı baskı, yoksulluk ve yozlaşma derinleştikçe, bu yakın bağlar da sarsılmaya başladı. Halkın gözünde, Batista’ya verilen her dış destek, bir noktadan sonra adaletsiz düzenin parçası olarak görülür oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Zengin Toprak Sahibinin Oğlundan Devrim Liderine: Fidel Castro</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Fidel Castro, varlıklı bir toprak sahibinin oğlu olarak dünyaya gelmişti. Buna rağmen hayatını, eşitsizliğe ve diktatörlüğe karşı mücadeleye adadı. Batista’ya karşı başlattığı isyan, yalnızca politik bir hamle değil, adanın geleceğini tamamen değiştiren bir dönüşümün başlangıcıydı. Önderlik ettiği devrim, Küba halkına daha adil bir düzen ve daha insanca yaşam koşulları vadetmeyi amaçlıyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Castro genellikle “komünist lider” etiketiyle anılsa da, kendi söyleminde temel hedef, Kübalılara özgürlük, sosyal haklar ve daha eşit bir hayat sunmaktı. Batista rejimine karşı çıkması, ABD ile ilişkilerin de hızla bozulmasına yol açtı; çünkü Washington uzun süre Batista’yı destekleyen taraftaydı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Sierra Maestra’dan Çıkan Devrim</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Fidel Castro ve ona bağlı küçük bir isyancı grup, devrim mücadelesini Sierra Maestra dağlarında başlattı. Başlangıçta yanlarında yalnızca yaklaşık 100 savaşçı vardı. Buna rağmen Fidel, insanları umutsuz bir ölüme sürmek yerine, güçlü bir propaganda ve halk desteği kampanyası yürüttü. Halkı, bu mücadelenin “boşuna bir savaş” değil, mantıklı ve gerekli bir çıkış yolu olduğuna ikna etmeye çalıştı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1958 yılının sonlarına doğru isyancı birlikler iki kola ayrıldı: Bir kısım savaşçı Santiago’ya doğru ilerlerken, diğer kol Havana’ya yöneldi. Bu ikinci grubun başında, Ernesto Che Guevara ve isyancı ordu komutanı Camilo Cienfuegos bulunuyordu. İlerleyen günlerde, bu iki isim hem askeri başarılarıyla hem de sembolik rollerıyla devrim tarihine kazındı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Camilo Cienfuegos ve Havana’ya Giriş</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1932 doğumlu Camilo Cienfuegos, Havana’nın kurtuluşuyla özdeşleşmiş bir isimdir. Bugün bile sözleri, Havana’daki Devrim Meydanı’nda (Plaza de la Revolución) yazılı durur. 2 Ocak 1959’da devrimci birlikler başkente ulaştığında, Batista ve çevresi çoktan ülkeyi terk etmişti. Havana’da kalan askerler kayda değer bir direniş göstermeden silah bıraktı. Aynı günlerde Fidel Castro’nun birlikleri Santiago’ya girdi. Santiago çıkarmasının başındaki önemli isimlerden biri de, gerillalara silah sağlayarak hareketi destekleyen Huber Matos’tu. Fidel, o günlerde Santiago’yu geçici başkent ilan etti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Havana ise fiilen Camilo Cienfuegos’un kontrolündeydi. Castro, adanın öteki ucundan 3 Ocak’ta yola çıkarak 8 Ocak’ta Havana’ya ulaştı ve başkenti resmen yeniden Havana olarak açıkladı. Şehre girdiği gün, yüz binlerce kişinin –yaklaşık 400.000 kişinin– önünde bir zafer konuşması yaptı. O an, devrimin tüm dünyaya ilan edildiği simgesel bir dönüm noktasıydı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Yeni İktidar: Geniş Koalisyondan Dar Çevreye</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Fidel Castro, ilk aşamada Batista karşıtı çeşitli kesimleri bir araya getirme konusunda oldukça başarılıydı. Devrim zafer kazandığında, resmi bir devlet görevi bulunmuyordu; kendisini doğrudan “devlet başkanı” ilan etmek yerine, saygın aydınlar ve entelektüellerden oluşan bir hükümet kurmayı tercih etti. Ancak süreç ilerledikçe kabinedeki isimler tek tek görevden alındı ve yerlerine Fidel’in güven duyduğu kişiler getirildi. En kritik pozisyonlar ise kardeşi Raul Castro ve Ernesto Che Guevara tarafından dolduruldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Camilo Cienfuegos da dâhil olmak üzere birçok devrimci, Küba’nın açıkça “komünist” bir çizgiye çekilmesinden yana değildi. Yine de, 7 Ocak 1959’da ABD hükümeti, Castro’nun devrimci koalisyonunu Küba’nın meşru yönetimi olarak tanıdı. Fidel’in Havana’ya girişinin ardından kaçmayan zengin sınıfın bir kısmı bile başta yeni yönetimi destekledi; içlerinde dünyaca ünlü rom üreticisi Bacardi ailesi de vardı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Devrim Mahkemeleri ve Korku İklimi</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Devrimin ardından ülkeyi “düzeltmek” hiç kolay olmadı. Batista döneminden kalma hesaplar, birikmiş öfke ve suçlamalar hızla gündeme geldi. Fidel, devrim mahkemeleri kurarak eski rejim yanlılarını yargılatmaya başladı. Çok sayıda kişi bu mahkemeler sonucunda idam edildi. Zamanla bu duruşmalar halka açık gösterilere dönüştü ve Havana’nın en büyük stadyumunda yapılmaya başlandı. Sadece eski Batista adamları değil, hakkında ihbar bulunan herkes sanık kürsüsüne çıkabiliyordu. Bu ortam, Castro’ya yakın çevrelerde bile tedirginlik yarattı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Başbakanlık, Kamulaştırmalar ve İlk Kopuşlar</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">16 Şubat 1959’da Fidel Castro, resmen başbakanlık görevini üstlendi. Devrim sürecinde ülkenin geleceğine dair net bir ekonomik model açıklamamıştı; ama iktidarı tam anlamıyla kontrol etmeye başlayınca geniş kapsamlı bir reform programına geçti. İlk adımlardan biri, Küba’daki büyük Amerikan şirketlerinin çoğunun kamulaştırılmasıydı. Bu yolla el konulan arazilerin büyük bölümü, yerli çiftçilere dağıtıldı; tek bir günde yüz binlerce dönüm toprak el değiştirmiş oldu. Aynı zamanda kent yoksullarını korumak için kira bedelleri düşürüldü.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu düzenlemeler, yoksullar için umut verici görünse de önemli bir kesim için ciddi gelir kaybı anlamına geldi. Kamulaştırmalar ve yeni ekonomi politikaları yüzünden birçok kişi ekonomik gücünü yitirdi. Devrimin hemen ardından yalnızca sınırlı sayıda Kübalı ülkeyi terk etmişken, bu reformlardan sonra adadan ayrılanların sayısı yüz binlere ulaştı. ABD hükümeti, el konulan şirketler nedeniyle protesto etti ve yaptırım tehdidini masaya koydu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Washington Ziyareti ve Artan Şüpheler</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Artan gerilimi yumuşatmak amacıyla Fidel Castro, Nisan 1959’da Washington’a giderek ABD başkentiyle temas kurdu. Amacı, yeni Küba yönetiminin meşruiyetini pekiştirmek ve ilişkileri koparmadan yoluna devam etmekti. Ancak dönemin ABD Başkanı Dwight Eisenhower, Castro’ya güvenmiyor, onun ideolojik yöneliminden ciddi biçimde rahatsızlık duyuyordu. Bu güvensizlik, ilerleyen yıllarda daha sert krizlerin zeminini oluşturacaktı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Sol Eğilim, Raul ve Che’nin Etkisi</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’daki sollaşma eğilimi yalnızca ABD’yi değil, adadaki çeşitli kesimleri de tedirgin etti. Devrim sırasında Fidel Castro ideolojik olarak bilinçli biçimde muğlak kalmış, farklı anti-Batista grupları bir arada tutmak için net bir “kırmızı çizgi” çizmemişti. Ama iktidar döneminde kardeşi Raul Castro ve ekonomi alanında önemli rol üstlenen Ernesto Che Guevara’nın önerdiği radikal reformlar, ülkenin giderek daha belirgin biçimde sol bir çizgiye kaydığını gösteriyordu. Bu da birçok Kübalının mesafeli durmasına neden oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Camilo Cienfuegos, Huber Matos ve Gizemli Kayboluş</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Devrim ordusunun komutanlarından Camilo Cienfuegos, resmî olarak Savunma Bakanı Raul Castro’nun emri altındaydı; ancak ülkenin hızla sola yönelmesinden rahatsızlık duyan önemli figürlerden biriydi. Halk gözünde kimi zaman Fidel’den bile daha sevilen bir isimdi. Benzer şekilde, Fidel’in Santiago’yu ele geçirmesinde pay sahibi olan Huber Matos da yeni politikalardan memnun değildi ve sonunda görevinden ayrılmak istediğini açıkça dile getirdi. Fidel bu talebe sert karşılık verdi; Matos tutuklandı ve 20 yıl hapse mahkûm edildi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Matos’un tutuklanması için görevlendirilen kişi, yıllardır yakın arkadaşı olan Camilo Cienfuegos’tu. Bu görev, aynı zamanda Fidel’in Camilo’nun sadakatini test etme biçimiydi. Cienfuegos emri yerine getirdi; ancak kısa süre sonra kendisi de tarihin en büyük soru işaretlerinden birinin kahramanı oldu. 28 Ekim 1959’da, Matos tutuklandıktan hemen sonra Camilo, Havana’ya dönmek üzere uçağa bindi. Ne uçaktan bir acil çağrı geldi ne de enkaz bulundu. Uçak ve içindekiler hiçbir zaman bulunamadı. Cienfuegos’un ortadan kayboluşunun sebebi konusunda yorum yapmak artık okuyucuya kalmış durumda.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Yoksulluk, Ambargo ve Sovyetlere Yakınlaşma</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Politik tartışmaların ötesinde, ada halkının büyük bölümü temel geçim derdiyle boğuşuyordu. Nüfusun önemli kısmı aşırı yoksulluk içindeydi. Bunun başlıca nedenlerinden biri, ABD’nin Küba ile ticari ilişkileri kısıtlaması ve ambargo yönünde adımlar atmasıydı. Ekonomik çöküş, neredeyse tüm toplumsal kesimleri etkiledi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu noktada Küba, yeni bir müttefik arayışına girdi ve gözler doğrudan ABD’nin baş rakibi olan Sovyetler Birliği’ne çevrildi. 8 Şubat 1960’ta Sovyet liderlerinden Anastas Mikoyan, Havana’yı ziyaret etti. Bu görüşmeler sonucunda Moskova ile yeni bir ittifak temeli atıldı. Aynı dönemde ABD Başkan Yardımcısı Richard Nixon, Küba’nın Sovyet etkisi altındaki bir üsse dönüşme ihtimalinden kaygı duyarak gizli müdahale önerileri sundu; ancak Başkan Eisenhower, doğrudan savaş riskini göze almak istemedi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>La Coubre Patlaması ve Gerginliğin Tırmanışı</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Batista döneminde uygulanan silah ambargosu devam ettiği için Küba, savunma ihtiyaçlarını başka ülkelerden karşılamak zorundaydı. Sovyetler Birliği ve Çekoslovakya, bu süreçte başlıca tedarikçiler haline geldi. 4 Mart 1960’ta, 76 tonluk Belçika yapımı mühimmat taşıyan Fransız yük gemisi La Coubre, Havana Limanı’na yanaştı. Yük boşaltılırken aniden büyük bir patlama meydana geldi; 75 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı. Che Guevara’nın simgeleşen ünlü fotoğrafı da bu olayın ardından çekildi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Patlamanın hemen sonrasında Fidel Castro, bunun bilinçli bir saldırı olduğunu ve arkasında ABD’nin bulunduğunu iddia etti. Olay, Washington–Havana hattındaki gerilimi daha da tırmandıran bir dönüm noktası oldu. Eisenhower yönetimi, adaya yönelik daha sert adımlar düşünmeye başladı ve CIA, Küba’yı içeriden vurmak için hazırlıklara girişti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Sürgünlerden Ordu Kurmak: 2506 Tugayı</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">CIA, devrimi tersine çevirmek amacıyla Amerika’ya kaçmış Kübalı sürgünleri örgütleyerek onlara askeri eğitim ve teçhizat sağlamaya başladı. 1300’den fazla sürgün, bu operasyona gönüllü oldu. Ağır silahlarla donatılmış bu birlik, “2506 Tugayı” adıyla anıldı. Plan, Guatemala’dan hareket edip Küba’ya çıkarma yapmak, Escambray Dağları’na yakın Trinidad kasabasını kontrol altına almak ve burada bir isyan odağı oluşturmaktı. Böylece uluslararası yardım çağrısı yapılacak ve ABD, bu çağrıyı gerekçe göstererek açık işgale yönelebilecekti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu hazırlıklar sürerken, ABD’de de başkanlık seçim kampanyası devam ediyordu. 1960 sonbaharında dünyanın dört bir yanından liderler, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için New York’a geldi. Küba da BM üyesi olduğu için Fidel Castro, ABD’yi yeniden ziyaret etti ve kürsüye çıkarak tüm dünyaya hitap etti. Başta kısa bir konuşma olarak planlanan bu hitap, yaklaşık 4,5 saat sürerek tarihe geçti; hâlâ aynı platformda yapılmış en uzun konuşmalardan biri olarak anılıyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Yeni Başkan Kennedy ve Domuzlar Körfezi Çıkarması</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">8 Kasım 1960’ta John F. Kennedy, ABD başkanlığına seçildi. Küba’ya yönelik işgal planları, Kennedy göreve geldikten sonra masaya daha net biçimde geldi. 4 Nisan 1961’de Kennedy, bazı değişiklikler şartıyla operasyona onay verdi. En önemli şartlardan biri, hedefin Trinidad kasabası yerine daha ücra bir nokta olan Domuzlar Koyu’na (Bahía de Cochinos) kaydırılmasıydı. Böylece denizden yapılacak çıkarma, kamuoyundan bir nebze daha gizli tutulabilecekti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Sonunda CIA tarafından eğitilen 1334 Kübalı sürgün, ülkeyi geri alma umuduyla Domuzlar Körfezi’ne çıkarma yaptı. Ancak operasyon kısa sürede feci bir yenilgiye dönüştü. 114 kişi öldü, 1200’den fazla sürgün yakalandı veya etkisiz hale getirildi. Bu başarısızlık, yalnızca Washington için diplomatik bir hezimet değil, aynı zamanda Fidel Castro’nun otoritesini güçlendiren bir olay oldu. Ada halkı, bu saldırıyı “dış müdahale” olarak görüp liderine daha sıkı sarıldı. Latin Amerika kamuoyunda da Castro’nun itibarı arttı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Sosyalist İlan ve Sovyet Müttefikliği</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Fidel Castro, iktidarını sürdürebilmek için yalnızca askeri zaferlerin yetmeyeceğini biliyordu. Bu nedenle, ülkesine güçlü bir uluslararası dayanak sağlamak zorundaydı. Domuzlar Körfezi’nde elde edilen zaferden yaklaşık iki hafta sonra, büyük bir törenle Küba’nın resmen sosyalist bir ülke olduğunu ilan etti. Bu açıklama, yeni rejimin ideolojik yönünü netleştiren kritik bir adım oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kennedy yönetimi, başarısız işgal girişimini kabullenmek zorunda kaldı; ancak Küba dosyası masadan kalkmadı. Fidel ise, ABD’den gelebilecek yeni müdahalelere karşı tek başına duramayacağını bildiği için Sovyetler Birliği’ni “stratejik garantör” olarak görmeye başladı. Sovyet askerleri, silahları ve nükleer kapasitesi, adanın bağımsızlığını korumak için bir kalkan olabilirdi. Bu tercih, Küba’yı ABD kıyılarına yalnızca 90 mil uzaklıkta bir sosyalist merkez haline getirdi. Böylece Fidel’in sosyalist ilanı, sadece iktidarını pekiştiren bir adım değil; ülkenin geleceğini ve dünya siyasetini şekillendiren tarihi bir karar olarak Küba tarihine kazındı.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-basbakan-fidel-kastro">Küba Tarihi Başbakan Fidel Kastro</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-basbakan-fidel-kastro/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küba Tarihi &#8211; Bölüm 5</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-devrimi</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-devrimi#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[gezgincift]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2017 09:17:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Küba]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<category><![CDATA[küba]]></category>
		<category><![CDATA[küba devrimi]]></category>
		<category><![CDATA[küba tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gezgincift.com/?p=7759</guid>

					<description><![CDATA[<p>Fidel Nasıl Hapisten Çıkıp Efsaneye Dönüştü? Bu bölüm, Küba tarihinin en kritik sorularından bazılarını anlamaya odaklanıyor: Batista’nın hapishanesindeki bir avukat nasıl ulusal kahramana dönüştü? Arjantinli genç bir doktor Ernesto Che Guevara, neden hayatını gerilla savaşına adadı? Ve basit bir radyo vericisi, Küba devriminde nasıl ölümcül bir propaganda silahına dönüştü? Küba tarihini sırasıyla takip etmek isterseniz: [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-devrimi">Küba Tarihi – Bölüm 5</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Fidel Nasıl Hapisten Çıkıp Efsaneye Dönüştü?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu bölüm, Küba tarihinin en kritik sorularından bazılarını anlamaya odaklanıyor: Batista’nın hapishanesindeki bir avukat nasıl ulusal kahramana dönüştü? Arjantinli genç bir doktor Ernesto Che Guevara, neden hayatını gerilla savaşına adadı? Ve basit bir radyo vericisi, Küba devriminde nasıl ölümcül bir propaganda silahına dönüştü?</span></p>
<div class="kh-related-box" style="background: #f7f3eb; border: 1px solid #e2d7c4; border-radius: 10px; padding: 16px 18px; margin: 24px 0; font-size: 14px; line-height: 1.6;"><strong style="display: block; font-size: 15px; margin-bottom: 8px;"><br />
<span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba tarihini sırasıyla takip etmek isterseniz:</span><br />
</strong></p>
<ul style="margin: 0; padding-left: 18px;">
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/herkesin-bilmesi-gereken-kuba-tarihi" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 1</a></li>
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kolelik" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 2</a></li>
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-ekonomisinde-canlanma" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 3</a></li>
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-amerikanin-oyun-bahcesi" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 4</a></li>
<li>Küba Tarihi &#8211; Bölüm 5</li>
</ul>
</div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Darbeyle Gelen Batista ve Bastırılan Bir Ülke</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yarım bin yılı aşan bir süre boyunca Küba, sömürü, eşitsizlik ve baskının bitmeyen döngüsünü yaşadı. Ama bu tabloya rağmen, ada halkı özgürlük arzusunu hiç bırakmadı. 1953’te, genelkurmay başkanı Fulgencio Batista’nın askerî darbe ile iktidarı ele geçirmesi, ülkeyi yeni bir karanlık döneme soktu. Batista yönetimine karşı çıkanlar susturuldu, muhalif sesler işkence ve korkuyla baskı altına alındı. Karayiplerin en büyük adalarından biri olan Küba, o yıllarda Latin Amerika’nın diğer ülkelerinde olduğu gibi politik çalkantının merkezindeydi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>16 Ekim 1953: “Tarih Beni Aklayacak” Konuşması</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">16 Ekim 1953’te Fidel Castro, Moncada Kışlası baskınından sonra hâkim karşısına çıktı. Mesleği gereği kendi avukatıydı ve mahkemede uzun bir savunma yaparak, içinden geçtiği süreci bir özgürlük manifestosuna çevirdi. Kendi ifadesiyle, gün geldiğinde tarihin onu bağışlayacağını, hatta haklı bulacağını söyledi. Bu duruşma, onun devrimci kimliğini perçinleyen ilk büyük sahne oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Mahkeme sonunda Fidel 15 yıl hapse mahkûm edildi. Kardeşi Raul ve diğer yoldaşları ise 10–13 yıl arası cezalara çarptırıldı. O dönemde Fidel’in kayınpederi Rafael José Díaz-Balart, Batista hükümetinde bakandı. Bu nedenle kimi düşmanları, Fidel’in idamdan kurtulmasını bu akrabalığa bağladı. Ne olursa olsun, hüküm kesilmişti: devrimci çekirdek kadro hapisteydi, ama fikirleri hâlâ dışarıda dolaşıyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Cezaevinden Meksika’ya: 26 Temmuz Hareketi’nin Doğuşu</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Batista’nın güvenlik güçleri ülkede isyanları acımasızca bastırırken, ironi şu ki, Fidel ve Raul için hapishane dışarıdaki ölümlü kovalamacaya kıyasla daha güvenli bir yer haline gelmişti. Ancak bu durum uzun sürmedi. Yaklaşık 18 ay sonra, Batista Moncada saldırısına katılan kadın ve erkeklere genel af ilan etti. Birkaç askerin ölümüne yol açmış olsalar da Fidel ve arkadaşları serbest bırakıldı. Bu karar, rejimin gözüyle “af”, devrimcilerin gözünde ise politik bir zaferdi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Fidel, özgürlüğüne kavuşur kavuşmaz rotasını işaret etti: “Bu mücadele bitmedi, Meksika’ya gidip yeniden başlayacağız.” Moncada baskınının ikinci yıldönümünde, hareketlerine bir isim verdiler: <em>26 Temmuz Hareketi</em>. Kastro kardeşler ve diğer militanlar, verdikleri söz doğrultusunda Küba’dan ayrılıp Meksika’ya geçtiler. Orada, bir sonraki devrim sahnesinin planlarını çizmeye başladılar. 40 yıl önce kendi devrimini yaşamış Meksika, onlar için hem ilham kaynağı hem de sürgün üssüydü.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Meksika’da Bir Buluşma: Ernesto “Che” Guevara</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1955 yazında Meksika’da örgütlenen bu küçük devrimci çekirdeğin liderliğini Fidel üstlendi. Sürgüne gönderilmiş başka Kübalılar da harekete katıldı; hepsinin ortak noktası, Batista’yı zalim bir diktatör olarak görmeleriydi. Tam bu dönemde gruba ileride tüm dünya tarafından tanınacak bir isim eklendi: Arjantinli genç doktor Ernesto Guevara, yani “Che”.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Che, henüz 27 yaşındaydı; tıp eğitimini tamamlamış, Güney Amerika’yı motosikletle dolaşarak yoksulluk ve eşitsizliği kendi gözleriyle görmüştü. Baskı altındaki köylülerin, tarım işçilerinin yanında saf tutmaya kararlıydı. Meksika’da Kastro kardeşlerle tanıştıktan sonra da yalnızca bir savaşçı değil, hareketin teorisyeni haline geldi. Yine de grubun onu bütünüyle kabullenmesi zaman aldı; Che, adım adım merkeze yerleşti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Planlar, Tutuklamalar ve Yeniden Başlayan Hesaplar</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Fidel’in hedefi açıktı: Küba’daki tüm direniş odaklarını ortak bir çatı altında toplamayı istiyordu. Ancak Raul ve Che’nin daha belirgin biçimde savunduğu komünist çizgiden farklı olarak, doğrudan “komünist” etiketli bir devrim modelinden çekiniyordu. Yine de sosyal adalet ve radikal dönüşüm fikrinden vazgeçmiş değildi; yalnızca yol haritasını yeniden tartıyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Meksika devleti ise ülkede silahlı kamp kuran yabancı aktivistleri daha fazla görmezden gelemedi. Güvenlik güçleri kısa sürede devrimcileri tespit etti ve Fidel, Raul, Che ve diğerleri tutuklanarak yeniden cezaevine atıldı. Bu, planların bir kez daha masaya yatırılması anlamına geliyordu. Fakat bu kez vazgeçmek yerine, daha dikkatli ve sistemli bir hazırlık yapılacaktı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Granma’ya Giden Yol: Para, Tekne ve Hazırlık</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Adamları Meksika’nın iç bölgelerinde askeri eğitim alırken, Fidel başka bir görevi üstlendi: para bulmak. ABD’de yaşayan Kübalı sürgünlerin desteğini almak için Kuzey’e geçti. Topladığı bağışlarla, Küba’ya dönüş için kullanılacak tekneyi satın almayı başardı. 18 metrelik küçük bir yolcu teknesi olan <em>Granma</em>, sempatizan bir silah tüccarından alındı ve kısa sürede devrimin sembollerinden birine dönüştü. Bugün hâlâ müzede sergilenen bu tekne, o günlerde sadece aşırı yüklenmiş, riskli bir ulaşım aracından ibaretti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1955’te Batista’nın yaklaşık 35.000 kişilik oldukça donanımlı bir ordusu vardı. Hava kuvvetleri ve cephanesi, Küba’nın yakın müttefiki ABD tarafından destekleniyordu. Yani güç dengesi kâğıt üzerinde tamamen Batista’dan yanaydı. Buna rağmen Fidel vazgeçmedi. 25 Kasım 1956’da, 82 kişi, mühimmat ve erzakla birlikte Granma’ya bindi ve Küba’ya doğru yola çıktı. Tekne hem insan hem malzeme açısından fazlasıyla yüklüydü; bu durum yolculuğu baştan riskli hâle getirdi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Las Coloradas Çıkarması: İlk Büyük Yenilgi</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Zorlu deniz şartları, Granma’nın rotasını darmadağın etti. Planladıkları tarihten iki gün geç vardılar, tekne yol boyunca hasar aldı ve dört gün süren fırtına ekibi daha da yıprattı. Yaklaşık 7 günlük çekişmeli yolculuğun ardından, Granma Las Coloradas kıyılarına ulaşabildi. Ancak sahile yaklaşır yaklaşmaz, Batista’nın birlikleri devreye girdi. Açık ve korumasız bir arazide olduklarından, hava ve kara saldırıları isyancıları ağır biçimde vurdu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">82 kişilik ekipten 50’den fazlası kısa sürede öldürüldü. Hayatta kalan az sayıdaki devrimci, Küba’nın en yüksek noktası olan Pico Turquino dağlarına doğru geri çekildi. Bu çıkarmayla Küba’yı ele geçirme planı fiilen çökmüş görünüyordu. Ancak hikâye burada bitmedi; sahneden silinmesi beklenen Fidel, aksine daha da görünür olmaya başlayacaktı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>New York Times Yazıları ve Bir Efsanenin Doğuşu</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">24 Şubat 1957 tarihli bir <em>New York Times</em> haberinde, dünya şunu öğrendi: Fidel Castro ölmemişti. Gazeteci Herbert Matthews, Havana’daki bağlantıları aracılığıyla dağlara çıkarak Fidel’le gizlice buluşmayı başardı. Yazdığı makaleler, 26 Temmuz Hareketi’ni geniş kitlelere tanıttı ve Fidel’i “yenilmemiş, inatçı gerilla lideri” imajıyla dünyaya sundu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Matthews’ün çizdiği bu portre, Fidel’i bir anda romantik bir direniş figürüne dönüştürdü. O da ulusal kahraman José Martí’nin mirasına yaslanarak kendisini Küba’nın kurtarıcısı gibi konumlandırmaya devam etti. Batista hâlâ ABD tarafından destekleniyor, dağlarda saklanan bir grup isyancı ise ilk bakışta ciddiye alınmıyordu. Ancak Fidel’in en büyük kozu, o aşamada ne tüfekler ne de sayılar oldu; propagandayı ustalıkla kullanmasıydı. Aynı dönemde Sovyetler Birliği de Latin Amerika’da artan anti-Amerikan söylemi besleyen yayınlar yapıyordu. Bu atmosfer, Fidel’in elini güçlendiriyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Camilo Cienfuegos ve Bitmeyen Gerilla Savaşı</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Fidel’in yanında öne çıkan isimlerden biri de Camilo Cienfuegos’tu. Cienfuegos, hem savaş alanında hem de örgütlenmede önemli rol oynadı; gerilla birliklerinin sayısını ve etkinliğini artırdı. Küçük çatışmalar, vur-kaç baskınları ve kesintisiz gerilla saldırıları, Batista ordusunun psikolojisini giderek yıprattı. 35 bini aşkın askerden oluşan ordu, kağıt üzerinde güçlü olsa da, Pico Turquino’daki karargâha karşı kararlı bir saldırı düzenleyebilmiş değildi. Bu da devrimcilerin moralini daha da yükseltti. Askerler gazetelere poz verirken, dağlardaki isyancılar sonucun kendi lehlerine döneceğinden emindi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Che Guevara ve Radio Rebelde: Devrimin Sesi</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Che, adaya yalnızca doktor olarak gelmedi; ön cephede savaşarak askeri liderlik de üstlendi. Ama onu asıl öne çıkaran hamle, <em>Radio Rebelde</em> adlı korsan radyo istasyonunu kurmasıydı. Bu radyo, kısa sürede devrimin sesi haline geldi. Dağlardan yapılan yayınlar sayesinde, Küba’nın dört bir yanındaki insanlar Fidel ve arkadaşlarının başarılarını, direniş hikâyelerini ve mesajlarını doğrudan duymaya başladı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Radio Rebelde’nin çekim gücü büyüdükçe, yüzlerce kişi dağlara katılmak için yola çıktı. 1958 yazına gelindiğinde Fidel, artık savunmadan çıkıp saldırıya geçecek kadar güç topladığını hissetti. Devrim sadece dağ yollarında değil, radyo dalgalarında da ivme kazanmıştı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Saldırı Planı: Doğuya ve Batıya Ayrılan Birlikler</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Radyo yayınları, yalnızca Küba halkını değil, ABD kamuoyunu da hedef alan bir propaganda kampanyasına dönüştü. Fidel, “Kübalı Robin Hood” gibi anlatılıyor, mağdurların yanında duran bir figür olarak lanse ediliyordu. Bu imaj, hem içeride hem dışarıda sempati topladı. Hazırlıklar tamamlanınca, gerilla birlikleri dört ana kola ayrıldı:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">– Fidel ve Raul, Pico Turquino’dan iki birimle ayrılarak Santiago’ya yöneldi.<br />
– Che Guevara ve Camilo Cienfuegos komutasındaki iki birlik ise kuzeydeki başkent Havana’ya doğru yürüyüşe geçti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Batista ordusu, radyodan duyurulan bu saldırı planına karşı tüm gücünü sahaya sürmek zorunda kaldı. Temmuz 1958’de sekiz gün süren yoğun çatışmalar yaşandı. Fidel’in birliği zaman zaman geri çekilmek zorunda kaldı, savaş sahada tam bir zafer getirmedi. Ama Radio Rebelde bambaşka bir hikâye anlattı: yayında, bu cephede kazanılmış büyük bir zafer varmış gibi duyurular yapıldı. Bu tekrar tekrar yayınlanınca, halk ne olduğuna değil, ne anlatıldığına inanmaya başladı. Ordunun bütün gücüne rağmen Fidel’i yakalayamaması da bu algıyı güçlendirdi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Santa Clara’daki Zırhlı Tren ve Çığır Açan Zafer</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu sırada, devrimci birliklerin diğer yarısı sahada gerçek bir askeri başarıya imza atıyordu. Che komutasındaki isyancılar, Santa Clara’ya silah taşıyan zırhlı bir treni ele geçirdi. Bu olay, gerilla savaşı açısından dönüm noktasıydı. Tren, Batista ordusunun önemli bir lojistik gücünü temsil ediyordu; ele geçirilmesiyle birlikte cephane, moral ve prestij bir anda devrimcilerin hanesine yazıldı. Çok sayıda asker moral çöküşü yaşadı ve bir kısmı Che’nin birliğine katıldı. Aynı dönemde doğu Küba’da Fidel ve Raul, hazır olan birlikleri Santiago’ya doğru ilerletiyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Batista’nın Çöküşü ve 1 Ocak 1959</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD, Küba politikasında yeni bir tavır aldı. Batista’nın ülkede istikrar sağlayamaması ve kontrolü kaybetmesi, Washington’da da rahatsızlık yaratmıştı. Büyükelçiye baskı yapıldı, destek geri çekildi ve sonuçta Batista ülkeyi terk etti. Böylece yıllardır süren diktatörlük bir gecede çökmüş oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1 Ocak 1959’da Fidel ve isyancıları Santiago’yu ele geçirdi. Che ve Camilo’nun birlikleri aynı günlerde Havana yönünde ilerliyordu. Başkentte hâlâ yaklaşık 15.000 asker ve kalabalık bir polis gücü vardı, ancak kimse ciddi bir direniş göstermedi. Ordu ve güvenlik kuvvetleri, savaşmadan dağıldı. Devlet fiilen boşalmış, güç sokakta kalan devrimcilere geçmişti. Fidel, hareketiyle hükümeti devraldı ve kendisini Küba’nın kurtarıcısı olarak sahneye sürdü.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Havana’ya Giriş ve Devrimin Simgesel Anı</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Fidel Havana’ya ulaştığında, onu yalnızca coşkulu kalabalıklar değil, uluslararası basın da bekliyordu. Gazeteciler, isyancı birliklerin uyguladığı infazlar ve idamlarla ilgili sorular yönelttiler. Fidel, savaş dönemindeki şiddeti savunurken, tarihte düşmanına bu kadar “saygılı” davranmış başka bir ordu bulmanın zor olduğunu iddia etti. Bu sözler, devrimin hem içeride hem dışarıda nasıl algılanacağına dair ilk güçlü işaretlerden biriydi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ocak 1959’da tamamlanan Küba Devrimi, yalnızca ülkenin yönetimini değiştirmedi; adanın sonraki on yıllarını, Latin Amerika siyasetini ve dünya gündemini etkileyecek bir dönemi başlatmış oldu. Fidel artık Batista’nın tutsağı değil, Küba tarihinin en çok konuşulan figürlerinden biriydi; Che Guevara ise Arjantinli bir doktorken, devrimci ikon haline gelen bir gerilla komutanı olarak tarihe geçti. Ve tüm bu süreçte, dağlardan yayın yapan bir radyo istasyonu, kelimenin tam anlamıyla tarihin akışını değiştiren bir megafona dönüştü.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-devrimi">Küba Tarihi – Bölüm 5</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-devrimi/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küba Tarihi &#8211; Bölüm 4</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-amerikanin-oyun-bahcesi</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-amerikanin-oyun-bahcesi#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[gezgincift]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2017 08:10:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Küba]]></category>
		<category><![CDATA[küba]]></category>
		<category><![CDATA[küba tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gezgincift.com/?p=7749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Turistlerin Gözdesi Bir Ada: “Cennet” Olarak Küba Küba’yı anlatmaya plajlarından, palmiyelerinden değil; tarih sahnesine çıktığı en çalkantılı dönemden alalım. Gür ve yoğun ormanları, turkuaz okyanusu ve yıl boyu süren tropik havasıyla Küba, kısa sürede gezginlerin radarına girdi. Özellikle 1924’ten itibaren ada, yavaş yavaş bir tatil destinasyonu olarak parlamaya başladı. Ucuza konaklama, bol içki ve “özgürlük” [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-amerikanin-oyun-bahcesi">Küba Tarihi – Bölüm 4</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Turistlerin Gözdesi Bir Ada: “Cennet” Olarak Küba</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’yı anlatmaya plajlarından, palmiyelerinden değil; tarih sahnesine çıktığı en çalkantılı dönemden alalım. Gür ve yoğun ormanları, turkuaz okyanusu ve yıl boyu süren tropik havasıyla Küba, kısa sürede gezginlerin radarına girdi. Özellikle 1924’ten itibaren ada, yavaş yavaş bir tatil destinasyonu olarak parlamaya başladı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ucuza konaklama, bol içki ve “özgürlük” havası, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen turistleri cezbediyordu. 1930’lara gelindiğinde Küba, yalnızca ucuz eğlence değil; kolonyal mimarisi, renkli sokakları ve Latin ruhuyla harmanlanmış kültürel zenginliğiyle de popülerleşen bir ada haline geldi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Küba Tarihini Adım Adım Takip Etmek İsteyenlere</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu metin, Küba tarihinin uzun ve dalgalı hikâyesinin yalnızca bir bölümünü ele alıyor. Hikâyeyi kronolojik biçimde takip etmek isterseniz, seriyi şöyle düşünebilirsiniz:</span></p>
<div class="kh-related-box" style="background: #f7f3eb; border: 1px solid #e2d7c4; border-radius: 10px; padding: 16px 18px; margin: 24px 0; font-size: 14px; line-height: 1.6;"><strong style="display: block; font-size: 15px; margin-bottom: 8px;"><br />
Sırasıyla Okuyacağınız Küba Tarihi<br />
</strong></p>
<ul style="margin: 0; padding-left: 18px;">
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/herkesin-bilmesi-gereken-kuba-tarihi" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 1</a></li>
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kolelik" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 2</a></li>
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-ekonomisinde-canlanma" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 3</a></li>
<li>Küba Tarihi &#8211; Bölüm 4</li>
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-devrimi" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 5<br />
</a></li>
</ul>
</div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu bölümde ise aklımızdaki temel sorular şunlar:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">– Bir Cizvit okulu öğrencisi olan Fidel Castro’yu silahlı bir devrim önderine dönüştüren süreç neydi?<br />
– Küba’nın iddialı politik reformları neden daha 10 yıl dolmadan duvara tosladı?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>500 Yıllık Eşitsizlik ve 1959’a Giden Yol</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’nın geçmişi, yüzyıllar boyunca süren yoksulluk, sömürü ve baskıyla şekillenmiş bir hikâyedir. Buna rağmen ada halkı, özgürlük arzusundan hiçbir zaman vazgeçmedi. 1934’ten itibaren ülke, arka arkaya gelen ve çoğu zaman “kukla” olarak görülen hükümetler tarafından yönetildi. 1950’lerin sonuna gelindiğinde ise sahnede tek ve çok güçlü bir figür vardı: Fulgencio Batista.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Batista, çeşitli dönemlerde doğrudan ya da perde arkasından iktidarı elinde tutan bir askerî liderdi. Son olarak 1952’de gerçekleştirdiği darbeyle yönetimi tamamen ele geçirerek Küba’yı bir diktatörlük rejimine sürükledi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Batista Dönemi: Anayasa, Reformlar ve Turizmin Yükselişi</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Batista, komşu ülke Amerika Birleşik Devletleri ile yakın ilişkiler kurarak hem kendi iktidarını güçlendirdi hem de ülkenin siyasal yönünü şekillendirdi. Onun döneminde kabul edilen anayasa ile:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">– Kadınlara oy hakkı tanındı,<br />
– Günlük çalışma süresi 8 saatle sınırlandı,<br />
– Toprak reformuna hukuki zemin oluşturuldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu adımlar, muhafazakârlar ile sol görüşlü çevrelerin bir süreliğine de olsa aynı çatı altında buluşmasını sağladı. Batista, hem gelenekçi hem de ilerici kesimleri yanına çekerek geniş bir toplumsal taban yakalamış gibi görünüyordu. Bu süreç, Küba’yı “modernleşen”, aynı zamanda turizmle birlikte parlayan bir ada imajına büründürdü.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>ABD İçki Yasağı ve Küba’nın “Gizli Kaçamak Noktası” Olması</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1919–1933 yılları arasında ABD’de içki yasağı (Prohibition) devam ederken Küba, bambaşka bir role büründü. Amerika kıtasının hemen karşı kıyısında, alkolün serbest olduğu, fiyatların nispeten ucuz kaldığı bir ada vardı: Küba.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu dönemde Küba:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">– Amerikalı zenginlerin,<br />
– İş insanlarının,<br />
– Eğlence ve gece hayatı arayan turistlerin</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">gizli kaçamak durağına dönüştü. Havana kısa sürede; kumarın, dansın, alkolün ve sınırsız eğlence imajının merkezine yerleşti. Böylece Küba, ABD’liler için “arka bahçede küçük bir Las Vegas” etkisi yarattı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Romun Altın Çağı: Küba Romu ve Kokteyl Kültürü</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Tropikal iklim, verimli topraklar ve bol şeker kamışı, Küba’yı rom üretimi için ideal bir coğrafya haline getirdi. Hammadde ucuzdu, üretim kolaydı ve sonuçta ortaya çıkan ürün de dünya genelinde rağbet görmeye başladı. Bir zamanlar denizcilerin ve korsanların içkisi olan Karayip romu, artık bar kültürünün vazgeçilmez temel içkilerinden birine dönüştü.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba romu, kısa sürede dünyaca tanınır hale geldi. Romun kola ile birleştiği “Cuba Libre” gibi kokteyller, hem Küba’nın adını hem de rom kültürünü küresel sahneye taşıdı. Böylece turizm, eğlence ve içki kültürü, adanın imajını pekiştiren üçlü haline geldi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Kumarhaneler, Mafya ve Meyer Lansky’nin Rolü</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Turizm büyüdükçe kumarhaneler de dev bir endüstriye dönüştü. Ancak işin karanlık tarafı da vardı. Birçok turist, kumarhanelerde hile yapıldığından şikâyetçiydi. Kumar işletmeleri genellikle Batista’ya yakın isimler ve mafya bağlantılı gruplar tarafından yönetiliyordu. Hile söylentileri arttıkça, Küba’nın “eğlence cenneti” imajı zedelenmeye başladı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Batista, bu sorunu çözmek için tartışmalı ama etkili bir figürle ortaklık kurdu: Meyer Lansky. Lansky,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">– Kumarhaneleri “temiz” göstermek için sıkı kurallar getirdi,<br />
– Otel ve casino işletmelerini Amerikan standartlarına yaklaştırdı,<br />
– Sektörü daha “profesyonel” bir yapıya soktu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Sonuç olarak, turistik güven yeniden sağlandı ve 1940’lı yıllardan itibaren Küba, mafya dünyası için tam anlamıyla bir “altın şehir” haline geldi. Batista’nın himayesinde mafya, turizm ve siyaset birbirine geçmiş bir güç üçgeni oluşturdu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Fidel ve Raul Castro: Cizvit Okulundaki Yıllar</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu sırada, geleceğin devrimci lideri Fidel Castro, doğu Küba’da zengin bir toprak sahibinin gayrimeşru çocuğu olarak büyüyordu. Babası Ángel Castro, oğullarının iyi bir eğitim almasını istiyordu. Fidel ve kardeşi Raul, bu nedenle Santiago’da kilisenin yönettiği bir Cizvit yatılı okuluna gönderildiler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Cizvit eğitimi, yalnızca dini disiplinle sınırlı değildi. Dünyayı anlama, sorgulama ve kendini zihinsel olarak geliştirme üzerine kurulu bir yaklaşım sunuyordu. Fidel ve Raul, bu ortamda hem entelektüel hem de karakter olarak şekillendiler. Özellikle Fidel, küçük yaşlardan itibaren güçlü bir adalet duygusu ve meydan okuyan bir kişiliğe sahipti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Batista Sahneden Çekiliyor, Mafya Küba’yı Paylaşmaya Hazırlanıyor</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1944’te Batista’nın başkanlık süresi doldu ve kendisi “politikadan çekildiğini” ilan etti. Latin Amerika’yı dolaşmaya başladı ancak Küba sahnesinden tamamen silinmiş değildi. Arka planda, hem orduyla hem de ekonomik güç odaklarıyla olan ilişkilerini korumaya devam etti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu dönemde Meyer Lansky önderliğinde, 1946’da Küba’da büyük bir toplantı düzenlendi. Mafya patronları:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">– Küba’daki kumarhanelerden,<br />
– Otellerden,<br />
– Eğlence ve gece hayatından elde edilecek gelirleri</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">nasıl paylaşacaklarını masada tartıştılar. Amaç, çatışma çıkmadan “payı bölüşmek”ti. Yaklaşık bir hafta süren bu toplantı, gösterişli eğlenceler ve lüks partilerle birlikte yürüdü. Sonunda Küba, mafya için resmi olarak organize edilmiş bir ticaret sahası haline geldi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Savaş Sonrası Küba: Zengin Azınlık, Yoksul Çoğunluk</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">II. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan tablo netti: En büyük kazananlar, yüksek rütbeli askerler, ABD şirketlerinin yerel ortakları ve mali çevrelerdi. Bir de bunlara yakın duran üst sınıf Kübalılar… Geri kalan milyonlar için ise hayat her zamankinden zordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">– Yaklaşık 7 milyonluk nüfusun 600 bini işsizdi,<br />
– Gelir dağılımı uçurumu büyümüştü,<br />
– Köylüler ve kent yoksulları giderek daha umutsuz hale gelmişti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kâğıt üzerinde modernleşen, turizm ve eğlence ile parlayan Küba, gerçekte derin bir sosyal krizin eşiğindeydi. Bu zemin, ileride Fidel Castro ve arkadaşlarının başlatacağı devrim için uygun bir “fırtına öncesi sessizlik” ortamı yarattı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Fidel Castro’nun Siyasi Uyanışı</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1927 doğumlu Fidel Castro, üniversite yıllarında iyice politize oldu. Havana Üniversitesi’nde hukuk eğitimi alırken, kampüs aynı zamanda siyasî muhalefetin kalbi hâline gelmişti. Farklı ideolojik gruplar, özellikle de sol ve sosyalist eğilimli oluşumlar burada örgütleniyordu. Fidel de bu atmosferin tam göbeğindeydi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Zamanla:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">– Silahlı öğrenci gruplarıyla temas kurdu,<br />
– Siyasal tartışmalara aktif biçimde katıldı,<br />
– Kendini “halk için mücadele eden” bir figür olarak konumlandırdı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Klasik, ofise kapanmış bir avukat olmak yerine, sistemle hesaplaşan bir mücadeleci olmayı seçti. Bu tercih, onu yavaş yavaş devrimci bir çizgiye sürükledi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Dominik Cumhuriyeti Girişimi: İlk Silahlı Macera</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1947’de, komşu ada Dominik Cumhuriyeti’nde acımasız bir diktatöre karşı ayaklanma planlanıyordu. Ayaklanmayı örgütleyenler, destek için Havana Üniversitesi’ndeki devrimci öğrencilerin kapısını çaldı. Fidel ve bir grup genç, bu plan doğrultusunda Küba kıyısındaki Cayo Confites adlı küçük adaya geçtiler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ama plan hiç gerçekleşemeden dağıldı. Kübalı yetkililer harekete müdahale etti, öğrenciler durduruldu ve Dominik’e uzanacak ilk büyük gerilla girişimi başlamadan bitti. Fidel için bu, “yarım kalan” ilk silahlı deneyim olarak hafızaya kazındı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Bogotá Ziyareti ve Ülkeden İlk Uzaklaşma</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1948 yılında Fidel, bu kez Kolombiya’nın başkenti Bogotá’ya gitti. Resmî olarak bir ziyaret niteliğinde olan bu yolculuk, aynı zamanda Küba’daki yetkililerin artan şüphelerinden bir süreliğine uzaklaşma fırsatı da sunuyordu. Latin Amerika’daki politik çalkantıları yerinde gözlemlemesi, onun devrimci bakışını daha da keskinleştirdi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>“Halkın Avukatı” Olma Çabası ve Kişisel Hayat</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Hukuk eğitimini tamamladıktan sonra Fidel Castro, mahkemelerde dar gelirli insanları savunan bir avukat olarak çalışmaya başladı. Ücret konusunda katı davranmaması, çoğu zaman müşterilerine fatura çıkarmaması, ekonomik anlamda tutunmasını zorlaştırdı. Avukatlık kariyeri, maddi açıdan beklediği karşılığı vermedi ama bu, onu kişisel hayallerinden vazgeçirmedi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1948’de Mirta Díaz-Balart ile evlendi. Bu evlilik, bir yandan Fidel’in özel hayatında yeni bir sayfa açarken, diğer yandan onun politik mücadelesine gölge düşürmedi. Değişen tek şey, artık hem aile babası hem de aktif bir muhalif olmasıydı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Batista’nın Geri Dönüşü: Seçimlerden Darbeye</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1952 yılında sahneye yeniden tanıdık bir isim çıktı: Fulgencio Batista. Eski devlet başkanı, politik arenaya güçlü bir dönüş yapmak ve yeniden başkanlık koltuğuna oturmak istiyordu. Ancak seçim tahminleri onun lehine görünmüyordu. Sandıktan çıkacak sonuç belirsizdi ve kaybetme ihtimali yüksekti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu sırada Batista, ordu içindeki bağlarını ve mafya ilişkilerini kullanarak oyunun kurallarını değiştirmeye karar verdi. Mafya lideri Meyer Lansky, Batista’nın seçim kampanyasına hatırı sayılır miktarda para aktardı. Yine de sandığa güvenmek yerine kesin çözüm tercih edildi: Askerî darbe.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Başkanlık seçimlerine yaklaşık üç ay kala, Batista neredeyse kansız sayılabilecek bir askerî darbeyle yönetimi ele geçirdi. Ordu içindeki desteği sayesinde, kendini tekrar Küba’nın lideri ilan etti ve demokratik süreçleri fiilen askıya aldı. Birkaç yıl önce özgürlükçü bir çerçevede kabul edilen anayasa, bir anda rafa kaldırıldı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İlginç olan, darbenin geniş çaplı bir halk direnişiyle karşılaşmamasıydı. Çoğu Kübalı, gelişmeleri uzaktan izlemekle yetindi; pek az kişi gerçek anlamda itiraz edebildi. Böylece, Batista’nın açık diktatörlük dönemi resmen başlamış oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Batista Rejimi: Polis Devleti, İşkence ve Korku İklimi</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Batista’nın dönüşüyle birlikte ülkede art arda skandallar, yolsuzluk dosyaları ve mafya ilişkileri ortaya çıkmaya başladı. Batista, “demokrasiyi disipline etme” söylemiyle ortaya çıksa da, pratikte polis devletini güçlendirdi. Güvenlik güçlerinin sayısını artırdı, istihbarat ve baskı mekanizmalarını daha sert hale getirdi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Sonuç olarak:</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">– Keyfi tutuklamalar sıradanlaştı,<br />
– İşkence ve zorla kaybetmeler arttı,<br />
– Politik suikastlar günlük hayatın bir parçası haline geldi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Tahminlere göre en az 2.000 kişi, Batista rejiminde polis şiddeti ve baskı nedeniyle hayatını kaybetti. Küba, sert bir polis rejimine dönüşmüş, halk ise derin bir korku ve sessizlik iklimine itilmişti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Moncada Baskını: Silahlı Mücadelenin İlk Büyük Kırılması</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu baskı ortamında Fidel Castro, Batista rejimini yıkmak için tek yolun silahlı ayaklanma olduğuna inandı. Hedef olarak da Santiago’daki Moncada Kışlası’nı seçti. Plan, kışlaya baskın düzenleyip içerideki silahları ele geçirmek ve ülke çapında bir halk ayaklanmasını tetiklemekti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Santiago karnavalının kalabalığı içinde, yaklaşık 150 kişilik bir grupla saldırı başlatıldı. Ancak kışla nöbetçileri hızlı ve sert bir karşılık verdi. Çatışma kısa sürdü ve isyan planlandığı gibi ilerlemedi. Çıkan çatışmada 19 asker ve 6 isyancı öldü; yakalanan 55 isyancı ise derhal infaz edildi. Fidel Castro ve hayatta kalanlar mahkemeye çıkarıldı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Moncada baskını başarısız olmuştu ama Küba tarihinde büyük bir dönüm noktası olarak yerini aldı. Devrim ateşi sönmedi; tam tersine, bundan sonra daha uzun ve kararlı bir mücadele dönemi başladı. Fidel Castro, baskın sonrası mahkemede yaptığı ünlü savunmasıyla (daha sonra “Tarih beni aklayacaktır” cümlesiyle anılacak) artık yalnızca bir muhalif değil, bir devrim sembolü haline gelmeye başladı.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-amerikanin-oyun-bahcesi">Küba Tarihi – Bölüm 4</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-amerikanin-oyun-bahcesi/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küba Tarihi &#8211; Bölüm 3</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-ekonomisinde-canlanma</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-ekonomisinde-canlanma#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[gezgincift]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2017 21:24:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Küba]]></category>
		<category><![CDATA[küba]]></category>
		<category><![CDATA[küba ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[küba tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gezgincift.com/?p=7739</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küba’nın “Yeni Zenginliği” Neden Herkese Yar olmadı? I. Dünya Savaşı Nasıl Büyük Fırsatlar Getirdi? Ve Neden “Gerçek Özgürlük” İçin Bir Askerî Diktatör Çıktı? Küba tarihini derinlemesine anlamak için, adanın İspanya’nın çıkarlarına hizmet ettiği yüzyıllara, ardından ABD etkisinin gölgesinde geçen kısa bağımsızlık dönemine ve en sonunda da güçlü bir askerî figürün nasıl sahneye çıktığına bakmak gerekiyor. [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-ekonomisinde-canlanma">Küba Tarihi – Bölüm 3</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’nın “Yeni Zenginliği” Neden Herkese Yar olmadı?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">I. Dünya Savaşı Nasıl Büyük Fırsatlar Getirdi?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ve Neden “Gerçek Özgürlük” İçin Bir Askerî Diktatör Çıktı?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba tarihini derinlemesine anlamak için, adanın İspanya’nın çıkarlarına hizmet ettiği yüzyıllara, ardından ABD etkisinin gölgesinde geçen kısa bağımsızlık dönemine ve en sonunda da güçlü bir askerî figürün nasıl sahneye çıktığına bakmak gerekiyor.</span></p>
<div class="kh-related-box" style="background: #f7f3eb; border: 1px solid #e2d7c4; border-radius: 10px; padding: 16px 18px; margin: 24px 0; font-size: 14px; line-height: 1.6;"><strong style="display: block; font-size: 15px; margin-bottom: 8px;"><br />
Sırasıyla Okuyacağınız Küba Tarihi<br />
</strong></p>
<ul style="margin: 0; padding-left: 18px;">
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/herkesin-bilmesi-gereken-kuba-tarihi" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 1</a></li>
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kolelik" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 2</a></li>
<li>Küba Tarihi &#8211; Bölüm 3</li>
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-amerikanin-oyun-bahcesi" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 4</a></li>
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-devrimi" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 5<br />
</a></li>
</ul>
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İspanya’nın Gölgesinden ABD Denetimine: “Bağımsız” Ama Değil</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İspanya yaklaşık dört yüzyıl boyunca Küba’yı Amerika kıtasındaki tüm operasyonları için bir üs olarak kullandı. Latin Amerika’nın neredeyse tamamı sırasıyla özgürlüğünü elde ederken, Küba uzun süre İspanyol hâkimiyetinde kaldı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1868’de başlayan bağımsızlık savaşları adayı kan gölüne çevirdi; İspanya yüz binlerce askerini buraya yığdı. Ancak son sözü söyleyen, 1898’de İspanya–ABD Savaşı oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İspanya yenilince bu kez ABD devreye girdi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’nın “bağımsızlığı”, ABD’nin yönetiminde geçen üç yıllık askeri idareden sonra 20 Mayıs 1902’de ilan edildi. Fakat bu özgürlük, şartlı bir bağımsızlıktı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu dönemde kabul edilen Platt Yasası şu maddeleri içeriyordu:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD isterse Küba’ya askerî müdahalede bulunabilecekti.</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’nın topraklarında Amerikan üsleri kurulacaktı.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu maddeler, kağıt üzerinde bağımsızlık ilan edilse de pratikte ABD’nin adayı kontrol altında tutmaya devam ettiğini gösteriyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Guantanamo: Sembolik Değil, Stratejik Bir Zincir</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Platt Yasası’nın hemen ardından, 1903’te ABD Küba’nın güneydoğusunda Guantanamo Körfezinde dev bir deniz üssü kurdu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Burası:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Karayip trafiğini kontrol etmek için ideal bir konumdaydı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD’nin kendi sınırları dışındaki en büyük askeri tesisiydi,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’nın egemenliğinin ne kadar sınırlı olduğunu gözler önüne seriyordu.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Şeker Çağı: Zenginlik Geldi… Ama Herkese Değil</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bağımsızlığın hemen ardından adanın kaderini belirleyen ürün belliydi: </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Şeker kamışı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’nın:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İklimi,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Toprağı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Doğal yağış düzeni </span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">şeker kamışını olağanüstü kârlı bir sektör hâline getiriyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Şeker:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba ihracatının yaklaşık %80’ini oluşturuyordu,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">En büyük alıcı ABD idi,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ekonominin neredeyse tüm damarlarına nüfuz etmiş durumdaydı.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD ile yapılan ticari anlaşmalar sonucunda, Amerikan pazarına ayrılmış özel şeker kotaları oluşturuldu. Ancak ABD’nin kimya ve ilaç sanayisinin patlamasıyla ihtiyaç artınca, Küba’nın üretimi yetmemeye başladı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Daha fazla iş gücüne ihtiyaç vardı. </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ve tam burada, Küba dünyanın dört bir yanından göç alan bir “fırsat adası”na dönüştü:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">120.000 </span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Çinli işçi</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Binlerce İspanyol</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Macera ve servet peşindeki herkes </span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’ya akın etti.</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Angel Castro: Sıradan Bir Göçmenden Şeker Baronluğuna</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İspanya’nın küçük bir kasabasında doğan Angel Castro, Küba’ya aslında İspanya ordusu adına savaşmak için gelmişti. Savaş sonrası ülkesine dönmeyi planlasa da hayatı bambaşka bir yola saptı.</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Doğu Küba’ya yerleşti,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Tarlalarda ve madenlerde çalıştı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yıllar içinde para biriktirip toprak sahibi oldu,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Sonra da Amerika kontrolündeki United Fruit Company ile ilişkiler kurarak varlığını büyüttü.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ama o yıllarda gerçek özgürlük, aslında hâlâ ABD’nin insafına bağlıydı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1906: ABD Yeniden İşgal Ediyor</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">6 Ekim 1906 sabahı, Küba halkı yine yabancı askerlerle uyandı. Hiçbir uyarı olmadan binlerce Amerikan askeri adaya çıkarma yaptı. Küba ordusu olmadığı için direniş mümkün değildi; ülke savaşsız teslim oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Neden?</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Çünkü Platt Yasası, ABD’ye “gerekirse müdahale etme” hakkı tanıyordu. </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’nın ilk seçilmiş hükümeti düşürüldü, yerine ABD’nin atadığı bir vali geçirildi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu süreçte:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Seçimlere hile karıştığı iddiaları yayılıyor,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Halk protestolar düzenliyor,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Devlet yönetimi tamamen felç oluyordu.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD valisi seçim sözü verdi ama adanın gerçek anlamda özgürlüğü yine ertelendi.</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Amerikan Yatırımcıların Altın Çağı</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD işgali ve ardından gelen ikinci yönetim döneminde, Amerikan şirketleri Küba’yı adeta baştan şekillendirdi:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Demiryolları,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Limanlar,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Şeker sanayi,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Büyük ticaret ağları</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD’li yatırımcıların eline geçti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’nın yerel elitleri —çoğu İspanyol kökenli doktorlar, subaylar, bürokratlar— Amerikalılarla iş birliği içindeydi. Bu nedenle, adanın ekonomik patlamasından en çok kazanan hep aynı sınıf oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’nın yoksul kesimi ise bağımsızlık savaşından geriye ne kaldığını sorguluyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">I. Dünya </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Savaşı: Küba’yı Bir Anda Zirveye Taşıyan Dönem</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Savaşın başlamasıyla dünya pazarı altüst oldu. Rusya ve Almanya gibi büyük üreticiler:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">savaş nedeniyle üretimi düşürdü,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">şeker pancarı tarlalarını kaybetti,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ihracat yapamaz hale geldi.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu da şeker kamışının yıldızının Küba’da parlaması anlamına geliyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Böylece Küba:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Dünya şeker pazarının lideri oldu,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">“Şişman İnek Yılları”na (Fat Cows Era) girdi,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Hem Amerikan yatırımcıları hem yerel toprak sahipleri hem de yoksul kesim bir süre nefes aldı.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ama her yükselişin bir düşüşü vardır…</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Savaş Bitti: Dünya Şekerle Doldu — Çöküş Başladı</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1918’de savaş sona erince:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ticaret yolları açıldı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Dünyanın dört bir yanındaki üretim merkezleri geri döndü,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Şeker fiyatları hızla dibe çöktü.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba ise elinde satamayacağı tonlarca şekerle baş başa kaldı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu dönem “Cılız İnek Yılları” (Lean Cows Era) olarak anıldı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Krizin en ağır yarasını kim aldı?</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Şeker kamışı kesicileri,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Çoğu Afro-Kübalı işçiler,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yaşamı tarlaya bağlı kitleler.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Devlet yardım etmedi. İşsiz kalanlar tek çıkış yolu olarak orduya yazıldı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ancak orada da tablo pek parlak değildi:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ordunun neredeyse tüm komuta kademesi beyaz ve İspanyol kökenliydi,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İşçiler yine ayrımcılığın altında eziliyordu.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Komünizm Korkusu ve Küba’nın Yeni Dengesi</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1920’lerde Küba hâlâ ABD’ye ekonomik olarak sıkı sıkıya bağlıydı. Ancak ABD’nin gözünde artık bir başka tehdit vardı: komünizm.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Açlık, işsizlik ve umutsuzluk arttıkça, özellikle Doğu Küba’da komünist düşünce zemin bulmaya başladı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Angel Castro’nun çocukları —Ramon, Fidel ve Raul— bu ortamda büyüdüler. </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Babasının yanında değil; işçilerin çocuklarıyla birlikte, dışlanmış bir hayatın içinde.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1924 Seçimi: “Küba’yı Kurtarmaya” Aday Bir General: Gerardo Machado</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1924’te </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba yeni bir döneme hazırlanıyordu. </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bir isim tüm umutları üzerine topladı: Gerardo Machado.</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bağımsızlık savaşlarında genç yaşta general olmuştu,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Halk arasında kahraman sayılıyor,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD’nin ekonomik tahakkümünü azaltacağına söz veriyordu.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Seçimi kazandıktan sonra:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ada genelinde dev bir karayolu ağı kurmaya girişti,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Parlamento binası ve birçok anıtsal yapı inşa ettirdi,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Telefon ve radyo altyapısını çağın ötesine taşıdı.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ama bu görkemli projelerin tamamı Amerikan bankalarının kredileriyle yürüyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1929 Büyük Buhranı: Tüm Dengeler Çöküyor</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">24 Ekim 1929’da Amerikan borsasının çökmesi, Küba için felaketin başlangıcı oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ardından:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1932’de adanın en şiddetli kasırgalarından biri yaşandı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Machado yeniden yapılanmayı yönetti ama halkın güveni çoktan kırılmıştı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD bankaları borçlarını geri istedi,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Machado binlerce kişiyi işten çıkarmak zorunda kaldı.</span></li>
</ul>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Sokaklar isyanlarla doldu. </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Öğrenciler, işçiler, orta sınıf… herkes rejime karşı ayaklanıyordu. </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Machado’nun sert polisi bir öğrenci liderini öldürünce fitil tamamen ateşlendi.</span></p>
<p><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>1933: Sahneye Yeni Bir İsim Çıkıyor — Fulgencio Batista</strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Tam bu kaos döneminde, sıradan bir çavuş olan Fulgencio Batista, beklenmedik şekilde ülkenin kaderini değiştirmeye başladı.</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Mahkeme tutanaklarını yazan bir zabıt kâtibiydi,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Askerlerin örgütlenmesinde etkili oldu,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kitleleri ayaklanmaya çağırdı.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ardından:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Subayları devre dışı bıraktı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Miami’deki sürgündeki Profesör Grau’yu geri çağırıp başkan ilan etti,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Hotel Nacional’deki isyancı subaylara saldırarak tam iktidarı ele geçirdi.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Batista, bir gecede Küba’nın en güçlü adamı olmuştu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">&#8220;100 Günlük Reformlar&#8221;: Umut ve Korku Bir Arada</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Başkan Grau büyük bir dönüşüm başlattı. </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Sadece 100 günde:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kadınlara oy hakkı verildi,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İşçi hakları genişletildi,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Çalışma günü 8 saat ile sınırlandı.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ama bu reformlar:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD şirketlerini,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Amerikan hükümetini,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yerel elitleri derinden rahatsız etti.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Grau ilerlerse ABD’nin tüm çıkarları sarsılacaktı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD’nin Tercihi: Batista</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Washington, Batista’ya net bir mesaj gönderdi: </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Grau durdurulmazsa, Küba’nın “tehlikeli bir sola kayışı” engellenemeyecekti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Batista bunun üzerine:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kendi getirdiği Grau’yu istifaya zorladı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Reformların çoğunu iptal etti,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yerine zayıf kukla başkanlar atadı.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Artık hem Havana hem Washington biliyordu: </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’yı fiilen yöneten kişi Batista’ydı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1934: Sonunda “Gerçek” Bağımsızlık</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Batista’nın ABD ile yaptığı yeni anlaşmayla, Platt Yasası’ndaki ABD’nin müdahale hakkı tamamen kaldırıldı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu, Küba tarihinde ilk kez:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yasal olarak özgür,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Egemenliği tanınan,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kendi iç işlerinde bağımsız </span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">bir devlet statüsünün kabulüydü.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Böylece, Küba’nın “gerçek bağımsızlığı” Batista döneminde —ironik şekilde bir askerî liderin eliyle— başlamış oldu.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-ekonomisinde-canlanma">Küba Tarihi – Bölüm 3</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-ekonomisinde-canlanma/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küba Tarihi &#8211; Bölüm 2</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kolelik</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kolelik#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[gezgincift]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Apr 2017 13:02:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Küba]]></category>
		<category><![CDATA[kölelik]]></category>
		<category><![CDATA[küba]]></category>
		<category><![CDATA[küba tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gezgincift.com/?p=7726</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küba’yı bugün olduğu haliyle anlamak için, adanın epey sert ve karmaşık geçmişine doğru geri sarmak şart. Çünkü Karayipler’in en büyük adası, yüzyıllar boyunca büyük güçlerin çekiştiği, istila edildiği, sömürüldüğü ve sonunda da devrimle bambaşka bir yola girdiği bir sahne oldu. Sırasıyla Okuyacağınız Küba Tarihi Küba Tarihi &#8211; Bölüm 1 Küba Tarihi &#8211; Bölüm 2 Küba [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kolelik">Küba Tarihi – Bölüm 2</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’yı bugün olduğu haliyle anlamak için, adanın epey sert ve karmaşık geçmişine doğru geri sarmak şart. Çünkü Karayipler’in en büyük adası, yüzyıllar boyunca büyük güçlerin çekiştiği, istila edildiği, sömürüldüğü ve sonunda da devrimle bambaşka bir yola girdiği bir sahne oldu.</span></p>
<div class="kh-related-box" style="background: #f7f3eb; border: 1px solid #e2d7c4; border-radius: 10px; padding: 16px 18px; margin: 24px 0; font-size: 14px; line-height: 1.6;"><strong style="display: block; font-size: 15px; margin-bottom: 8px;"><br />
Sırasıyla Okuyacağınız Küba Tarihi<br />
</strong></p>
<ul style="margin: 0; padding-left: 18px;">
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/herkesin-bilmesi-gereken-kuba-tarihi" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 1</a></li>
<li>Küba Tarihi &#8211; Bölüm 2</li>
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-ekonomisinde-canlanma" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 3</a></li>
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-amerikanin-oyun-bahcesi" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 4</a></li>
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-devrimi" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 5<br />
</a></li>
</ul>
</div>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Karayipler’in Kilidi: Neden Herkes Küba’nın Peşindeydi?</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Coğrafya, Küba’nın kaderini baştan yazmış diyebiliriz. Tropik iklimi, bereketli toprakları ve balık açısından zengin okyanus suları sayesinde ada, yüzyıllar boyunca göçmenlerin, tüccarların ve işgalcilerin gözdesi oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İngiltere, Fransa ve İspanyol İmparatorluğu’nun hepsi bu adaya göz dikti; sonunda ipleri eline alan İspanya oldu. İspanyollar için Küba, Amerika kıtasına açılan kapı, yani “Yeni Dünya” projesinin kilit taşıydı. Latin Amerika’ya giden gemiler için Havana bir nevi ana üs konumundaydı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kolomb’dan Önce: Adanın İlk Halkları</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’da insan yaşamının izleri yaklaşık 4.000 yıl öncesine uzanıyor. Yani Mısır piramitlerinden bile daha eski bir geçmişten bahsediyoruz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Adanın yerli halkları:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Palmiye yapraklarıyla kaplı kulübelerde veya mağaralarda yaşıyor,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yer elması, yucca, fıstık, balık ve av hayvanlarıyla besleniyor,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ve en önemlisi, tütün yetiştirip içen ilk topluluklar olarak tarihe geçiyordu.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bugün “Küba denince puro” diye düşünüyorsak, bunun kökü aslında bu yerlilere dayanıyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1492: Kolomb’un Gelişi ve Felaketin Başlangıcı</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">28 Ekim 1492’de adanın ufkunda üç gemi belirdi. Yerliler, bu gemilerden çelik miğferli, zırhlı, açık tenli adamların indiğini gördüler. Bu insanlar İspanyollardı ve başlarında Kristof Kolomb vardı. Kolomb, Hindistan ve Çin’e batı yolunu ararken Küba’ya çarpmıştı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Seyahatin finansörü ise Kastilya Kraliçesi Isabella ve Kral Ferdinand’dı. Kolomb büyük miktarda altın ve gümüşle değil, “Kızılderililer” diye adlandırdığı yerlilerle İspanya’ya döndü. İspanya, onu kısa süre içinde tekrar geri gönderdi; amaç artık açıktı: Yeni Dünya’yı fethetmek.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kâğıt üzerinde, yeni dünyada kölelik olmayacağı söylenmişti. Pratikte ise olan bambaşka oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yerli Halkın Yok Oluşu</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kolomb’un dönüşünde yerliler onu sıcak karşıladı. Ancak kısa sürede dengeler altüst oldu.</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yerlilerin askeri gücü yoktu,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İspanyolların çelik kılıçlarına ve ateşli silahlarına karşı savunmasızdılar,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bir de üzerine kızamık, çiçek hastalığı gibi Avrupa’dan taşınan salgınlar eklendi.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Birkaç yıl içinde, adanın yerli nüfusunun yaklaşık %90’ı hastalık, şiddet ve sömürü nedeniyle yok oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İspanya, Hristiyanlık adına zafer nutukları atarken, Yeni Dünya’da ölüm, kölelik ve yağma hüküm sürüyordu. Karayipler’in kilit noktası olan Küba, bu düzenin merkezine oturdu. Latin Amerika’dan gelen altın, gümüş ve baharat yüklü gemiler Havana’dan geçti. İspanyollar bu listeye bir ürün daha ekledi: tütün.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">16.yüzyıl boyunca tütün, Küba’nın en değerli ihracat ürünü haline geldi. Kübalı yerlilerin içtiği bu bitki, İspanyol denizciler ve tüccarlar sayesinde dünyaya yayıldı; ada “tütün adası” olarak anılmaya başladı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Köleliğe Giden Yol: Afrika’dan Karayipler’e</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kolomb’un adaya gelişinden yaklaşık bir yüzyıl sonra, adanın yerli halkının büyük bölümü tükenmişti. Topraklar hâlâ verimliydi, kazançlı bir tarım ekonomisi kurulabilirdi ama iş gücü yoktu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Çözüm, dönemin vicdansız tüccarları için çok “basit”ti: Afrika’dan köle taşımak.</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">12,5 milyon Afrikalı köle gemilere doldurulup Amerika kıtasına gönderildi,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yaklaşık 1,5 milyonu daha yolda hayatını kaybetti.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kölelik, Küba’da İspanyol egemenliği altında hızla kurumsallaştı. Başlangıçta daha sınırlı ölçekte olsa da, asıl büyük patlama Haiti’deki şeker ekonomisinin çöküşüyle yaşandı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Haiti İsyanı ve Küba’nın Şekerle Yükselişi</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba tütünle öne çıkarken, komşu ada Haiti 1660’lardan itibaren Fransız sömürgesi olarak şeker kamışı üzerine kurulu bir ekonomi geliştirmişti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1789’a gelindiğinde:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Haiti’de 32.000 beyaz göçmene karşılık 432.000 Afrikalı köle vardı.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1791’de Haiti’de köleler büyük bir isyan başlattı, efendilerini öldürdü ve özgürlük için kanlı bir mücadeleye girişti. Sonuç: Haiti’nin şeker endüstrisi neredeyse tamamen yok oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Dünyanın ana şeker üretim merkezi bir anda devre dışı kalınca, Küba için büyük bir fırsat doğdu.</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Haiti’den birçok zengin çiftlik sahibi Küba’ya kaçtı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yanlarında hem sermayelerini hem de şeker üretimindeki uzmanlıklarını getirdiler.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kübalılar bu göçmenleri kucaklayarak, adayı Karayipler’in yeni şeker üssü yapmayı hedeflediler. Bunun bedeli ise daha fazla Afrikalı kölenin tarlalara sürülmesi oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İngilizler Köleliği Bırakırken, Küba Aynı Yola Girmiyor</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Haiti devrimi, köleliğe dair tüm sistemi sorgulatmaya başlamıştı. Dünyanın pek çok yerinde köleliğin kaldırılması gerektiğine dair sesler yükseliyordu.</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1 Ağustos 1834’te İngiltere, imparatorluğundaki tüm kölelerin özgür olduğunu ilan etti.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İspanya ise bu yolu takip etmeyi reddetti. Çünkü Küba’daki şeker ekonomisi, köle emeğine dayanıyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">19.yüzyıl ortalarına gelindiğinde:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba, dünyanın en büyük şeker ihracatçısıydı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Afrikalı köle taşınması fiilen sürüyordu,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Nüfus sayımlarında çoğu zaman Afrikalı kölelerin sayısı İspanyol kökenli göçmenlerden fazlaydı.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bugün bile Küba nüfusunun yaklaşık %60’ının köle kökenli ailelerden geldiği söylenir; bu, o dönemin ne kadar belirleyici olduğunu gösteriyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD’de Kölelik Biterken, Küba’da Devam Ediyor</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’nın en büyük şeker alıcısı kuzeydeki komşusu, yani ABD’ydi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1860’ta kölelik karşıtı Abraham Lincoln’ün başkan seçilmesinden sonra:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Güney eyaletleri birlikten ayrıldı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İç savaş başladı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Savaş sürerken Lincoln köleliği kaldırdı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Dört yıl sonra kuzey kazandı ve ABD’de kölelik resmen sona erdi.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’da ise tablo bambaşkaydı; kölelik hâlâ sistemin temel parçasıydı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Doğu ve Batı Küba: Aynı Ada, Farklı Hayatlar</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yüzyılın başında Küba, doğu ve batı olarak ikiye bölünmüş bir yapıdaydı.</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Batıda yer alan Havana’da İspanyol kökenli zengin tüccarlar ve üst düzey devlet görevlileri yaşıyor, şeker ticaretinden ciddi servet elde ediyorlardı.</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kırsal kesim ise sefalet ve ağır sömürüyle boğuşuyordu.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Çiftlik sahipleri, her an bir köle isyanı çıkmasından korkuyordu. Fakat tarih sahnesine çıkan ilk büyük isyan, kölelerden değil, bir toprak sahibinden geldi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Carlos Manuel de Céspedes ve İlk Bağımsızlık Savaşı</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Carlos Manuel de Céspedes, Küba’nın bağımsızlık mücadelesiyle özdeşleşmiş bir isimdir. 1868’de:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İspanya’nın ağır vergileri yüzünden şeker çiftlikleri zor duruma düşmüştü,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Céspedes, halkı isyana çağırdı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’nın bağımsızlığını ilan etti ve kendi kölelerini özgür bıraktı.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Böylece Küba’nın İspanya’ya karşı verdiği uzun soluklu savaş dönemi başladı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yaklaşık  </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">10 yıl süren bu mücadelede:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kübalılar, 12.000 kişilik İspanyol birliklerine karşı savaştı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">100.000’den fazla insan hayatını kaybetti,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Sonunda 1878’de barış anlaşması imzalandı.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Savaş kaybedilmişti ama bazı önemli adımlar atılmıştı:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İfade özgürlüğü tanındı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Siyasi partilerin kurulmasına izin verildi.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yine de Küba, hâlâ İspanyol sömürgesi olarak kaldı. Kölelik de tam anlamıyla bitmedi; sadece dışarıdan köle getirilmesi durduruldu. Savaşta yer aldığını kanıtlayabilen köleler serbest bırakılırken, diğerleri tarlalarda çalışmaya devam etti. Köleliğin tamamen kaldırılması ancak 1886’da gerçekleşti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">José Martí: Kalemiyle Savaşan Devrimci Şair</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İspanya’nın yaptığı reformlar, birçok Kübalı için yeterli değildi. Binlerce kişi sürgüne gönderildi; aralarında genç bir gazeteci ve şair de vardı: José Martí.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Martí:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Havana doğumluydu,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Özgürlük ve bağımsızlık fikrine tutkuyla bağlıydı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’nın bağımsızlık hayalini yazılarıyla besleyen bir entelektüeldi.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Savaş sırasında İspanyollar tarafından yakalanmış, ağır çalışmaya mahkûm edilmiş, sonrasında da ülkesinden koparılmıştı. </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD’ye yerleştiğinde, sürgündeki Kübalıların yeni bir savaş hazırlığı içinde olduğunu gördü.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Afro-Kübalılara okuma yazma öğretti, yazılarıyla büyük kitlelere seslendi ve bağımsızlık fikrini besledi. 19. yüzyılın en önemli İspanyolca yazarlarından biri haline geldi. Guantanamera şarkısına ilham olan dizeleri de onun kaleminden çıkmıştı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Onun meşhur yaklaşımı şuydu: </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Vatanı olmayan insan, özgür olmayan vatan olmaz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Martí, Küba’nın özgürlüğü için sadece teori üretmekle kalmadı; aktif mücadeleye de katıldı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İkinci Bağımsızlık Savaşı ve José Martí’nin Ölümü</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Martí, sürgünde olmasına rağmen birleştirici bir figür haline geldi. Maceo ve Máximo Gómez gibi askeri liderlerle güçlerini birleştirerek yeni bir ittifak kurdu. Amaç netti:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’yı İspanyol egemenliğinden, ne pahasına olursa olsun kurtarmak.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Sürgündeki Kübalılardan para toplandı, silah alındı, bunlar gizlice adaya gönderildi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">11 Nisan 1895’te Martí ve diğer komutanlar Doğu Küba’ya ulaştılar. Burada, İspanya’ya karşı daha önce savaşmış tecrübeli askerlerle buluştular.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ancak José Martí’nin askerlikten çok bir şair ve düşünür olduğu kısa sürede ortaya çıktı. İlk büyük çatışmada, 19 Mayıs 1895’te, göğsüne isabet eden bir kurşunla hayatını kaybetti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">O, özgürlük mücadelesinin sonucunu göremedi; fakat bıraktığı etki, Küba halkının bağımsızlık arzusunu kalıcı hale getirdi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Valeriano Weyler ve Toplama Kampları</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İsyanlar güçlenip İspanyol ordusu tekrar tekrar yenilgi almaya başlayınca, Madrid yönetimi daha sert bir isim göndermeye karar verdi: General Valeriano Weyler.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Weyler’in uygulamaları arasında “toplama” politikası öne çıkıyordu. Bu sisteme göre:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kırsalda yaşayan halk, zorla kasabalara taşınıyor,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Devrimcilerin köylerden destek alması engellenmek isteniyordu,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Köylerde kalanlar idam ediliyor,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Tarım alanları, hatta muz ağaçları bile yok ediliyordu.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Köylülerin şehirlere yığılması, şehirleri kaldıramayacağı bir yükle karşı karşıya bıraktı. Ardından toplama kampları kuruldu. Buraya sürülen on binlerce insan, açlık ve hastalıkla baş başa bırakıldı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Yaklaşık 400.000 kişi zorla yerinden edildi; bunların 155.000–170.000 kadarı bu süreçte hayatını kaybetti. Bu, Küba tarihinin en karanlık insanlık krizlerinden biriydi.</span></p>
<p><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD Sahneye Çıkıyor: Maine Zırhlısı ve Bilgi Savaşı</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’daki bu vahşet, adanın güçlü komşusu ABD’yi de işin içine çekti.</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kübalı isyancılar, ABD’nin devreye girmesini son umut olarak görüyordu.</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Aynı dönemde Amerikan basını, Küba’daki zulmü manşetlere taşıyordu.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Joseph Pulitzer ve William Randolph Hearst gibi medya patronlarının gazeteleri, kamplardaki dramın fotoğraflarını ve tanıklıklarını yayımlayarak büyük bir kamuoyu baskısı oluşturdu. Bu, tarihteki ilk büyük “bilgi savaşlarından” biri sayılabilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD Başkanı William McKinley, bir yandan savaş istemiyor, bir yandan da kamuoyunun baskısıyla sıkışıyordu. İspanya’ya bir ültimatom gönderdi:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba özgür bırakılmazsa, ABD isyancılara modern silah sağlayacaktı.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Güç gösterisi olarak da ABD donanmasının modern zırhlılarından biri, 1898 Ocak ayında Havana Limanı’na gönderildi: USS Maine.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">USS Maine Patlaması ve Savaşın Fitili</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">15 Şubat 1898’de, USS Maine Havana’da demirliyken gemide büyük bir patlama yaşandı.</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">355 kişilik mürettebattan 261’i hayatını kaybetti.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kimin, neden yaptığına dair farklı teoriler ortaya atıldı:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD’nin müdahale için bahane üretmek amacıyla gemiyi kendisinin patlattığını düşünenler vardı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bazıları, Kübalı isyancıların ABD’yi savaşa çekmek için bu yola başvurduğunu savunuyordu,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İlk tepki ise “İspanyollar yaptı” yönündeydi.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Amerikan kamuoyu öfke içindeydi. Başkan McKinley, artık baskıya daha fazla direnemedi ve 21 Nisan 1898’de İspanya’ya savaş ilan etti. Resmi gerekçe: Küba’ya bağımsızlığını kazandırmak.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İspanya–ABD Savaşı ve İspanya’nın Çöküşü</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Savaş başladığında:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’daki İspanyol ordusu dışarıdan destek alamıyordu,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD donanması adayı denizden kuşattı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İspanyol filosu Santiago Limanı’nda sıkıştı.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD ordusu, Küba’ya asker çıkardı. Normal ordu personeli yetmediği için gönüllü birlikler oluşturuldu. En ünlüsü “Rough Riders” grubuydu. Komutanları, ileride ABD başkanı olacak olan Theodore Roosevelt’ti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Rough Riders, Santiago çevresindeki tepelerde İspanyollara karşı saldırıya geçti. Çatışmalar ağır kayıplarla sonuçlandı ama nihayetinde ABD tarafı galip geldi. Roosevelt ve birliği, savaşın kahramanları olarak ün kazandı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">3 Temmuz 1898’de İspanyol filosu kaçmayı denedi. İki saat süren deniz çatışması sonunda:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İspanya filosu tamamen imha edildi,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">323 İspanyol denizci öldü, 1.729’u esir alındı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD tarafında sadece bir ölü, bir yaralı vardı.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu yenilgiyle birlikte İspanya için savaş fiilen bitti. Havana’daki İspanyol bayrağı 13 Ağustos 1898’de son kez indirildi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ama yerine Küba bayrağı değil, ABD bayrağı çekildi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bağımsızlık Hayali Yine Yarım: Platt Yasası ve Guantanamo</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İspanya’nın yenilgisi, Theodore Roosevelt için politik bir sıçrama tahtası oldu ve 1901’de ABD başkanı seçildi. Savaştan önce verilen sözler gereği Küba bağımsız bir cumhuriyet olacaktı. Fakat bu sürecin büyük bir “ama”sı vardı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu sırada Amerikan şirketleri, Küba ekonomisinin geniş bir bölümünü ele geçirmişti. ABD, adadan çekilmeden önce kendini güvenceye almak istiyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1901’de </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’da yeni anayasa hazırlanırken, ABD Senatörü Orville Platt’ın adıyla anılan şartlar gündeme geldi:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD, gerektiğinde Küba’ya müdahale edebilecekti,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Amerikan çıkarları garanti altına alınacaktı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD, </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’da askeri üs kurma hakkına sahip olacaktı.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kübalılar bunu ilk anda reddetti, çünkü bu şartlarla “bağımsızlık” kağıt üzerinde kalıyordu. Ancak Platt koşulları kabul edilmezse, ABD birlikleri adadan çekilmeyecekti. Sonunda, baskı altında bu hükümler anayasaya eklendi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Askeri üs için seçilen yerlerden biri Guantanamo Körfezi oldu.</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Doğal ve derin bir limandı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Büyük savaş gemileri için çok uygundu,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1903’ten itibaren ABD, burayı Küba’dan yıllık 4.085 dolar karşılığında “süresiz” kiralamaya başladı.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Guantanamo, bugün hâlâ iki ülke arasındaki en tartışmalı meselelerden biri.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İlk Cumhurbaşkanlık Seçimi ve ABD Gözetiminde Bir Özgürlük</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1901’de Küba’da ilk başkanlık seçimi yapıldı.</span></p>
<ul>
<li><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bağımsızlık savaşının önemli generallerinden biri, ABD’yi protesto etmek için adaylıktan çekildi.</span></li>
<li><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Geriye tek güçlü aday kaldı: ABD’de sürgünde yaşamış bir Kübalı olan Tomás Estrada Palma.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">31 Aralık 1901’de yapılan seçimde Estrada Palma oyların yarısından fazlasını alarak Küba’nın ilk cumhurbaşkanı oldu. Teknik olarak demokratik seçimle iş başına gelmişti, fakat Platt Yasası’nın gölgesinde…</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Havana’nın merkezine, USS Maine’de ölen Amerikalılar için bir anıt dikildi. Tepesinde, Küba’yı koruyan bir Amerikan kartalı yer alıyordu. Sembolik olarak bile, kimin söz sahibi olduğu açıktı.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Özetle: Eski Sömürge Biterken Yeni Bağımlılık Başlıyor</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1901 sonrasında:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">400 yıllık İspanyol sömürge yönetimi sona ermişti,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ancak Küba tam anlamıyla özgür bir ülke olmamıştı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD’nin askeri, ekonomik ve siyasi gölgesi adanın üzerinde durmaya devam ediyordu.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba, demokrasiyle yeni tanışmış bir toplumdu ve bu sistemi dış baskı altında, sürekli müdahale tehdidiyle uygulamaya çalışıyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İspanya’dan bağımsızlık kazanılmıştı ama bu kez de başka bir gücün etkisine girilmişti. USS Maine’den, Pulitzer ve Hearst’ün gazetelerinden, İspanya–ABD Savaşı’ndan ve Platt Yasası’ndan sonra; Küba ile ABD arasındaki ilişki hep gergin, hep çelişkili kaldı.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kolelik">Küba Tarihi – Bölüm 2</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kolelik/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Küba Tarihi &#8211; Bölüm 1</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/herkesin-bilmesi-gereken-kuba-tarihi</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/herkesin-bilmesi-gereken-kuba-tarihi#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[gezgincift]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Apr 2017 10:20:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Küba]]></category>
		<category><![CDATA[che guevara]]></category>
		<category><![CDATA[che ismi nerden geliyor]]></category>
		<category><![CDATA[fidel kastro]]></category>
		<category><![CDATA[küba]]></category>
		<category><![CDATA[küba tarihi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.gezgincift.com/?p=7778</guid>

					<description><![CDATA[<p>Küba’ya gitmeden önce ada hakkında temel bir tarih bilgisine sahip olmak büyük avantaj sağlar. Çünkü ülkeyi dolaşırken gördüğün binalar, duvar yazıları ve halkın kültürü; adanın geçmişinden güçlü izler taşır. Bu nedenle burada, seni sıkmadan Küba tarihinin en önemli duraklarını özetleyen bir anlatı bulacaksın. Eğer tüm detaylarıyla, en başından günümüze kadar her şeyi okumak istersen, “Küba [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/herkesin-bilmesi-gereken-kuba-tarihi">Küba Tarihi – Bölüm 1</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba’ya gitmeden önce ada hakkında temel bir tarih bilgisine sahip olmak büyük avantaj sağlar. Çünkü ülkeyi dolaşırken gördüğün binalar, duvar yazıları ve halkın kültürü; adanın geçmişinden güçlü izler taşır. Bu nedenle burada, seni sıkmadan Küba tarihinin en önemli duraklarını özetleyen bir anlatı bulacaksın. Eğer tüm detaylarıyla, en başından günümüze kadar her şeyi okumak istersen, “Küba Tarihi” bölümünde yıllara göre ayrılmış uzun versiyonu ayrıca inceleyebilirsin.</span></p>
<div class="kh-related-box" style="background: #f7f3eb; border: 1px solid #e2d7c4; border-radius: 10px; padding: 16px 18px; margin: 24px 0; font-size: 14px; line-height: 1.6;"><strong style="display: block; font-size: 15px; margin-bottom: 8px;"><br />
Sırasıyla Okuyacağınız Küba Tarihi<br />
</strong></p>
<ul style="margin: 0; padding-left: 18px;">
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kolelik" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 2</a></li>
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-ekonomisinde-canlanma" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 3</a></li>
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-amerikanin-oyun-bahcesi" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 4</a></li>
<li><a style="text-decoration: none; color: #7b4b2a;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-devrimi" target="_blank" rel="noopener">Küba Tarihi &#8211; Bölüm 5<br />
</a></li>
</ul>
</div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kolelik" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Küba Tarihi &#8211; Kölelik</a></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-ekonomisinde-canlanma" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Küba Tarihi &#8211; Küba Ekonomisinde Canlanma</a></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-amerikanin-oyun-bahcesi" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Küba Tarihi &#8211; Amerika&#8217;nın Oyun Bahçesi</a></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong><span style="color: #0000ff;"><a style="color: #0000ff;" href="https://www.gezgincift.com/kuba-tarihi-kuba-devrimi" target="_blank" rel="noopener noreferrer">Küba Tarihi &#8211; Küba Devrimi</a></span></strong></span></p>
<h5 style="text-align: center;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong><span style="font-size: 11pt;">Kölelik ve İlk Dönemler<br />
</span></strong></span></h5>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba, Karayipler’deki stratejik konumu nedeniyle uzun süre İspanyol yönetimi altında kaldı. İspanyollar döneminde ada, Afrika’dan getirilen insanların zorla çalıştırıldığı bir köle ticareti merkezi haline geldi. Yaklaşık dört yüzyıl boyunca süren bu süreç, hem kültürü hem de adanın demografik yapısını kalıcı şekilde değiştirdi.</span></p>
<h5 style="text-align: center;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong><span style="font-size: 11pt;">ABD Müdahaleleri ve İşgal Girişimleri<br />
</span></strong></span></h5>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">İspanyol etkisinin zayıflaması sonrası Küba, bu kez Amerika Birleşik Devletleri’nin hedefi haline geldi. ABD, 19. yüzyıl sonlarından itibaren adayı kendi kontrolüne almak istiyor, bunu sağlamak için iki kez ordu gönderiyordu (1898 ve 1906). Ancak her iki müdahalede de amaçlarına ulaşamadılar. Yine de Amerikan etkisi ekonomi üzerinden devam etti ve yıllar içinde güç kazandı.</span></p>
<h5 style="text-align: center;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong><span style="font-size: 11pt;">Batista Dönemi: Baskı ve Çöküşe Giden Yol<br />
</span></strong></span></h5>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1933–1959 yılları arasında Küba’nın başında Fulgencio Batista bulunuyordu. Bu dönemde:<br />
</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ülke baskıcı bir yönetim altındaydı,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Amerikan sermayesi adada belirgin bir güç haline geldi,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba, ABD’lilerin ülkelerinde yasak olan eğlenceleri yaşamak için geldikleri bir merkeze dönüştü.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Toplumda huzursuzluk giderek artıyordu. Üniversite öğrencilerinden işçilere kadar herkes rejime karşı ses yükseltmeye başlamıştı. Fuhuş yaygınlaşıyor, yoksulluk derinleşiyor, adeta kaynamaya başlayan bir toplum ortaya çıkıyordu.</span></p>
<h5 style="text-align: center;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong><span style="font-size: 11pt;">Fidel Castro’nun İlk Hamlesi ve Sürgün Yılları<br />
</span></strong></span></h5>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1953 yılında Fidel Castro, Batista yönetimine karşı bir kışlaya saldırı düzenledi fakat başarısız oldu. Yakalandı, 15 yıl hapse mahkûm edildi ancak iki yıl sonra serbest kalarak Meksika’ya sürgüne gitti. Burada mücadeleyi bırakmadı; aksine yeniden örgütlenmek için planlarını sürdürdü.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Fidel ve Che’nin Yollarının Kesinleşmesi</strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><img fetchpriority="high" decoding="async" class="aligncenter wp-image-7783 size-streetstyle-thumb-med" src="https://www.gezgincift.com/wp-content/uploads/2017/04/che-ve-fidel-500x610.jpg" alt="" width="500" height="610" srcset="https://www.gezgincift.com/wp-content/uploads/2017/04/che-ve-fidel-500x610.jpg 500w, https://www.gezgincift.com/wp-content/uploads/2017/04/che-ve-fidel-270x330.jpg 270w, https://www.gezgincift.com/wp-content/uploads/2017/04/che-ve-fidel-90x110.jpg 90w, https://www.gezgincift.com/wp-content/uploads/2017/04/che-ve-fidel-1000x1220.jpg 1000w, https://www.gezgincift.com/wp-content/uploads/2017/04/che-ve-fidel-540x660.jpg 540w, https://www.gezgincift.com/wp-content/uploads/2017/04/che-ve-fidel-180x220.jpg 180w" sizes="(max-width: 500px) 100vw, 500px" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Sürgündeyken Fidel, o sırada Meksika’da bulunan Ernesto Guevara ile tanıştı. İyi eğitimli bir doktor olan Guevara, çocukluğundan beri adaletsizlik karşısında tepkili bir kişiliğe sahipti. Mücadele ruhu, Fidel’in planlarıyla birleşince tarihin en önemli devrim ortaklıklarından biri doğdu.<br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Kübalılar Ernesto’ya “Che” lakabını verdi. Bu isim bir daha hiç silinmeyecek şekilde onun kimliği oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Devrimin Başlaması</strong><br />
</span></p>
<p><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><img decoding="async" class="aligncenter wp-image-7782 size-streetstyle-thumb-big" src="https://www.gezgincift.com/wp-content/uploads/2017/04/che-guevara-770x433.jpg" alt="" width="770" height="433" srcset="https://www.gezgincift.com/wp-content/uploads/2017/04/che-guevara-770x433.jpg 770w, https://www.gezgincift.com/wp-content/uploads/2017/04/che-guevara-1170x658.jpg 1170w" sizes="(max-width: 770px) 100vw, 770px" /></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">2 Aralık 1956’da Fidel, Che ve 80 gerilladan oluşan grup Meksika’dan Küba’ya doğru hareket etti. İlk çatışmalarda ağır kayıplar olsa da Che, büyük cesareti nedeniyle kısa sürede devrim ordusunda en üst rütbeye yükseldi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Santa Clara Zaferi ve Batista’nın Düşüşü</strong><br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba devriminin kaderini belirleyen şehir Santa Clara oldu. Burası Batista’nın savunma hattının son kalesiydi. Che’nin zekice hamlesi sayesinde Batista’nın gönderdiği silah dolu tren rayları kesilerek durduruldu ve silahlar devrimcilerin eline geçti. Santa Clara düşünce, devrimin kazanılacağı kesinleşti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1 Ocak 1959’da Fidel ve Che, Havana’ya büyük bir coşkuyla giriş yaptı. Batista ülkeyi terk etmişti.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Devrim Sonrası Yeni Düzen</strong><br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Fidel Castro başa geçtikten sonra Che’yi hem yönetimde hem orduda yüksek görevlere getirdi. Devrimci adaleti uygulayabilecek kişi olarak ona güveniyordu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Devrimle birlikte ülkede:</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Tüm özel işletmeler ve Amerikan yatırımları devletleştirildi,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Hastaneler, fabrikalar ve işyerleri kamunun kontrolüne geçti,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Eğitim ve sağlık sistemi tamamen ücretsiz hale getirildi,</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Okuma yazma seferberliği başlatıldı ve bir yıl içinde yaklaşık bir milyon kişi okur yazar oldu.</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu radikal değişiklikler ABD ile ilişkileri tamamen kopma noktasına getirdi.<br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ABD ile Gerilim ve Sovyet Destekli Küba<br />
</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Fidel’in Sovyetler Birliği ile 1960 yılında yaptığı anlaşmanın ardından ABD, Küba’ya kapsamlı bir ambargo uygulamaya başladı.<br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Ardından:<br />
</span></p>
<ul>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Belçika gemisinin Havana’da patlaması (1960),</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Domuzlar </span><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Körfezi çıkarması (1961),</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Sovyet füzelerinin Küba&#8217;ya yerleştirilmesi ve geri çekilmesiyle sonuçlanan kriz (1962),</span></li>
<li style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">CIA destekli sabotajlar,</span></li>
</ul>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">ülkeyi sürekli tehdit altında tuttu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu koşullarda Sovyet desteği, Küba için adeta bir can simidi oldu.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Che’nin Ayrılığı ve Son Yolculuğu</span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">1965’e gelindiğinde Che Guevara Küba’daki idari görevlerini tamamlayarak Afrika’daki bir devrim girişimine katıldı. Ardından Bolivya’da mücadeleye devam etti ancak burada yakalanarak CIA destekli güçler tarafından öldürüldü.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;">39 yaşında hayata veda eden Che, dünyanın en tanınan devrimci figürlerinden biri haline geldi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt; font-family: verdana, geneva, sans-serif;"><strong>Sovyetlerin Çöküşü ve Küba’nın Büyük Krizi</strong><br />
</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla Küba’nın en büyük ekonomik kaynağı kesildi. Petrol, yiyecek ve tıbbi yardım akışı durdu. Ülke elektrik kesintilerine, yakıt krizine ve büyük yoksunluklara sürüklendi.<br />
</span> </span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bu süreçte Fidel, ekonomiyi ayakta tutmak için adayı turizme açma kararı aldı.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Küba bugün turizmde rekorlar kıran bir ülke haline geldiyse, bu kararın etkisi büyüktür.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><strong><span style="font-size: 11pt;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Günümüzde Küba</span></span></strong></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Fidel Castro 2016’nın Kasım ayında hayatını kaybetti. Turizme açılması, uluslararası ziyaretçilerin artması ve reform adımlarıyla Küba modernleşme sürecine girdi. Ancak hâlâ devrimin mirasını koruyan, kendine özgü bir kültüre sahip.</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 11pt;"><span style="font-family: verdana, geneva, sans-serif;">Bugün ada değişim eşiğinde; önümüzdeki yılların Küba için ne getireceği hâlâ büyük bir merak konusu.</span></span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/herkesin-bilmesi-gereken-kuba-tarihi">Küba Tarihi – Bölüm 1</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/herkesin-bilmesi-gereken-kuba-tarihi/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
