<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Balıkesir | Gezgin Çift</title>
	<atom:link href="https://www.gezgincift.com/turkiye/balikesir/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.gezgincift.com</link>
	<description>Gezgin Çift</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Mar 2020 18:01:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.3</generator>

<image>
	<url>https://www.gezgincift.com/wp-content/uploads/2019/05/cropped-gezgincift-32x32.png</url>
	<title>Balıkesir | Gezgin Çift</title>
	<link>https://www.gezgincift.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cunda Adası</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/cunda-adasi</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/cunda-adasi#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 15:03:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Balıkesir]]></category>
		<category><![CDATA[Cunda Adası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4094</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bu sefer rotamızı Milattan Önceki yıllarda kurulmuş bir yer olan Ayvalık&#8217;a çevirdik. Çanakkale yönünden Ayvalık’a gelmeden önce Gömeç ilçesinde Atatürk silüetinin bulunduğu dağ Ayvalık ismi Yunanca yazılmış ve 1972 yılında yayımlanmış olan Eolya&#8217;nın Başkenti Ayvalık isimli kitaba göre; &#8211; Ayva&#8217;dan &#8211; Midye türünden &#8211; Ayvalık&#8217;a ilk yerleşenlerin Midilli Kydona köyü yada Girit Kydonies bölgesinden geldikleri ihtimalinden &#8211; [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/cunda-adasi">Cunda Adası</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Bu sefer rotamızı Milattan Önceki yıllarda kurulmuş bir yer olan Ayvalık&#8217;a çevirdik.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Çanakkale yönünden Ayvalık’a gelmeden önce Gömeç ilçesinde Atatürk silüetinin bulunduğu dağ</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;"><strong>Ayvalık</strong> ismi Yunanca yazılmış ve 1972 yılında yayımlanmış olan Eolya&#8217;nın Başkenti Ayvalık isimli kitaba göre;</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">&#8211; Ayva&#8217;dan</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">&#8211; Midye türünden</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">&#8211; Ayvalık&#8217;a ilk yerleşenlerin Midilli Kydona köyü yada Girit Kydonies bölgesinden geldikleri ihtimalinden</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">&#8211; Filozofların Ayvalık ismi hakkındaki görüşlerinden</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">İ.Ö 300 yılından bu yana Ayvalık anlamına gelen Kydonie ismi devam etmiştir. Ama Ayvalık&#8217;ın adının tam olarak nereden geldiği, neye dayanılarak konulduğu tam olarak bilinmemektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Kurtuluş Savaşı&#8217;nın İlk Asker Kurşunu burada atılmış. 29.Mayıs.1919 yılında adaya ayak basan Yunanlılara karşı koyan komutan Ali Bey&#8217;dir. Cunda adasına aynı zamanda Alibey denilmesi de bu sebepten dolayıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Ayvalık&#8217;ta güneşin kavurucu sıcağı altında gezmek yerine hiç vakit kaybetmeden doğruca Cunda adasına geçtik.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Cunda Ayvalık&#8217;ta bulunan 22 adadan biri hatta içlerinde tek yerleşim olan yerdir. <strong>Cunda</strong> dışındaki diğer adalar; Taş Adası, Çıplak Ada, Yelken Adası, Hasır Adası, Pınar Adası, Yalnız Ada, Yumurta Adası, Kara Ada, Yellice Adası, Güvercin Adası, Kız Adası, Güneş Adası, Kara Ada, Maden Ada, Küçük Maden Adası, Göz Adası, Taşlı Ada, Yuvarlak Ada, Pınar Adası, Balık Adası ve Yelken Adasıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Ada&#8217;ya 2 tane köprüyü geçtikten sonra ulaşılabiliyor. Bu köprülerden bir tanesi (renkli demir parmaklıkları olan) 1964 yılında yapılan <strong>Türkiye&#8217;nin ilk boğaz köprüsüdür</strong>. Gökçeada, Bozcaada ve Uzunada&#8217;dan sonra Türkiye’nin Ege Denizi’nde bulunan 4. büyük adasıdır. Yunanlıların kokulu ada anlamına gelen Moshonisia ismini verdikleri adaya yaklaşmamızla ucu bucağı olmayan maviye teslim ediyoruz kendimizi. Yeşil ve mavinin birbirine uyum içinde olduğu, mitolojide ölümsüz ağaç olarak adlandırılan zeytin ağaçlarının çevrelediği, daracık ve renk cümbüşüne hakim arnavut kaldırımlı sokaklarına sahip Cunda Adasını görenleri etkileyecek yerlerin başında geliyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Cunda Adası Türkiye&#8217;de en ilgi gören turistik bölgelerden biridir. Kültürel yapısı, doğası ve tarihi sayesinde ada 1976 yılında koruma altına alınmış ve 22 adanın tümü 1995 yılında Milli Park statüsüne sahip olmuştur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Adanın sokaklarını turist gibi doyasıya gezip bolca fotoğraf çektikten sonra Taş Kahve&#8217;dedenize nazır oturup dibekte eğitilmiş Türk Kahvesini veya el yapımı limonatasını içmenizi tavsiye ederiz.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Adanın merkezinde ve yakınında denize girilecek yer yoktur. Arabasız gelecek olanlar için bu yönü bizce adanın dezavantajıdır. Yine bir diğer dezavantaj ise arabasız bir çok tarihi yerlere ulaşımın olmamasıdır. Biz yalnız 1 günümüzü Cunda’ya ayırdığımız için tercihimizi Ortunç Koyu ve Pateriça koylarından yana kullandık.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Pateriça Koyu’nun yolu çok bozuk ve güzelim manzaraya karşı cam açık gitmek yerine yoldaki tozun kalkması yüzünden klimamızı açarak yolculuğumuzu tamamlamak zorunda kaldık. Koy’da 2 tane beach denilecek mekan yapmışlar. Ama ikisi de inanın birbirinden kötüydü. Deniz de çok sığ olduğu için bizde denize girme hevesi bırakmadı. Minas Beach Club yinede bu koyda vakit geçirebileceğiniz en güzel mekan. Giriş kişi başı 10 TL. Şezlong, tuvalet, duş, soyunma kabini ve otoparkından yararlanabiliyorsunuz. Loca için ise ekstra 30 TL ödemeniz gerekiyor.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Mavi Bayrak&#8217;a sahip Ortunç Koyu ise Pateriça koyuna nazaran daha güzel. Ama plaj ve deniz taşlık aynı zamanda bolca kestane vardır. Dilerseniz koy&#8217;da bulunan Ortunç Beach Club’a gidebilirsiniz. Hem altın renkli kumsalı hem de kumlu denize sahip. Giriş ücreti yeme &#8211; içme dahil 80 TL.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Cunda Adasında Görülmesi Gereken Yerler</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Pateriça Koyu : Pateriça koltuk değneği anlamına gelmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Ai Yorgi Manastırı (Güvercin Adası Manastırı) : Pateriça Körfezinin tam ortasında 210 metre uzunluğu ve 51 metre genişliği olan ada üzerine yapılmıştır. , Andezitten oluşmuş küçük bir adanın üzerinde inşa edilmiştir. Adanın uzunluğu 210 metre, genişliği ise en geniş yerinde 51 metredir.Adanın eski ismi Psifi, yeni ismi ise Güvercin Adasıdır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Çamlı Manastırı/ Taksiyarhis Ta Camia : 1873 yılında yapıldığı tahmin edilen adanın ayakta kalabilmiş ve ada&#8217;da yapılmış en büyük kilisedir. Adanın meşhur sarımsak taşını yapının detaylarında görmeniz mümkündür.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Tavuk Adası Manastırı / Ayiu Ionnu Tu Podromu : Cunda Adası’nın hemen karşısındaki ufak ada üzerinde bulunan manastırdır. Evstratios Drakos’un kitabında ada ve manastırın kime ait olduğu, manastırın kaç odası olduğuna kadar gerekli tüm bilgiler vardır. Günümüze manastırın yalnızca temel kalıntıları ayakta kalabilmiştir.</span><br />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Ay Işığı Manastırı / Ai Dimitri Ta Selina : Pateriça koyunu geçtikten sonra tepede bulunan bekar kızlar manastırı olarak bilinmektedir. Yapının ne zaman inşa edildiğine dair kesin bilgiler olmamakla birlikte manastırda 2 taşın üzerinde 1771 ve 1795 yılları yazılıdır. üzerinde Manastırı Haluk Dinçer ve Suzan Sabancı Dinçer&#8217;in alıp restore etmeleriyle manastır 13.Nisan.2012 yılında törenle açılışı yapılmıştır.</span><br />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Ayos Apostolos Manastırı : Ay Işığı Manastırına 1 km uzaklıktadır. Manastırdan günümüze kalan yalnız 4 duvardır. Manastırdan geriye kalan son kalıntırlar 1930 yılında dam inşaatında kullanılmak üzere buradan alınmıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Kızlar Manastırı/ Evangelistriya : Tamamı sarımsak taşından yapılmış olan manastır yine Evstratios Drakos’un kitabındaki bilgilere göre 1900’lü yıllarda 3000 metrekarelik bir alan üzerine inşa edilmiştir. Manastırın üzerinde bulunduğu arazinin sahini Ayvalık’taki tarihi yapıların koruma altına alınacağını öğrenmesiyle manastırı yıktırdığı için manastırdan günümüze hiçbir kalıntı kalmamıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Koruyan Meryem Manastırı / Panagias Tis Lekai : Piskopos Peisos manastırın ilk sahibidir. Manastır ziyaretçilere kapalıdır.</span><br />
<span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">İlyas Peygamber Manastırı / Profit İlia : 1760’lı yıllarda Nasos kalıntıları üzerine inşa edilen manastır, insanların manastırı tahrip etmesinden dolayı yıkılmıştır. Manastır namına bir şey kalmamıştır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Agia Triyada Kilisesi : 1858 yılında adada inşa edilmiş ilk kilisedir. 1922 yılına kadar aktif kullanımı olan kilise mübadele döneminden Rumların adadan ayrılmasıyla başıboş bırakılmıştır. Kilisenin sadece 3 duvarı ayakta kalabilmiştir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Sevim ve Necdet H. Kent Kütüphanesi &#8211; Agios Yannis Kilisesi –Aşıklar Tepesi: Kilise Patrik Teodosios döneminde İstanbul&#8217;da bulunan Fener Rum Patrikhanesi&#8217;ne bağlanmıştır. Yel değirmeni ve manastır Rahmi Koç tarafından restore edilerek kütüphaneye dönüştürülmüştür. Cafesinde çok hoş vakit geçirip dinlenebilir, adayı kuş bakışı izleme şansını bulabilirsiniz.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Cunda Adasında Yapmadan Dönmeyin</span></h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Taş Kahve’de kahve içmeden,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Sokaklarını gezmeden,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Tekne turu yapmadan,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Pateriça Koyuna gitmeden,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Ortunç Koyuna gitmeden,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Aşıklar Tepesine çıkmadan,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Ay Işığı Manastırına gitmeden,</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-family: arial, helvetica, sans-serif;">Çamlı Manastırı görmeden.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;"></h4>The post <a href="https://www.gezgincift.com/cunda-adasi">Cunda Adası</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/cunda-adasi/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güre</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/gure</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/gure#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 15:06:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Balıkesir]]></category>
		<category><![CDATA[Güre]]></category>
		<category><![CDATA[Sutüven şelalesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4097</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sutüven şelalesi gezimizden sonra Güre&#8217;deki Pınarbaşı Mesire Alanına gittik. Güre ışıklardan sağa girince yaklaşık 3-4 km sonra Pınarbaşına varılıyor. Günün ikinci rotası burası oldu. Araçla içeri girmek yerine zorlu parkuru tercih etmek istedim. Pınarbaşı yolu üzerinde ilk gördüğüm Pınarbaşı tabelasının önüne aracı park edip su yolundan devam ettim. Su yolu derin olmadığından ve taşların kaymaması sayesinde çok da zor bir yolculuk [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/gure">Güre</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Sutüven şelalesi</strong> gezimizden sonra Güre&#8217;deki Pınarbaşı Mesire Alanına gittik. Güre ışıklardan sağa girince yaklaşık 3-4 km sonra Pınarbaşına varılıyor. Günün ikinci rotası burası oldu. Araçla içeri girmek yerine zorlu parkuru tercih etmek istedim. Pınarbaşı yolu üzerinde ilk gördüğüm Pınarbaşı tabelasının önüne aracı park edip su yolundan devam ettim. Su yolu derin olmadığından ve taşların kaymaması sayesinde çok da zor bir yolculuk olmadı. Ama ayaklarım buz tuttu. Biraz yürüdükten sonra kamp alanına vardım. Burası Mısırlı Ahmet Sanat Kampı. Mısırlı Ahmet 1963 doğumlu ve 17 yaşından bu yana darbuka çalıyor. Deholla çalma tekniğini yaratan, 2003 yılında Euro Med Medimusses projesi kapsamında katıldığı festivalde Türkiye&#8217;yi temsil eden, Eduplus tarafından her yıl verilen 2006 Liderlik Zirvesi Ödülünü müzik dalında kazanan kişidir. Yer yıl belirli dönemlerde 15 günlüğüne düzenlenen bir kampta konaklama süreniz boyunca her gün farklı farklı etkinliklere katılma şansınız vardır. Günlük 80 TL olup 15 günlük kampa katıldığınız takdirde 14 günün ücretini almaktadırlar. Yani 1 günlük indirimleri var</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Kamp alanını da geçtikten sonra karşıma düz bir duvar çıkıyor. Sanırım yolun devamına gidemezsin diyor bu duvar bana. Buraya kadar zor ve meşakatli yolları aştım artık bundan sonrası için normal yoldan gideyim dedim ama yanımda para olmadığı için tıpış tıpış geri döndüm.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Sıra Türkiye&#8217;nin ilk özel etnografya müzesi aynı zamanda ilk kez bir köyde kurulan sanat galerisi ünvanına sahip Tahtakuşlar Etnografya Müzesini gezmeye geldi. Türkmenlerin kültür ve sanatını gözler önüne seren, Unesco ödülüne sahip bir müzedir. Müze içinde Türkmenlerin kıyafetleri, takıları, çanak çömlekleri, Hızar (tahta biçme tezagı), Batı Anadolu Türkmen Çadırı, farklı ülkelerden getirilmiş üflemeli zehirli ok, tütün piposu, taşıma torbası, tahta heykeller, kızılderili tablo ve daha pek çok sergilemekte olan eşyalar vardır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">En önemli ve dikkat çekeni ise muhakkak dünyanın en büyük deri sırtlı tropik deniz kaplumbağasıdır. Kaplumbağanın denizden çıktığında kilosu 360, boyu 1.97 cm iken işlem sonrası boyu 1.72 cm&#8217; düşmüştür. Genellikle tropik bölgelerde Meksika, Brezilya ve Güney Amerika sahillerinde yaşayan Dermochelys Coriacea cinsi kaplumbağanın yolunu şaşırıp Ege sahiline gelmesi ve 16.10.1997 yılında balıkçıların ağına takılıp ölmesiyle alınıp 1. yıl Burhaniye&#8217;de korunma altına alınmıştır. 1998 yılında Tahtakuşlar Etnografya Müzesine devredilmiş olan kaplumbağa için 375 tekniği ile Dünya&#8217;da ilke kez bu tür bir canlı bir müzeye kazandırılmıştır. Müzeye giriş ücreti 4 TL, öğrenci için 2 TL.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Müzenin hemen karşı yolundan girip devam edince Çamlıbel Köyü&#8217;ne varılıyor. Köy&#8217;ün aslında doğasından başka hiçbir özelliği yok. Tepe de bir noktada oturup körfez manzarasını izleyebileceğiniz bir köy. Bol oksijenli, sakin ve kafa dinlemek isteyeceğiniz bir tatil tercih edecekseniz bu köy sizler için bir alternatif olabilir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Çamlıbel Köyünün en tepesinde kurulmuş bir butik otelde dinlenmeyi tercih ettik. Zaten köyde bir şeyler yiyip içilecek toplasan 3-5 tane yer var. Saklı Bahçe , Düşler Vadisi ve Albatross Butik Otel bunlardan bazıları.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 14pt;">Butik Otelin şu an ki fiyatı kişi balı kahvaltı dahil 70 TL, ramazan sonrası 100 TL ve bayramda 120 TL. Toplam 8 odası olan otelin 4&#8217;ü bungalow, 4&#8217;ü normal oda.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/gure">Güre</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/gure/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kazdağı Milli Parkı</title>
		<link>https://www.gezgincift.com/kazdagi-milli-parki</link>
					<comments>https://www.gezgincift.com/kazdagi-milli-parki#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[neslihan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Jun 2016 15:11:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Balıkesir]]></category>
		<category><![CDATA[Kazdağı Milli Parkı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://localhost/wordpress/?p=4100</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ege&#8217;ye aşığım, hayranım diye boşuna demiyorum. Ege bölgesinin iklimi, doğası, tarihi herşeyi insana fazlasıyla yetiyor. Cunda adası gezisini tamamladıktan sonra sıra milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma alanına sahip Kazdağlarını gezmeye geldi. 1993 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile Milli Parkı olarak ilan edilen Kazdağları 21.452 hektar alan üzerine yayılmıştır. Ekosistemin zarar görememesi adına 2873 sayılı kanun gereğince [&#8230;]</p>
The post <a href="https://www.gezgincift.com/kazdagi-milli-parki">Kazdağı Milli Parkı</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Ege&#8217;ye aşığım, hayranım diye boşuna demiyorum. Ege bölgesinin iklimi, doğası, tarihi herşeyi insana fazlasıyla yetiyor. Cunda adası gezisini tamamladıktan sonra sıra milli ve milletlerarası ender bulunan tabii ve kültürel kaynak değerleri ile koruma alanına sahip Kazdağlarını gezmeye geldi.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">1993 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile Milli Parkı olarak ilan edilen Kazdağları 21.452 hektar alan üzerine yayılmıştır. Ekosistemin zarar görememesi adına 2873 sayılı kanun gereğince Milli Park içerisinde üretime izin verilmemektedir. Yalnız üretim değil aynı zamanda avcılık, bitkilerin toplanması ve mangal yapılması da yasak altına alınmıştır. Yalnız belirlenmiş olan etkinlik yerlerinde mangal yapılmadan ateşsiz pikniğe izin verilmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Yaklaşık 90 bin yıl süren buzul çağından etkilenmemiş olan Kazdağı bunu sahip olduğu doğal zenginliklerine borçludur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Kazdağları Milli Park içerisinde 800 bitki çeşidi tespit edilmiştir. 31 adet bitki türü özellikle Kazdağı Göknarı buraya özgüdür. Bitki türlerinin bazıları şöyledir; Yabani sarımsak, Kazdağı şebboyu, civan perçemi, deve dikeni, gıvışkan otu, yüksekotu, taş kekiği, Kazdağı kantaronu,sarıkız çayı, ebe gömeçi, kırk kilit otu, sinameki otu. Kazdağı sadece bitki türüyle sınırlı değil elbette. Yaban domuzu, porsuk tilki, kaya sansarı ile boz ayı ve 120 çeşit kuş türü ile hayvan çeşitliliği de mevcuttur.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Kazdağlarının Sarı Kız, Baba Tepe ve Gargaros olarak bilinen Karataş Tepesi ile toplam 3 tane zirvesi vardır. Rehber olmadan Kazdağı Milli Park&#8217;ına girmek yasaktır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Osmanlı tarihinde dahi önemli bir yeri olan Kazdağı&#8217;nın Fatih Sultan Mehmet&#8217;in Toroslar&#8217;da yaşayan Türkmen boylarını İstanbul işgalinde kullanmak amacıyla ağaç kesimi yapması buraya getirtmiş olduğu Osmanlı kayıtlarında yer almaktadır.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Kazdağı Milli Parkına çıkmanın bedeli araç 80 TL ve kişi başı 15 TL&#8217;dir. Ya da Akçay merkezden satın alacağınız Kazdağı turu ile rehber + öğle yemeği içinde tüm gün gezebilir, faydalı bilgiler edinebilirsiniz. Saat sabah 10:00&#8217;da başlayan tur akşam üzere 17:00&#8217;de bitmektedir.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Kazdağı turuna katılmaya fırsatı, vakti olmayanlar ise mutlaka Milli Park sınırları içerisindeki Pınarbaşı ve Hasan Boğuldu olarak bilinen Sutüven şelalesini keşfedebilir.</span></p>
<h4 style="text-align: justify;">Hasan Boğuldu&#8217;nun Hikayesi :</h4>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><strong>Hasan Boğuldu</strong> bir aşk hikayesinin ve onun hazin sonunu anlatır. Obalı Emine&#8217;yle Ovalı Hasan&#8217;ın aşk hikayesidir. Hasan&#8217;la Emine birbirlerini severler. Ancak ikisinin de yaşayış tarzları birbirinden farklı olduğu için kavuşmaları zordur ama yine de Emine&#8217;yi ailesinden ister. Oba geleneğinde ise Emine&#8217;nin Hasan&#8217;la evlenmesi için bir şart vardır. Hasan&#8217;ın köyden Oba&#8217;ya kadar hiç dinlenmeden sırtında bir çuval tuz getirmesi gerekir. Hasan bunu kabul eder. Emine&#8217;de Hasan&#8217;la birlikte gider. Hasan köyden bir çuval tuzu alır ve yola koyulur. İlk zamanlarda zorlanmaz ama güneşin ve yorgunluğun tesiriyle terler ve çuvaldaki tuzlar sırtını yakmaya başlar. Emine töreyi bozmamak için dinlenmesine izin vermez ve yardım etmez. Hasan bütün gücüyle tuz dolu çuvalı taşımaya çalışır. Ancak belirli bir süre sonra takattan süşer, tuz çuvalıyla yığılır kalır. Bunun üzerine Emine çuvalı alır yola devam eder. Hasan Emine&#8217;nin arkasından bağırır ve Emine ben gelemedim, sen benim arkamdan gel der. Hasan&#8217;ı o günden sonra gören olmamıştır. Emine onun gömleğinin bir parçasını derenin kenarında bulur. Hasan&#8217;ın sesi sürekli Emine&#8217;nin kulağında çınlar. Sürekli Emine&#8217;yi çağırır. Emine&#8217;nin durumu her gün daha da kötüleşir. En son dere kenarındaki bir ağaca Hasan&#8217;ın gömleği ile kendini asar.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;"><strong>Sutüven</strong> sıçrayan su anlamına gelmektedir. Şelale girişi kişi başı 4 TL, araç için 15 TL. Otopark&#8217;a aracı park eder etmez sağ taraftaki tesisin önünden geçip bir köprüye varılıyor. Sutüven alanı içinde suyun en yüksekten aktığı yer burasıdır. Manzarayı ister yukarıdan çekin ister merdivenleri kullanıp aşağı inin ve buradan çekin. Hatta aşağı inecekseniz eminim bu suya kendinizi atmamak için zor tutacaksınız. Buradan devam edildiğinde mangal yapılan bir alan var. Ağaçların gölgesinde mangalınızı yapıp suyun içindeki banklarda ayaklarınız suyun içinde yemek yemek inanılmaz güzel olsa gerek. Burada da bir kaç kare fotoğraf çektikten sonra ufak bir pazar alanından geçip muazzam güzelliğe sahip bir gölet çıkıyor karşımıza. Bundan sonrası zaten asıl şelalenin bulunduğu nokta. Bu noktada suya girilmesi yasak. Bizde madem suya giremiyorsak dağ tepe tırmanıp en iyi fotoğrafı çekelim dedik 🙂 Daha da arkaya gidecektim hatta tel örgüleri geçip gittim ama arıların saldırısına dayanamayıp geri dönmek zorunda kaldım 🙂 Olsun bu çekilen de idare eder artık.</span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: 12pt;">Sutüven Şelalesi sonraki yazımızda Güre başlığı altında Çamlıbel Köyü ve Pınarbaşı Mesire Alanıdır. İlgilenirseniz okumanızı tavsiye ederiz.</span></p>The post <a href="https://www.gezgincift.com/kazdagi-milli-parki">Kazdağı Milli Parkı</a> first appeared on <a href="https://www.gezgincift.com">Gezgin Çift</a>.]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.gezgincift.com/kazdagi-milli-parki/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
