Gezene gezgin, deneyimlerini kişisel internet sitesi sayesinde insanlara aktaranlara ise blogger bunların her ikisi birleşince gezi blogu anlamı çıkar öyle değil mi?

Son zamanlarda gezi bloglarının sayıları git gide hızla bir artış göstermekte. Ben de bir kaç ülkede bulundum benim ne eksiğim var diyenler kendilerine blog açmaya başladı. Aslında yapılan güzel bir şey ne de olsa deneyimlerini aktarıyorlar. Ama gezginiz moduna girmiyorlar mı en komiği de o.

Ya da oradan buradan edinilen bilgileri evirip, çevirip kendi diliyle yazanlara ne demeli!

Peki hem gezgin hem gezi blogu olmanın şartları neler?

-GEZMEK : Başlıca önemli olan dünyayı gezmektir. Eğer kendinizi gezgin olarak adlandırıyorsanız nereye gittiğinizin bir önemi yoktur. Yeter ki gezin, görün, deneyimleyin.

Ama sakın ola ben şu kadar ülke gördüm gayesiyle gezmeyin. Gezdiğiniz yerleri yaşayın. Ben bu kadar ülkeye gittim ay senin daha o kadar mı oldu diyorsanız kendinizden şüphe edin. Gezmek ego tatmini değildir.

-BİLGİLENDİRMEK : Gittiğiniz ülkelerde sadece resim çekilip sosyal medyada onlarca fotoğraf paylaşmakta gezginlik sıfatına yakışmamaktadır. Eklenen her fotoğrafa açıklayıcı, insanları bilgilendirici bir kaç kelime yazmak gezi bloğu olmanın başlıca unsurudur.

Ayrıca fotoğraf kalitesine de dikkat etmekte yarar olduğunu düşünüyoruz.

-ÜLKENİN BAŞKENTLERİ : Her ülkenin başkentine gitmek, diğer şehirlerini göz ardı etmekte ne derece gezginliğe yakışır ona siz karar verin

-SIRTÇANTALI MODU : Bir sırtçantalılık modu aldı başını gidiyor ülkemizde  Ay gülsek mi ağlasak mı bilemedik. Türkiye’de çalışan biriyseniz sırtçantalı gezgin olamazsınız. Ancak sırtında çantayla gezmeyi seven biri olursunuz.

Yılda bir – iki yurtdışına çık ya da hiç çıkma otur evinde makale yaz sonra gezginim de. Yok öyle bir şey ama hadi sen kendini kandırmaya devam et

Avrupalılar bu işin hakkını layıkıyla yerine getiriyor. Nasıl mı?

  1. Adamların izni 30 günden başlıyor.
  2. 1 hafta, 2 haftalık seyahat gerçekleştirmiyorlar.
  3. Türk parasıyla gezmiyor. Dolayısıyla aç kalmıyorlar.
  4. En önemlisi ne biliyor musunuz? İngilizce biliyorlar.

DİL : Dil bilmeden elbette gezilebilir. Ama dil bilmeden gezdiğiniz yerde ne öğrenip neyi bloğunuzda yazabileceksiniz. İşte burada önemi ortaya çıkıyor.

Şimdi gelelim  Gezgin Çift’e ;

Balayı hikayesiyle ortaya çıkan Gezgin Çift daha çok çiftlere yönelik rehber olmaktadır. Keyiften çok ihtiyaç gereği kurduğumuz sitemiz gittikçe büyüdü, kalitesinden ödün vermedi, ödüllere layık görüldü ve en önemlisi seyahatlerinde artık işbirliği yapmaya başladı. Bugüne kadar işbirliği yaptığımız firma sayısı 33. Ümit ediyoruz ki daha onlarcası ile çalışmak nasip olur.

2015 yılında 100 günden fazla yurtdışı ve bir o kadar da yurtiçinde gezerek yaklaşık yılın 2/3’sini evimizden uzakta geçirdik. İsmimizin başındaki Gezgin’in hakkını veriyoruzdur herhalde.

2016 şubat ortasına kadar devam edecek Filipinler seyahatimiz sayesinde yılın ilk aylarını da gezerek geçiriyoruz.

Güneydoğu Asya’nın en doğal kalmış ülkelerinden biri olan Filipinlerde, Filipinlerin cennet adalarındayız. Haliyle resimler ya mavi denizde ya tropik bir ağacın altında ya da şelalelerde oluyor. Gönül isterdi ki farklı fotoğraflar paylaşmak ama eldeki malzeme bu  İdare edin artık.

Ama söz veriyoruz yaş kemale erince dünyanın en sıkıcı yerlerinden çok sıkıcı, çok kalitesiz resimler yayınlayacağız

Sağlıcakla Kalın

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here